Sendika üyeliği veya sendikal faaliyet nedeniyle işten çıkarılan işçi, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na göre en az bir yıllık ücreti tutarında sendikal tazminat isteyebilir. Anayasa Mahkemesi 2014'te bu güvenceyi iş güvencesi kapsamındaki işçilerle sınırlayan ibareleri iptal etti. Bireysel başvuruda ise özellikle 2023'ten bu yana, sendikal tazminat taleplerinin yetersiz gerekçeyle reddedildiği yirmiyi aşkın kararda sendika hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Bu yazı kuralları, ispatı ve kararları anlatıyor.
6356 sayılı Kanun'un 25. maddesi
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Yasak | İşçi sendikaya üye olması veya olmaması, iş saatleri dışında ya da işverenin izniyle iş saatlerinde sendikal faaliyete katılması nedeniyle işten çıkarılamaz veya farklı işleme tabi tutulamaz; işe alım sendika üyeliği şartına bağlanamaz | 6356 s. K. m. 25/1-3 |
| Sendikal tazminat | Aykırılık hâlinde işçinin bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilir | m. 25/4 |
| İşe iade ile ilişkisi | Sendikal fesihte işçi işe iade davası açabilir; feshin sendikal olduğu tespit edilirse işçinin başvurusu veya işverenin işe başlatması şartı aranmaksızın sendikal tazminata karar verilir. İşe başlatılmazsa ayrıca dört ila sekiz aylık işe başlatmama tazminatına hükmedilmez | m. 25/5 |
| İşe iade davası açılmasa da | İşçinin işe iade davası açmaması sendikal tazminat talebini engellemez | m. 25/5 |
| İspat | Feshin nedenini ispat yükü işverendedir; feshin işverenin ileri sürdüğü nedene dayanmadığını iddia eden işçi, sendikal nedene dayandığını ispat eder. Fesih dışındaki ayrımcılıkta işçi güçlü bir emare gösterirse ispat yükü işverene geçer | m. 25/6-7 |
| İş güvencesi şartı | Anayasa Mahkemesinin 2014 kararından sonra 30 işçi ve altı aylık kıdem gibi iş güvencesi şartları sendikal tazminat için aranmaz | AYM, K.2014/161 |
İşe iade davasına ilişkin genel süreler ve Anayasa Mahkemesinin işe iade kararları için işe iade davası yazısına bakılabilir.
2014 iptal kararı: iş güvencesi şartı
25. maddenin ilk metninde sendikal tazminat yalnızca "fesih dışında" sendikal ayrımcılık hâlinde öngörülmüş, sendikal fesihte ise işçiye 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18, 20 ve 21. maddelerine göre dava hakkı tanınmıştı. 18. madde, işe iade için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyeri ve altı aylık kıdem gibi iş güvencesi şartları arar. Sonuç olarak iş güvencesi kapsamı dışındaki işçiler sendikal nedenle çıkarıldıklarında sendikal tazminat alamıyordu.
Anayasa Mahkemesi E.2013/1, K.2014/161 (22.10.2014, RG 11.11.2015) kararıyla "fesih dışında" ve "18" ibarelerini iptal etti. Mahkemeye göre sendikaya üye olmanın güvenceye kavuşturulmasının temeli, işçilerin sendikal ayrımcılığa karşı ve en önemlisi feshe karşı korunmasıdır; iş güvencesi dışındaki işçilerin sendikal fesihte tazminattan yoksun bırakılması bir bütün olarak sendikal hak ve özgürlükleri teminattan yoksun bırakıyordu (§ 115). Sendikal tazminatın iş güvencesi olan ve olmayan işçiler için farklı düzenlenmesi eşitlik ilkesiyle de bağdaşmıyordu (§ 116).
İspat ve Anayasa Mahkemesinin ölçütleri
İşveren feshin geçerli veya haklı bir nedene dayandığını ispat eder; işçi ise feshin işverenin ileri sürdüğü nedene değil sendikal nedene dayandığını ispatla yükümlüdür. Anayasa Mahkemesinin aktardığına göre Yargıtay bu değerlendirmede şu olguları arar: fesih tarihine yakın dönemde işyerindeki işçi sayısı, sendikaya üye olan ve olmayan işçi sayısı ve üyelik tarihleri, üyelikten çekilenler ve çekildikten sonra çalışmaya devam edip etmedikleri, çıkarılan işçilerin kaçının sendikalı olduğu, yeni işçi alınıp alınmadığı ve toplu iş sözleşmesi sürecinin başlayıp başlamadığı (Emrah Üzegül ve diğerleri, § 33).
Anayasa Mahkemesinin rolü, sendikal fesih iddiası karşısında devletin pozitif yükümlülüğünün gerektirdiği şekilde yargısal inceleme yapılıp yapılmadığını ve mahkeme kararlarının ilgili ve yeterli gerekçe içerip içermediğini denetlemektir (Arif Sami Cebeci ve diğerleri, § 38). Mahkeme sendikal fesih iddiasında sendika hakkının ihlal edildiğine ilişkin ilk kararını Anıl Pınar ve Ömer Bilge (B. No: 2014/15627, 5.10.2017) başvurusunda verdi.
İhlal ve ihlal olmadığı kararları
Gerekçesiz bozma. Arif Sami Cebeci ve diğerleri (B. No: 2016/6350, 28.5.2019) kararında başvurucular toplu iş sözleşmesi için sendikaya üye olmuş, sendikanın yetki tespiti başvurusundan hemen sonra performans düşüklüğü gerekçesiyle işten çıkarılmışlardı. İlk derece mahkemesi tanık beyanlarına, Bakanlık ve sendika bilgilerine ve fesihten sonra kısa sürede gelen çok sayıda istifaya dayanarak feshin sendikal olduğuna karar verdi. Yargıtay ise yalnızca sendikalı işçi sayısının çoğunluğu sağlamadığını belirterek kararı bozdu; hangi tarihteki orana baktığını açıklamadı ve ilk derece mahkemesinin dayandığı olguları tartışmadı. Anayasa Mahkemesi sendika hakkının ihlal edildiğine karar verdi (§§ 35-40).
İstatistiğin göz ardı edilmesi. Emrah Üzegül ve diğerleri (B. No: 2020/22386, 7.6.2023) kararında başvurucular işyeri düzenini bozdukları gerekçesiyle tazminatsız çıkarılmıştı. Bölge adliye mahkemesi sendikalı çalışanların sayısında küçük bir düşüş olduğunu belirterek davayı reddetti. Oysa ilgili şubede sendikanın fesihten önceki ve sonraki altı ayda üyelerinin yaklaşık yüzde 85'ini kaybettiği anlaşılıyordu. Mahkeme, istinaf merciinin Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi ölçütlerini dikkate almadığını belirterek ihlal kararı verdi (§§ 35-39).
Teftiş raporu ve bilirkişi verileri. Efkan Ertuğral (B. No: 2023/17185, 2.9.2026) kararında mahkemeler deneme süresindeki iki maddi hasarlı kazayı fesih nedeni kabul etmiş, ancak kazaların kapsamını ve işverenin katlandığı zararı tartışmamıştı. Dosyadaki bilirkişi raporunda sendikalaşmaya ilişkin istatistikler, iş müfettişi raporunda ise işverenin sendikal faaliyetleri engelleyen eylemleri ve hakkında suç duyurusu yapıldığı yer alıyordu. Bunların neden dikkate alınmadığı açıklanmadığı için ihlal kararı verildi (§§ 13-15).
Hak düşürücü süre. Ali Sağlam (B. No: 2019/6130, 9.1.2024) kararında greve katıldıktan sonra ikale sözleşmesiyle işten ayrılan başvurucunun sendikal tazminat davası, hak düşürücü süre yönünden reddedilmişti. Anayasa Mahkemesi, 6356 sayılı Kanun'un 25. maddesi göz ardı edilerek yapılan nitelendirmenin kanuni dayanağının gösterilmediğini belirterek mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verdi (§§ 33-35).
İhlal olmadığı karar. Erol Motur ve diğerleri (B. No: 2019/5934, 24.1.2024) kararında ise ilk derece mahkemesi altı ayrı bilirkişi raporu almış, işletmesel kararın gerekliliğini şube şube incelemiş, bu kararın başvurucuların sendikaya üye olmasından önce alındığını ve işverenin üyeliği ancak noter ihtarnamesiyle öğrendiğini tespit etmişti. Mahkemenin ölçütleri dikkate alan kapsamlı bir değerlendirme yaptığı kabul edildi; ihlal bulunmadı (§§ 22-24).
Uygulamada dikkat edilecekler
- Tarihleri belgeleyin: sendikaya üyelik tarihi, işverenin üyeliği öğrendiği tarih, sendikanın yetki tespiti başvurusu ve fesih tarihi arasındaki zaman ilişkisi en güçlü delillerdendir.
- Sayıları isteyin: fesih öncesi ve sonrası işçi sayısı, sendikalı işçi sayısı, istifalar ve yeni işe alımlar için Bakanlıktan ve sendikadan bilgi getirtilmesini, gerekirse bilirkişi incelemesi yapılmasını talep edin.
- Tanık ve teftiş: sendikadan çekilme baskısı, sendikalı işçilerin takip edilmesi veya tehdit gibi olguları tanıklarla; varsa iş müfettişi raporlarıyla destekleyin.
- İstinaf ve temyizde: üst mahkeme ilk derece mahkemesinin delile dayalı tespitini değiştiriyorsa, bu olguları neden dikkate almadığını açıklamasını isteyin; gerekçesizlik bireysel başvuruda ihlal nedenidir.
- Bireysel başvuru: kesin karardan sonra otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine başvurulabilir (bkz. bireysel başvuru süresi). Kamu görevlilerinin sendikal eylemleri için iş bırakma eylemi nedeniyle disiplin cezası yazısına bakılabilir.
Sendikal tazminat hakkında sık sorulan sorular
Sendikal tazminat ne kadar?
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesine göre sendikal tazminat, işçinin bir yıllık ücret tutarından az olamaz. Kanun bir üst sınır koymaz; mahkeme bir yıllık ücretin altına inmemek kaydıyla tazminatın miktarını belirler. Sendikal fesih tespit edilip işçi işe başlatılmazsa ayrıca dört ila sekiz aylık işe başlatmama tazminatına hükmedilmez; buna karşılık fesih koşullarına göre kıdem ve ihbar tazminatı gibi diğer haklar ayrıca istenebilir.
Sendikal tazminat için 30 işçi ve 6 ay kıdem şartı var mı?
Hayır. Anayasa Mahkemesi 22.10.2014 tarihli kararıyla, sendikal tazminatı iş güvencesi kapsamındaki işçilerle sınırlayan ibareleri iptal etti. Mahkemeye göre iş güvencesi dışında kalan işçilerin sendikal nedenle işten çıkarıldıklarında sendikal tazminattan yoksun bırakılması sendika hakkını ve eşitlik ilkesini ihlal ediyordu. Bu nedenle 30'dan az işçi çalıştıran işyerlerinde veya altı aylık kıdemi olmayan işçiler de sendikal tazminat isteyebilir.
Sendikal fesih nasıl ispat edilir?
Feshin geçerli veya haklı nedene dayandığını işveren ispat eder; işçi ise feshin sendikal nedene dayandığını ispatla yükümlüdür. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesine göre fesih tarihine yakın dönemde işyerindeki işçi sayısı, sendikalı işçi sayısı ve üyelik tarihleri, kısa sürede gelen istifalar, çıkarılan işçilerin kaçının sendikalı olduğu, yeni işçi alınıp alınmadığı, yetki tespiti ve toplu sözleşme süreci, tanık beyanları ve iş müfettişi raporları birlikte değerlendirilmelidir.
İşe iade davası açmadan sendikal tazminat istenebilir mi?
Evet. 6356 sayılı Kanun'un 25. maddesine göre işçinin işe iade davası açmaması sendikal tazminat talebini engellemez. Anayasa Mahkemesi, işverenle ikale (bozma) sözleşmesi imzalanarak sona eren iş ilişkisinde açılan sendikal tazminat davasının, bu hüküm gözetilmeden hak düşürücü süre gerekçesiyle reddedilmesini mahkemeye erişim hakkının ihlali saydı. İş mahkemesinde dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk kuralları ayrıca kontrol edilmelidir.
Sendikal tazminat davası reddedilirse Anayasa Mahkemesine başvurulabilir mi?
Evet. Anayasa Mahkemesi sendikal tazminat taleplerinin reddine ilişkin başvuruları Anayasa'nın 51. maddesindeki sendika hakkı kapsamında inceliyor. İlk derece mahkemesinin delillere dayanan sendikal fesih tespitini bölge adliye mahkemesinin gerekçesiz bozduğu, istatistiksel verilerin ve teftiş raporlarının tartışılmadığı dosyalarda 2017'den bu yana çok sayıda ihlal kararı verdi. Başvuru, kesin karardan sonra otuz gün içinde yapılır.
Başlıca hukukî kaynaklar
- Anayasa m. 10, 36 ve 51; 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m. 25; 4857 sayılı İş Kanunu m. 18, 20 ve 21
- AYM, E.2013/1, K.2014/161, 22.10.2014
- Anıl Pınar ve Ömer Bilge, B. No: 2014/15627, 5.10.2017; Arif Sami Cebeci ve diğerleri, B. No: 2016/6350, 28.5.2019; Emrah Üzegül ve diğerleri, B. No: 2020/22386, 7.6.2023
- Ali Sağlam, B. No: 2019/6130, 9.1.2024; Erol Motur ve diğerleri, B. No: 2019/5934, 24.1.2024; Efkan Ertuğral, B. No: 2023/17185, 2.9.2026

