İşe iade davası kısa sürelere ve zorunlu arabuluculuğa bağlıdır: fesihten itibaren bir ay içinde arabulucuya, anlaşamama tutanağından itibaren iki hafta içinde mahkemeye gidilmelidir. Anayasa Mahkemesi bu alanda iki yüzü aşkın ihlal kararı verdi. Kararların bir kısmı, arabulucuya başvurulduğu hâlde formdaki bir eksiklik veya sürenin hesabı nedeniyle davayı usulden reddeden aşırı şekilci yorumlarla ilgili. Bir kısmı, terör örgütüyle irtibat şüphesine veya güven ilişkisinin bozulmasına dayanan fesihlerde mahkemelerin işverenin kanaatini denetlemeden davayı reddetmesiyle ilgili. Mahkeme ayrıca 2025'te alt işveren işçileri için asıl ve alt işverene birlikte arabuluculuk başvurusu yapılmasını zorunlu kılan kuralı iptal etti.
Bu yazı işe iade sürelerini, arabuluculuk nedeniyle verilen ret kararlarını, alt işveren iptalini, şüphe feshinde mahkemenin denetim yükümlülüğünü ve bireysel başvuru yolunu anlatıyor.
İşe iade süreleri ve arabuluculuk
İş Kanunu'nun 20. maddesine göre fesih bildiriminde sebep gösterilmediğini veya gösterilen sebebin geçerli olmadığını ileri süren işçi önce arabulucuya başvurmak zorundadır. Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükü işverene, feshin başka bir sebebe dayandığı iddiasının ispatı işçiye aittir. İstinaf incelemesinde bölge adliye mahkemesi ivedilikle ve kesin olarak karar verir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesi, işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı sayar.
| Aşama | Süre ve sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Arabulucuya başvuru | Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay | İş Kanunu m. 20/1 |
| Arabuluculuk süreci | Arabulucunun görevlendirilmesinden itibaren üç hafta; zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatma. Bu sürede zamanaşımı durur, hak düşürücü süre işlemez | 7036 sayılı Kanun m. 3/10, 3/17 |
| Dava açma | Anlaşamama son tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta | İş Kanunu m. 20/1 |
| Arabulucuya gidilmeden açılan dava | Usulden ret; kesinleşen ret kararının re'sen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir | İş Kanunu m. 20/1; 7036 sayılı Kanun m. 3/2 |
| Kararın kesinleşmesinden sonra işe başlama başvurusu | Kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü; başvurulmazsa fesih geçerli sayılır | İş Kanunu m. 21 |
| İşe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre | En az dört, en çok sekiz aylık ücret; çalıştırılmayan süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklar | İş Kanunu m. 21 |
Arabuluculuğun ilk toplantısına geçerli mazeret olmadan katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir (7036 sayılı Kanun m. 3/12).
Arabuluculuk ve süre nedeniyle verilen ret kararları
Anayasa Mahkemesi zorunlu arabuluculuğu kendi başına hak arama hürriyetine aykırı görmüyor. Norm denetiminde verdiği bir kararda, zorunluluğun yalnız arabulucuya başvuruyla sınırlı olduğunu, sürecin işleyişi ve sonucu üzerinde taraf iradelerinin egemen olduğunu ve anlaşma olmazsa yargı yolunun açık kaldığını belirtti (E.2017/178, K.2018/82, § 24; aktaran Yaşar Çıkrıkçı, § 25). Ancak dava şartının olağan dışı bir anlam verilerek uygulanması ve aşırı şekilci yorumlarla davanın reddi mahkemeye erişim hakkını ihlal eder:
| Karar | Tarih | Olay | Sonuç |
|---|---|---|---|
| Yaşar Çıkrıkçı | 17.7.2024 | Fesih sözlü bildirildikten sonra arabulucuya başvurulmuş, iş sözleşmesi bir gün sonra resmen sona ermişti; mahkeme fesihten önce işe iade için arabulucuya başvurulamayacağını söyleyerek davayı usulden reddetti. | Mahkemeye erişim hakkı ihlali (§§ 20, 27-28) |
| Ferhat Küçük | 24.10.2024 | Büronun düzenlediği başvuru formunda genel olarak "işçi işveren ilişkisinden kaynaklanan (nispi)" ifadesi yer alıyordu; ilk derece mahkemesi işe iadeye karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi işe iade için arabuluculuğa başvurulmadığına karar verdi. | Mahkemeye erişim hakkı ihlali; formu somutlaştırma yükü yalnız işçiye yüklenemez (§§ 23-25) |
| Ayşe Kırşan | 3.3.2026 | Görüşme telefonla yapılmış, son tutanağı yalnız arabulucu imzalamıştı; iki haftalık süre arabulucunun tutanağı düzenlediği tarihten başlatılarak dava süre aşımından reddedildi. | Mahkemeye erişim hakkı ihlali (§ 24) |
| Abdulhadi Özalp ve diğerleri | 6.5.2026 | Alt işveren işçilerinin davaları, asıl işveren ile alt işverene birlikte arabuluculuk başvurusu yapılmadığı için dava şartı yokluğundan reddedildi. | Mahkemeye erişim hakkı ihlali; dayanak kural K.2025/121 ile iptal edilmişti (§§ 16-20) |
Yaşar Çıkrıkçı kararında Mahkeme, iş sözleşmesini fesheden şirketin de arabuluculuk sürecine dâhil edildiğini, son tutanakta belirtilen konularda müzakere yapıldığını ve tarafların süreçten haberdar olduğunu vurguladı; arabulucuya başvuru şartının dar yorumlanmasının mağduriyetlere yol açabileceğini belirtti (§ 20). Ferhat Küçük kararında, Yargıtay uygulamasına göre başvuru formundaki eksikliği gidermesi için ilgiliyi uyarmanın büroda görevli memurun yükümlülüğü olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesinin ise böyle bir uyarı yapılıp yapılmadığını hiç tespit etmediğine dikkat çekti (§ 23).
Asıl işveren-alt işveren: K.2025/121
7036 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 15. fıkrası, asıl işveren-alt işveren ilişkisinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurulduğunda işverenlerin görüşmelere birlikte katılmalarını ve iradelerinin birbirine uygun olmasını arıyordu. Mahkemeler bu kurala dayanarak, yalnız alt işverenle arabuluculuk yapan işçilerin davalarını dava şartı yokluğundan reddediyordu.
Anayasa Mahkemesi 3.6.2025 tarihli E.2024/157, K.2025/121 sayılı kararla fıkrayı Anayasa'nın 13. ve 36. maddelerine aykırı bularak iptal etti. Karar 17.10.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı ve aynı gün yürürlüğe girdi. Mahkemeye göre kuralın amacı, işe iade davasında ortaya çıkabilecek taraf sıfatı sorununu önlemek ve iki işvereni arabuluculuğa dâhil etmekti; bu amaç meşruydu. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124. maddesi, asıl işveren-alt işveren ilişkisinden habersiz işçinin davasında taraf değişikliğine zaten imkân tanıyordu. İşçinin tarafı olmadığı iki işveren arasındaki hukukî ilişkiyi tespit edip arabuluculuğu ikisine karşı birlikte yürütmesini zorunlu kılan kural, işçiye katlanamayacağı bir külfet yükledi ve orantılılık ilkesine aykırı düştü (K.2025/121, §§ 26, 31, 34; aktaran Abdulhadi Özalp ve diğerleri, § 17).
İptalden sonra Birinci Bölüm, bu kurala dayanılarak davaları reddedilen işçilerin başvurularını birleştirerek inceledi ve Abdulhadi Özalp ve diğerleri kararında (6.5.2026) mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verdi (§§ 18-20).
Şüphe feshi ve güven ilişkisi gerekçesi
2016 sonrasında kamu kurumlarında alt işveren aracılığıyla çalışan veya kritik işyerlerinde görev yapan birçok işçinin iş sözleşmesi, terör örgütüyle irtibat veya iltisak değerlendirmesine ya da güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesine dayanılarak feshedildi. Derece mahkemeleri bu davaların önemli bir kısmını, kamu kurumunun yazısını veya işverenin beyanını yeterli sayarak reddetti.
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu Berrin Baran Eker [GK] kararında (2.7.2020) bu yaklaşımı mahkeme hakkının ihlali saydı. Belediyeye hizmet veren alt işverenin temizlik işçisi olan başvurucunun sözleşmesi, belediyenin listesine dayanılarak 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi kapsamında feshedilmişti. Genel Kurula göre:
- Mahkemenin davayı "esastan reddettiğini" yazması, uyuşmazlığın esasının gerçekten çözüldüğü anlamına gelmez; feshin geçerli bir sebebe dayanıp dayanmadığı iş hukuku hükümleri çerçevesinde incelenmelidir (§ 62).
- 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi irtibat ve iltisakı geçerli bir fesih sebebi olarak düzenler, ancak yargı denetimini kısıtlayan bir hüküm içermez (§§ 69, 71).
- Asıl işverenin alt işverenden feshi istemesi, feshi kendiliğinden geçerli kılmaz. Şüphe feshinde şüphenin ispatı beklenemese de işvereni şüpheye götüren olguların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir; aksi hâlde yargı yolunun açık olması anlamsız kalır (§ 70).
- Mahkemeler asıl işverenin kanaatinin objektif ve makul dayanakları olup olmadığını incelemeden ona bağlı kaldığı için mahkeme hakkı ihlal edildi; karar oybirliğiyle verildi ve yeniden yargılamaya hükmedildi (§§ 72-74).
Bölümler sonraki yıllarda aynı konuda gerekçeli karar hakkı yönünden çok sayıda ihlal kararı verdi. Örneğin Mikail Önal kararında (19.11.2025) havalimanında çalışan işçinin sözleşmesi, mülki idare amirliğinin talimatıyla ByLock kullanıcısı olduğu gerekçesiyle feshedilmişti. Kurumlardan gelen cevaplarda başvurucunun ByLock kullandığına ve örgütle irtibatına dair kayıt yoktu; Bölge Adliye Mahkemesi yine de işverenin sözlü açıklamasını işyerinin önemiyle birlikte yeterli saydı. Anayasa Mahkemesi, Yargıtay içtihadına göre şüphenin işçinin kişiliğinden kaynaklanması ve ciddi, somut ve objektif olaylarla desteklenmesi gerektiğini hatırlattı ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verdi (§§ 16-19).
Sendikal nedenle yapıldığı ileri sürülen fesihlerde de Anayasa Mahkemesi, işe iade ve sendikal tazminat taleplerinin reddini Anayasa'nın 51. maddesindeki sendika hakkı yönünden inceleyerek ihlal kararları verdi; Bayram Gündüz kararında (30.10.2024) yeniden yargılama ve 20.000 TL manevi tazminata hükmedildi.
Uygulamada dikkat edilecekler
- Başvuru formu: arabuluculuk başvurusunda "işe iade" talebi ve işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti açıkça yazılmalı; büronun hazır formundaki genel ifadeler yeterli görülmeyebilir.
- Fesih tarihi: sözlü fesih, ihbar öneli veya SGK bildirgesindeki çıkış tarihi farklıysa bir aylık süre en erken tarihten hesaplanmalı ve fesih bildirimi belgelenmeli.
- Son tutanak: görüşme telefonla veya görüntülü yapıldıysa son tutanağın tarihi, imzası ve size ulaştığı tarih kayda alınmalı; iki haftalık süre buna göre güvenli biçimde hesaplanmalı.
- Alt işveren işçileri: K.2025/121'den sonra yalnız bir işverene başvuru, kaldırılan kurala dayanılarak reddedilmemeli. Yine de asıl ve alt işverene birlikte başvurmak ve davayı ikisine karşı açmak en güvenli yoldur.
- Şüphe feshi: davada işverenden ve ilgili kurumlardan şüphenin dayanağı olan somut bilgi ve belgeler istenmeli; hakkınızda soruşturma, ByLock veya banka kaydı bulunmadığına dair cevaplar dosyaya kazandırılmalı.
- Bireysel başvuru: işe iade davasında bölge adliye mahkemesi kararı kesindir; kesin karardan itibaren otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine başvurulabilir (bkz. bireysel başvuru süresi). Gerekçesiz kararlar için gerekçeli karar hakkı yazısına, yargılamanın uzunluğu için Tazminat Komisyonu yazısına bakılabilir.
İşe iade davası ve Anayasa Mahkemesi hakkında sık sorulan sorular
İşe iade davası için arabulucuya ne zaman başvurulur?
İş Kanunu'nun 20. maddesine göre fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurulmalıdır. Arabuluculuk anlaşamamayla sonuçlanırsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Arabulucuya başvurudan son tutanağa kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.
Arabulucuya başvurmadan açılan işe iade davası ne olur?
Dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. Ancak İş Kanunu'nun 20. maddesine göre bu ret kararı taraflara re'sen tebliğ edilir ve kesinleşen ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir. Anayasa Mahkemesi, arabulucuya gerçekten başvurulmuş olduğu hâlde başvuru formundaki eksiklik veya başvurunun zamanı gibi gerekçelerle verilen aşırı şekilci ret kararlarını mahkemeye erişim hakkının ihlali saymıştır.
Alt işveren işçisi arabulucuya kime karşı başvurmalı?
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesinin 15. fıkrası, asıl işveren-alt işveren ilişkisinde işe iade için ikisine birlikte başvurulmasını ve ikisinin birlikte katılmasını arıyordu. Anayasa Mahkemesi bu fıkrayı 3.6.2025 tarihli kararla iptal etti (E.2024/157, K.2025/121); karar 17.10.2025'te yayımlandı. Uygulamada iki işverene birlikte başvurmak yine de en güvenli yoldur, ancak yalnız birine başvurulması artık bu kurala dayanarak davanın reddine yol açmamalıdır.
Anayasa Mahkemesi işe iade davalarında hangi ihlalleri buldu?
Başlıca üç grup var. Arabuluculuk ve dava açma süresine ilişkin aşırı şekilci ret kararları mahkemeye erişim hakkını ihlal etti. Terör örgütüyle irtibat şüphesi veya güven ilişkisinin bozulması gerekçesiyle yapılan fesihlerde mahkemelerin işverenin ya da kamu kurumunun kanaatini denetlemeden davayı reddetmesi mahkeme hakkını ve gerekçeli karar hakkını ihlal etti. Sendikal nedenle yapıldığı ileri sürülen fesihlerde de sendika hakkı ihlali kararları verildi.
İşe iade kararından sonra işçi ne yapmalı?
Kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmalıdır; başvurmazsa fesih geçerli sayılır. İşveren bir ay içinde işe başlatmazsa en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı ödemekle yükümlüdür. Ayrıca kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklar ödenir.
Başlıca hukukî kaynaklar
- Anayasa m. 13, 36 ve 51; 4857 sayılı İş Kanunu m. 20-21; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 124
- AYM, E.2024/157, K.2025/121, 3.6.2025, RG 17.10.2025, sayı 33050; AYM, E.2017/178, K.2018/82, 11.7.2018
- AYM, Berrin Baran Eker [GK], B. No: 2018/23568, 2.7.2020; Yaşar Çıkrıkçı, B. No: 2020/36673, 17.7.2024; Ferhat Küçük, B. No: 2020/19910, 24.10.2024; Bayram Gündüz, B. No: 2022/95261, 30.10.2024; Mikail Önal, B. No: 2022/61042, 19.11.2025; Ayşe Kırşan, B. No: 2022/107867, 3.3.2026; Abdulhadi Özalp ve diğerleri, B. No: 2021/14806, 6.5.2026

