Dava şartı arabuluculukta ilk toplantıya geçerli mazeret olmadan katılmayan taraf, davayı kazansa bile yargılama giderlerinin bir kısmına katlanır ve vekâlet ücretinin yarısını kaybeder. Bu yaptırımın ilk hâli Anayasa Mahkemesinin önüne iki kez geldi: 2018'de iş mahkemeleri bakımından Anayasa'ya uygun bulundu, 2024'te ise diğer hukuk uyuşmazlıkları bakımından iptal edildi. Kanun koyucu ardından kuralı yarı oranlı olarak yeniden yazdı. Bu yazı güncel kuralı, iki kararı ve dava şartı arabuluculukla ilgili bireysel başvuru kararlarını anlatıyor.

Güncel kural

KonuKuralDayanak
Kimler içinDava şartı arabuluculuk uygulanan uyuşmazlıklar: işçi ve işveren alacakları, tazminat ve işe iade; ticari ve tüketici uyuşmazlıkları; kira, kat mülkiyeti, komşu hakkı ve ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıkları7036 s. K. m. 3/1; TTK m. 5/A; 6502 s. K. m. 73/A; 6325 s. K. m. 18/B
Mazeretsiz katılmayan tarafSon tutanakta belirtilir; davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur6325 s. K. m. 18/A-11; 7036 s. K. m. 3/12
Vekâlet ücretiBu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilirAynı hükümler, ikinci cümle
İki taraf da katılmazsaAçılacak davada tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılırAynı hükümler, son cümle
Geçerli mazeretToplantıya katılmaya engel olan mücbir sebep veya beklenmedik durumlar; mahkeme her davanın somut koşullarına göre değerlendirirAYM, K.2024/77, § 16
YürürlükYarı oranlı kural 7531 sayılı Kanun'la getirildi; daha önce kural yargılama giderinin tamamından sorumluluk ve vekâlet ücretine hiç hükmedilmemesiydi7531 s. K. m. 25 ve 28 (14.11.2024)

Yaptırım yalnızca ilk toplantıya katılmamaya bağlıdır. Taraf ilk toplantıya bizzat veya avukatı aracılığıyla katıldıktan sonra anlaşmama veya süreçten çekilme hakkına sahiptir; bu durum yargılama giderleri bakımından ayrıca bir yaptırım doğurmaz. Ortaklığın giderilmesi davalarında dava şartı arabuluculuğun etkileri için aile konutu, haciz ve ortaklığın giderilmesi yazısına bakılabilir.

Anayasa Mahkemesinin 2018 ve 2024 kararları

2018: iş uyuşmazlıklarında ret. Milletvekillerinin açtığı iptal davasında Anayasa Mahkemesi E.2017/178, K.2018/82 (11.7.2018, RG 11.12.2018) kararıyla iş uyuşmazlıklarında arabuluculuğun dava şartı olmasını oybirliğiyle, ilk toplantıya katılmayan tarafın yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulmasını ise dört üyenin karşıoyuyla Anayasa'ya aykırı bulmadı. Mahkemeye göre zorunluluk yalnızca arabulucuya başvuruyla sınırlıdır; sürecin işleyişi ve sonucu tarafların iradesine bağlıdır (§ 24). Yaptırım, uyuşmazlığı baştan reddederek gecikmeye ve gereksiz giderlere yol açan tarafa yönelikti ve dava açma hakkını engellemiyordu (§§ 32-35).

2024: hukuk uyuşmazlıklarında iptal. Çorum Tüketici Mahkemesinin itirazı üzerine Anayasa Mahkemesi E.2023/160, K.2024/77 (14.3.2024, RG 18.4.2024) kararıyla Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin (11) numaralı fıkrasındaki aynı kuralları iptal etti. Mahkeme, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin mülk niteliğinde olduğunu (§ 8), kuralların arabuluculuğun işlerliğini sağlama amacına yönelik ve bu amaca elverişli olduğunu kabul etti (§§ 25-30). Ancak haklılık durumu gözetilerek uygulanabilecek istisnalar ya da bir üst sınır öngörülmeden, özellikle davada tamamen haklı çıkan tarafın giderlerin tamamına katlanması ve vekâlet ücretinin tamamından yoksun kalması, mülkiyet ve mahkemeye erişim hakları bakımından orantısızdı (§§ 31-32). İptal hükmü dokuz ay sonra yürürlüğe girecekti (§ 35). İki üye karşıoylarında, aynı kuralın 2018'de iş mahkemeleri bakımından Anayasa'ya uygun bulunduğunu ve içtihattan neden dönüldüğünün açıklanmadığını belirtti.

7531 sayılı Kanun. İptal hükmü yürürlüğe girmeden önce 7531 sayılı Kanun (yürürlük 14.11.2024) hem 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesini hem de 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesini değiştirdi. Toplantıya katılmayan taraf artık giderlerin tamamından değil, karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu giderlerin yarısından sorumlu; lehine de vekâlet ücretinin yarısına hükmediliyor. Böylece iş uyuşmazlıklarıyla diğer hukuk uyuşmazlıkları arasındaki fark da ortadan kalktı. Norm denetiminde verilen iptal kararlarının etkisi için Anayasa Mahkemesi iptal kararı yazısına bakılabilir.

Asıl işveren ve alt işveren. Anayasa Mahkemesi E.2024/157, K.2025/121 (3.6.2025, RG 17.10.2025) kararıyla, alt işveren işçisinin işe iade talebinde asıl işveren ve alt işverenin arabuluculuk görüşmelerine birlikte katılmasını arayan 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (15) numaralı fıkrasını da iptal etti. Mahkemeye göre işçi, aralarındaki ilişkiyi açıklama zorunluluğu bulunmayan iki şirket arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinden habersiz olabilir; kural ona katlanamayacağı bir araştırma külfeti yüklüyordu (§§ 33-34).

Dava şartı arabuluculuk ve mahkemeye erişim

Bireysel başvuruda Anayasa Mahkemesi, arabuluculuğun dava şartı olmasını sorun saymıyor; sorun, mahkemelerin tutanak ve form kurallarını davanın esasına girilmesini engelleyecek kadar katı yorumlamasıdır. Mahkemenin ölçütü, işe iadenin taraflarca arabuluculuk görüşmelerine gerçekten konu edilip edilmediğidir (Yaşar Çıkrıkcı, § 26). Bu ölçüte aykırı ret kararları mahkemeye erişim hakkı yönünden "aşırı şekilci" bulundu.

KararSorunSonuç
Yaşar Çıkrıkcıİşe iade başvuru formunda yer aldığı hâlde son tutanakta müzakere konuları arasında yazılmadığı için dava şartı yokluğundan retİhlal (17.7.2024, §§ 24-28)
Ferhat KüçükSon tutanakta işe iade yer aldığı hâlde başvuru formunda işaretlenmediği gerekçesiyle retİhlal (24.10.2024, §§ 21-25)
Ulaş ÖzelFormda işe iade işaretlenmediği, tutanaktaki ifadenin başka bir kaleme ait olduğu gerekçesiyle retİhlal (3.3.2026, §§ 19-20)
Aysel SevilgenSon tutanağın aslı bir haftalık kesin sürede verilmediği için ret; asıl ön inceleme duruşmasında sunulmuştuİhlal (6.5.2026, §§ 21-23)
Gönül AydanArabulucunun davet mektubunda toplantı tarihini yanlış yazması nedeniyle dava şartının gerçekleşmediği kabul edildiİhlal (28.11.2024, §§ 17-18)
Mizgin Erkocaİki haftalık dava açma süresi, imzası sonradan tamamlanan tutanağın ilk tarihinden başlatıldıİhlal (30.7.2025, §§ 23-24)
Coşkun Arıcan ve diğerleriGerçek işverenin unvanı dava açıldıktan sonra öğrenildi; ilk derece mahkemesi taraf değişikliğine izin verip gerçek işverenle arabuluculuk için süre verdiği hâlde Bölge Adliye Mahkemesi davayı usulden reddettiİhlal (18.2.2026, §§ 41-42)
Abdulhadi Özalp ve diğerleriAsıl işveren ve alt işverene birlikte arabuluculuk yapılmadığı için işe iade davası reddedildiİhlal (6.5.2026, §§ 19-20)
Ahmet Saldaİşveren ilk toplantıya mazeretsiz katılmadığı hâlde yargılama gideri ve vekâlet ücreti işçiye yüklendi; istinaf bu itirazı karşılamadıGerekçeli karar hakkı ihlali (28.11.2024, §§ 15-17)
Utku ÖnerSon tutanakta dava açma süresi yazılmadığı için iki haftalık süre kaçırıldıİhlal yok (10.1.2024, §§ 38-41)

İlk toplantıya katılmayan işveren. Ahmet Salda (B. No: 2021/33943, 28.11.2024) kararında son tutanakta işverenin geçerli bir mazereti olmaksızın ilk toplantıya katılmadığı yazılıydı. İşe iade davası işveren lehine sonuçlanmış, yargılama gideri ve vekâlet ücreti işçiye yüklenmişti. İşçi istinafta 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (12) numaralı fıkrasına dayanarak itiraz etti; Bölge Adliye Mahkemesi bu itiraza ilişkin bir gerekçeye yer vermedi. Anayasa Mahkemesi, değerlendirmenin işçinin lehine sonuç doğurmayacağı söylenemeyeceğini belirterek gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verdi (§§ 15-17).

Süre. Mizgin Erkoca kararına göre imzaları sonradan tamamlanan tutanakta iki haftalık dava açma süresi son imzanın tamamlanmasıyla başlar (§ 23). Buna karşılık Utku Öner kararında, görüşmelere katılan vekilin son tutanakta süre yazılmadığı gerekçesiyle iki haftalık süreyi kaçırması mazeret sayılmadı; anlaşamama tutanağı mahkeme ilamı niteliğinde olmadığından kanun yolu ve süre gösterme zorunluluğu da bulunmuyordu (§§ 38-41). İşe iade sürelerinin bütünü için işe iade davası, sendika üyeliği nedeniyle fesih için sendikal tazminat yazısına bakılabilir.

Uygulamada dikkat edilecekler

  • Daveti ciddiye alın: davetli taraf haklı olduğunu düşünse bile ilk toplantıya bizzat veya avukatıyla katılmalıdır; katılıp anlaşmamak yaptırım doğurmaz.
  • Mazereti belgelendirin: katılamayacaksanız mazereti toplantıdan önce belgesiyle arabulucuya bildirin ve son tutanağa yazılmasını isteyin.
  • Tutanağı okuyun: dava konusu tüm talepler, özellikle işe iade, başvuru formunda ve son tutanakta açıkça yer almalı; asıl ve alt işveren ilişkisi biliniyorsa her ikisi de sürece dâhil edilmelidir.
  • Gider ve vekâlet ücretini isteyin: karşı taraf ilk toplantıya katılmadıysa dava dilekçesinde ve kanun yolu dilekçelerinde 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesine veya 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesine dayanarak giderlerin buna göre paylaştırılmasını açıkça talep edin. Vekâlet ücretinin anayasal yönü için vekâlet ücreti ve Anayasa Mahkemesi yazısına bakılabilir.
  • Bireysel başvuru: dava şartı yokluğundan verilen aşırı şekilci bir ret kesinleşirse otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine başvurulabilir (bkz. bireysel başvuru süresi).
Sık sorulanlar

Arabuluculuk ilk toplantısı hakkında sık sorulan sorular

Arabuluculuk ilk toplantısına katılmazsam ne olur?

Geçerli bir mazeret göstermeden ilk toplantıya katılmayan taraf son tutanakta belirtilir. 7531 sayılı Kanun'la 14.11.2024'ten itibaren uygulanan kurala göre bu taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretinin yalnızca yarısına hükmedilir. Kural hem iş uyuşmazlıklarında hem de ticari, tüketici, kira ve ortaklığın giderilmesi gibi dava şartı arabuluculuk uygulanan diğer uyuşmazlıklarda aynıdır.

Anayasa Mahkemesi arabuluculuk yargılama gideri kuralını iptal etti mi?

Evet. Anayasa Mahkemesi 14.3.2024 tarihli kararla, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda ilk toplantıya katılmayan tarafın haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulmasını ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesini öngören kuralları iptal etti. Aynı kural iş mahkemeleri bakımından 2018'de Anayasa'ya aykırı bulunmamıştı. İptal hükmü yürürlüğe girmeden önce kanun koyucu iki kanundaki kuralı da yarı oranlı sorumluluk olarak yeniden düzenledi.

Arabuluculuk toplantısına katılmamak için geçerli mazeret nedir?

Kanun mazereti saymaz. Anayasa Mahkemesine göre geçerli mazeretten kastedilen, ilgili tarafın toplantıda bulunmasına engel olan ve mahkemece her davanın somut koşullarına göre belirlenecek mücbir sebep veya beklenmedik durumlardır. Geçerli mazeret varsa yaptırım uygulanmaz. Mazeret, belgeleriyle birlikte arabulucuya bildirilmeli ve son tutanağa geçirilmesi sağlanmalıdır; çünkü toplantıya katılmayan taraf son tutanakta belirtilir.

Arabuluculuk tutanağındaki bir eksiklik yüzünden dava reddedilirse ne yapılabilir?

Anayasa Mahkemesi, işe iade talebinin son tutanakta veya başvuru formunda yazılmaması, son tutanağın aslının kesin sürede verilmemesi, arabulucunun davet mektubundaki tarih hatası ya da asıl ve alt işverene birlikte başvurulmaması gibi nedenlerle verilen ret kararlarını aşırı şekilci bularak mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Önce istinaf ve temyiz yollarında bu kararlar ileri sürülmeli, kesin karardan sonra otuz gün içinde bireysel başvuru yapılabilir.

Arabuluculuk bittikten sonra işe iade davası ne zaman açılmalı?

İşçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmalı; anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açmalıdır. Anayasa Mahkemesine göre imzaları sonradan tamamlanan tutanakta süre son imzayla başlar. Son tutanakta dava açma süresinin yazılmamış olması ise, görüşmelere katılan vekil yönünden süreyi kaçırmak için mazeret kabul edilmedi.

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. Anayasa m. 13, 35, 36 ve 141; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, 18/A ve 18/B; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3; 4857 sayılı İş Kanunu m. 20; 7531 sayılı Kanun m. 25 ve 28
  2. AYM, E.2017/178, K.2018/82, 11.7.2018; AYM, E.2023/160, K.2024/77, 14.3.2024; AYM, E.2024/157, K.2025/121, 3.6.2025
  3. Yaşar Çıkrıkcı, B. No: 2020/36673, 17.7.2024; Ferhat Küçük, B. No: 2020/19910, 24.10.2024; Gönül Aydan, B. No: 2020/39775, 28.11.2024; Ahmet Salda, B. No: 2021/33943, 28.11.2024
  4. Mizgin Erkoca, B. No: 2021/46083, 30.7.2025; Coşkun Arıcan ve diğerleri, B. No: 2022/52228, 18.2.2026; Ulaş Özel, B. No: 2022/82055, 3.3.2026; Abdulhadi Özalp ve diğerleri, B. No: 2021/14806, 6.5.2026; Aysel Sevilgen, B. No: 2021/15746, 6.5.2026; Utku Öner, B. No: 2019/34103, 10.1.2024