Ağır hasta bir tutuklunun ya da hükümlünün cezaevinde tutulmaya devam etmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesi bakımından insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele sorunu doğurabilir. Türk hukukunda infazın ertelenmesi ve Cumhurbaşkanı affı gibi yollar var; AİHM'in Türkiye kararları bu yolların uygulamada nasıl işlemediğini gösteriyor.

AİHM üç kararda 46. madde kapsamında Türkiye'den tedbir istedi: açlık grevi sonrası hastalanan hükümlüler için Tekin Yıldız, tutuklu kanser hastası için Gülay Çetin ve şizofreni hastası ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü için Gömi. Bu yazı kuralları, kararları ve hasta mahpusun avukatının izlemesi gereken yolu anlatıyor.

İnfaz Kanunu m. 16 ve af

  • Akıl hastalığı. Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geri bırakılır; hükümlü iyileşinceye kadar TCK m. 57'deki sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır ve burada geçen süre cezaevinde geçmiş sayılır (5275 sayılı Kanun m. 16/1).
  • Diğer hastalıklar. İnfaza resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam edilir; ancak hapis cezasının infazı mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike oluşturuyorsa ceza iyileşinceye kadar geri bırakılır (m. 16/2).
  • Ağır hastalık ve engellilik. 2013'te eklenen hükümle, ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle cezaevi koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezası iyileşinceye kadar geri bırakılabilir (m. 16/6).
  • Usul. Karar, Adli Tıp Kurumu raporu ya da Bakanlıkça belirlenen tam teşekküllü hastanenin sağlık kurulu raporu ve Adli Tıp Kurumunun onayı üzerine Cumhuriyet başsavcılığınca verilir; sağlık durumu belirli aralıklarla yeniden incelettirilir; geri bırakmanın kaldırılmasına karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir (m. 16/3).
  • Tutuklular. Kanun m. 16 dâhil bazı hükümlerin tutukluluk hâliyle bağdaşanlarının tutuklulara da uygulanabileceğini öngörür (m. 116/1).
  • Af. Cumhurbaşkanı sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle kişilerin cezalarını hafifletebilir veya kaldırabilir (Anayasa m. 104/2-b).

Anayasa Mahkemesinin hasta ve engelli mahpuslara ilişkin kararları ve istatistikleri hasta ve engelli mahpuslar sayfasında.

AİHM'in ölçütü

3. madde devlete özgürlüğünden yoksun bırakılan kişileri insan onuruyla bağdaşan koşullarda tutma ve tutmanın uygulanış biçiminin onları tutulmanın kaçınılmaz acısını aşan bir sıkıntıya sokmamasını sağlama yükümlülüğü yükler; doğal olarak ortaya çıkan bir hastalığın acısı da tutulma koşullarıyla ağırlaşıyorsa 3. madde kapsamına girebilir (Gülay Çetin/Türkiye, 5.3.2013, § 101). Sözleşme hasta bir mahpusu serbest bırakmak için genel bir yükümlülük öngörmez; ama özellikle ağır durumlarda iyi bir ceza adaleti yönetimi insani tedbirler gerektirebilir (§ 102). Mahkeme üç unsura bakar: tutulma koşulları, verilen tedavinin niteliği ve sağlık durumu ile seyri karşısında tutmaya devam etmenin uygunluğu (§ 105).

Kısa sürede ölümle sonuçlanacak hastalığı olanlar, cezaevi koşullarında tedavisi yürütülemeyen ağır hastalığı olanlar, ağır engelliler ve çok yaşlılar tipik örneklerdir; bu kişilerin cezaevinde tutulmaya devam etmesi insani açıdan katlanılamaz bir durum yaratabilir (Tekin Yıldız/Türkiye, 10.11.2005, § 70).

Tekin Yıldız (2005)

Olay. Başvurucu Edirne F tipi cezaevinde uzun süreli açlık grevine girdi; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu 11 Temmuz 2001'de Wernicke-Korsakoff sendromu tanısı koydu ve cezasının infazı ertelendi; sonraki muayeneler tanıyı doğruladı ve erteleme uzatıldı (§§ 16-22). 21 Kasım 2003'te başka bir savcılığın yürüttüğü soruşturma nedeniyle yakalanıp yeniden cezaevine konuldu; o soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesine rağmen tahliyesi için başvurular yetki tartışmalarında kaldı ve Temmuz 2004'e kadar tutuldu (§§ 23-29, 83).

Değerlendirme. AİHM, yeniden cezaevine konulmadan önceki tüm muayenelerin hastalığın tutulmayla bağdaşmadığını doğruladığını, durumun yalnızca Türkiye'de kurulan koruma mekanizmasının işlememesinden kaynaklandığını ve başvurucunun açlık grevine kendi iradesiyle girmesinin devleti yükümlülüklerinden kurtarmadığını belirtti (§§ 77, 81-82). Değişmeyen sağlık durumuna rağmen yeniden cezaevine konulması ve tutulması insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleydi; sağlık durumunda açık bir değişiklik olmadan yeniden özgürlüğünden yoksun bırakılması da 3. maddeyi ihlal edecekti (§§ 83-84). 10.000 € manevi tazminata hükmedildi (§ 99).

46. madde. AİHM, inceleme heyetinin ele aldığı 53 dosyayı da gözeterek, hastalık nedeniyle cezası ertelenen hükümlüler hakkında yalnızca yeniden muayene için yakalama emri çıkarılması yerine davetiye ya da ihzar müzekkeresi kullanılmasını ve yeniden cezaevine konulmanın Adli Tıp Kurumu raporuna karşı yapılacak itirazın sonucuna bağlanmasını önerdi (§§ 91-95).

Gülay Çetin (2013)

Olay. Başvurucu 22 Aralık 2006'dan beri Antalya L tipi cezaevinde tutukluydu; şikâyetlerine rağmen 13 Nisan 2009'da ileri evre mide kanseri tanısı konuldu (§§ 7-8, 89). Tahliye talepleri suçun niteliği nedeniyle reddedildi; infazın ertelenmesi ve Cumhurbaşkanı affı başvuruları ise hüküm Yargıtay incelemesinde olduğu, yani kesinleşmediği için sonuçsuz kaldı (§§ 76, 95, 116). Hüküm 16 Şubat 2011'de kesinleşti; başvurucu Strazburg yargılaması sürerken hayatını kaybetti ve tazminat mirasçılarına ödendi (§§ 122, 137).

Tutukluluk dönemi. AİHM, ağır hasta kişilerin kaderinin Yargıtay denetimi olmaksızın bütünüyle ilk derece hâkimlerinin takdirine bırakılmasını 3. madde bakımından düşünülmesi güç bir durum olarak nitelendirdi. Yargıtay m. 16/2'nin kıyasen uygulanmasını hiç incelememiş, Anayasa m. 104'e dayanan talebi cevapsız bırakmıştı; Mahkemeye göre bu, hem belirsiz hem de sorunlu bir iç hukuk meselesiydi. Koruma sistemi gerekli açıklık, öngörülebilirlik ve etkinlikten yoksundu (§§ 119-121). Başvurucunun Türk hukukunun teoride sunduğu koruma sisteminden hiç yararlanamadan tutulması onuruna saldırdı ve 3. maddeyi ihlal etti (§ 125).

Ayrımcılık. Tutuklu olmak 14. maddedeki "diğer statü" kapsamındaydı. Sağlık nedeniyle serbest bırakmaya ilişkin yolların tutuklular ile hükümlüler arasında farklı uygulanması objektif ve makul bir gerekçeye dayanmıyordu; 3. madde ile birlikte 14. madde de ihlal edildi (§§ 127-133). Mirasçılara 20.000 € manevi tazminat ödenmesine karar verildi.

46. madde. AİHM aynı sorunun her ağır hasta tutuklu için tekrar edebileceğini belirterek genel tedbir önerdi: hâkim, savcı ve itiraz mercilerini tutuklu hakkında karar verirken sağlık durumunu dikkate almaya bağlayan açık bir norm, m. 16 ve af yollarının kişi bakımından kapsamının netleştirilmesi ve Adli Tıp Kurumu bilirkişiliği mekanizmasının gözden geçirilmesi (§§ 144-148).

Gömi (2019)

Başvurucu 1997'de idam cezasına mahkûm edilmiş, ceza 2005'te ağırlaştırılmış müebbete çevrilmişti (Gömi/Türkiye, 19.2.2019, §§ 7-8). 2003'ten itibaren psikotik bozukluk ve şizofreni tanısıyla defalarca hastaneye yatırıldı. Adli Tıp Kurumu 2005 ve 2007 raporlarında m. 16/1'in uygulanması ve sağlık kurumunda tedavi gerektiğini belirtti; 2010 raporu hastalığı sürekli saydı; Şubat 2014 raporu hastalığı sürekli saymamakla birlikte tedavi gerektiğini belirtti; Aralık 2014 ve Şubat 2016 raporları ise m. 16/1'in uygulanmasına gerek olmadığı sonucuna vardı (§§ 19, 23, 25, 30, 32, 35, 79). Başvurucu Bolu F tipi cezaevinde 10 metrekarelik tek kişilik hücrede tutuluyordu (§ 37).

AİHM, başvurucunun hâlâ ruhsal bozukluk yaşadığını ve iradesini açıkça ifade edemediğini, Hükümetin onun maruz kaldığı muameleyi kavrayabildiğini gösteren bir belge sunmadığını belirtti; şikâyetini açıkça dile getirememesi tutulma koşullarını haklı kılamazdı (§§ 83-86). Ruhsal bozukluğu olan mahpuslar için artırılmış bir dikkat gerekiyordu; cezanın niteliği ile hastalığın birikimli etkisi karşısında 3. madde ihlal edildi (§§ 87-88). Mahkeme devletin başvurucuya en kısa sürede gerekli psikiyatrik tedaviyi ve sürekli tıbbi takibi sağlayabilecek uzman bir kurumda uygun tutulma koşulları sağlamasını istedi ve 10.000 € tazminata hükmetti (§§ 93, 100). Ağırlaştırılmış müebbetin umut hakkı yönü ağırlaştırılmış müebbet ve AİHM yazısında.

Kararlar tablosu

KararTarihOlaySonuç
Tekin Yıldız (AİHM)10.11.2005Açlık grevi sonrası Wernicke-Korsakoff sendromu; cezası ertelenmişken yeniden cezaevine konuldum. 3 ihlali; yeniden cezaevine konulması da ihlal olur; 10.000 €; m. 46
Gülay Çetin (AİHM)5.3.2013Tutukluyken ileri evre mide kanseri tanısı; hüküm kesinleşmediği için erteleme ve af yolları kapalı kaldım. 3 ve m. 14 ile birlikte m. 3 ihlali; mirasçılara 20.000 €; m. 46
Gömi (AİHM)19.2.2019Ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü şizofreni hastası; Adli Tıp raporları çelişkili, F tipi cezaevinde tek kişilik hücredem. 3 ihlali; uzman kuruma nakil; 10.000 €

Avukatın izlemesi gereken yol

Tıbbi kayıtlar. Revir ve hastane kayıtları, sevk talepleri ve sonuçları, uzman raporları düzenli olarak toplanmalı. Gülay Çetin dosyasında resmî kayıtlarda yalnızca birkaç muayene görünüyordu ve tanı geç konmuştu (§§ 8, 89).

Adli Tıp raporu. İnfazın ertelenmesi için savcılıktan Adli Tıp Kurumu incelemesi istenmeli; olumsuz ya da önceki raporlarla çelişen bir rapora karşı dosyanın Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna gönderilmesi talep edilmeli. Gömi kararında birbirini izleyen çelişkili raporlar AİHM'in değerlendirmesinde belirleyici oldu (§§ 79-84).

Tutuklu hasta. Sağlık durumu tahliye ve adli kontrol taleplerinde açıkça ve raporlarla ileri sürülmeli; m. 116/1 yoluyla m. 16'nın uygulanması ayrıca istenmeli. Gülay Çetin kararı, sağlık durumunun tutuklama değerlendirmesinde gözetilmemesinin 3. ve 14. maddeleri ihlal edebileceğini gösteriyor (§§ 121, 133). Tutukluluğa itiraz tutukluluğa itiraz yazısında.

Erteleme sonrası. Cezası ertelenen hükümlü hakkında yeniden muayene için yakalama emri çıkarılırsa davetiye veya ihzar yoluyla getirilmesi istenmeli; sağlık durumunda açık değişiklik yokken yeniden cezaevine konulması AİHM'e göre 3. maddeyi ihlal eder (Tekin Yıldız, §§ 84, 93).

Acil başvuru. Hayati tehlike varsa Anayasa Mahkemesinden tedbir, AİHM'den İçtüzük 39 uyarınca geçici tedbir istenebilir (AYM'de tedbir talebi; AİHM'de geçici tedbir). Olağan yollar tükendikten sonra 30 gün içinde Anayasa Mahkemesine, onun kararından sonra dört ay içinde AİHM'e başvurulabilir. Cezaevindeki diğer haklar cezaevinde haklar ve AİHM yazısında.

Sık sorulanlar

Hasta mahpuslar hakkında sık sorulan sorular

Ağır hasta bir hükümlünün cezası ertelenebilir mi?

Evet. İnfaz Kanunu m. 16'ya göre akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezası geri bırakılır ve iyileşinceye kadar TCK m. 57'deki sağlık kurumunda tedavi altına alınır; diğer hastalıklarda infaza hastanelerin mahkûm koğuşlarında devam edilir, ama infaz hayatı için kesin bir tehlike oluşturuyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılır. 2013'te eklenen m. 16/6, ağır hastalık veya engellilik nedeniyle cezaevinde hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının da ertelenebilmesine imkân veriyor.

Erteleme kararını kim verir?

Karar, Adli Tıp Kurumunun düzenlediği ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verilir; sağlık durumu raporda belirtilen sürelerle, süre yoksa yıllık dönemlerle yeniden incelettirilir (İnfaz Kanunu m. 16/3).

Tutuklu hastalar için de bu hükümler uygulanır mı?

İnfaz Kanunu m. 116/1, m. 16 dâhil bazı hükümlerin tutukluluk hâliyle bağdaşanlarının tutuklulara da uygulanabileceğini öngörüyor. Ancak AİHM Gülay Çetin kararında bu hükümlerin tutuklulara uygulanıp uygulanmayacağının belirsiz kaldığını, tutuklu hasta için koruma sisteminin açık, öngörülebilir ve etkili olmadığını tespit etti ve tutuklu ile hükümlü arasındaki farklı muameleyi ayrımcılık saydı (§§ 120-121, 133).

AİHM hasta mahpusun serbest bırakılmasını ister mi?

Sözleşme hasta bir mahpusu serbest bırakmak için genel bir yükümlülük öngörmüyor. AİHM üç unsura bakıyor: tutulma koşulları, verilen tedavinin niteliği ve sağlık durumuna göre tutmaya devam etmenin uygun olup olmadığı (Gülay Çetin, §§ 102, 105). Kısa sürede ölümle sonuçlanacak hastalıklar, cezaevinde tedavisi yürütülemeyen ağır hastalıklar ve ağır engellilik bu değerlendirmede tipik örnekler (Tekin Yıldız, § 70).

Acil durumda Anayasa Mahkemesinden ya da AİHM'den tedbir istenebilir mi?

Evet. Hayati tehlike bulunan durumlarda Anayasa Mahkemesinden tedbir, AİHM'den İçtüzük 39 uyarınca geçici tedbir istenebilir. Talebe güncel sağlık raporları, Adli Tıp Kurumu kararları ve iç hukuktaki başvuruların sonuçları eklenmeli.

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, m. 16, 116; Anayasa, m. 104/2-b; 5237 sayılı TCK, m. 57
  2. AİHM, Gülay Çetin/Türkiye, B. No: 44084/10, 5.3.2013
  3. AİHM, Tekin Yıldız/Türkiye, B. No: 22913/04, 10.11.2005
  4. AİHM, Gömi/Türkiye, B. No: 38704/11, 19.2.2019