Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi 26 Eylül 2023'te Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında, ByLock kullanımına dayanılarak verilen silahlı terör örgütü üyeliği mahkûmiyetinde suçta ve cezada kanunilik ilkesinin (AİHS m. 7), adil yargılanma hakkının (m. 6/1) ve örgütlenme özgürlüğünün (m. 11) ihlal edildiğine karar verdi. Mahkeme ihlali, yerel mahkemelerin suçun bilme ve isteme unsurunu başvurucunun kendi dosyasında ortaya koymadan sonuca ulaşmasında gördü.

Kararın bir kişiye etkisi, o kişinin dosyasının bulunduğu aşamaya göre belirlenir. AİHM'de kendi lehine kesinleşmiş ihlal kararı bulunan kişi bir yıl içinde yargılamanın yenilenmesini ister. Dosyası istinaf veya temyizde süren kişi, Yargıtay'ın bu karardan sonra aradığı araştırmaların yapılmasını talep eder. Mahkûmiyeti yeni kesinleşen kişi ise otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine başvurabilir.

Mahkeme ihlali kastın kişiye özgü kurulmamasında buldu

Başvurucu, Kayseri Ağır Ceza Mahkemesince 21 Mart 2017'de TCK m. 314/2 uyarınca silahlı terör örgütüne üye olmaktan 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûm edildi (§ 63). Mahkûmiyetin belirleyici delili ByLock kullanımıydı; Bank Asya hesabı ile kapatılan bir sendika ve derneğe üyelik bu bulguyu destekleyen unsurlar olarak kullanıldı (§ 342).

AİHM, TCK m. 314/2'nin kişinin hangi eylemden sorumlu tutulacağını öngörebileceği açıklıkta olduğunu ve örgütün terör örgütü olarak sonradan tanınmasının mahkûmiyeti tek başına Sözleşmeye aykırı kılmadığını kabul etti. Büyük Daire bu tespitleri 2026'daki Yasak kararında aynen tekrarladı (Yasak, § 198). Sorunu kanunun uygulanma biçiminde gördü: Silahlı terör örgütü üyeliği, kişinin örgütün cebir ve şiddet kullanma amacını bildiğini ve bu amaca hizmet etme iradesiyle örgütün hiyerarşisine katıldığını gösteren özel bir kast arar. Yerel mahkemeler ise ByLock'un ne amaçla ve nasıl kullanıldığına bakmadan bu sonucu yalnız kullanım olgusundan çıkardı (§ 263).

AİHM'e göre bu yorum ByLock kullanıcısına fiilen kusursuz sorumluluk yükledi ve suçu, manevi unsuru aranmayan bir suça dönüştürdü (§ 271). Mahkeme ByLock'un bazı kişilerce örgütsel haberleşme için kullanıldığını inkâr etmedi; belirli bir sanığa ait içerik veya başka bilgi bulunmadan bütün kullanıcılar hakkında kesin sonuç çıkarmayı kanunilik ilkesine ve bireysel ceza sorumluluğuna aykırı buldu (§ 265). Kişi kendi kararında bu nedenle şu soruyu arar: Mahkeme, örgütün amacını bildiğimi ve bu amaçla örgüte katıldığımı hangi delille gösterdi?

Savunma ByLock verisini gerçekten sınayabilmelidir

Adil yargılanma hakkı yönünden AİHM, başvurucunun aleyhindeki delile itiraz edebilmesi ve savunmasını iddia makamıyla eşit koşullarda yürütebilmesi için yeterli güvence bulunmadığını, mahkemelerin onun somut talep ve itirazlarına cevap vermediğini belirledi (§ 341). Mahkeme, şifreli bir haberleşme sisteminin kullanıldığını gösteren elektronik delilin terörle mücadelede önemli olabileceğini kabul etti; ancak bu delilin de adil yargılanmanın temel ilkelerini zedelemeyecek biçimde kullanılması gerektiğini vurguladı (§ 344).

Diğer deliller için de aynı açıklama arandı. AİHM, Bank Asya hesabı ile sendika ve dernek üyeliğinin yapıldıkları tarihte hukuka uygun işlemler olduğunu, kararlarda bunların nasıl suç delili sayıldığının tartışılmadığını ve başvurucunun Bank Asya işlemleri için verdiği açıklamanın hiç denetlenmediğini tespit etti (§ 343). Sendika ve dernek üyeliğinin destekleyici delil olarak kullanılmasını ise TCK m. 314/2'nin öngörülemez biçimde genişletilmesi sayarak örgütlenme özgürlüğünün ihlali olarak değerlendirdi (§ 396).

Bu tespitler bir itiraz dilekçesine doğrudan taşınabilir. Kişi, ByLock tespitinin hangi teknik veriye dayandığını, bu verinin kendisine incelettirilip incelettirilmediğini ve Bank Asya ya da sendika gibi kayıtlar hakkındaki açıklamasının mahkemece karşılanıp karşılanmadığını ayrı ayrı gösterir.

Yasak kararı aynı ölçüyü ByLock dışındaki delillere taşıdı

AİHM Büyük Dairesi 5 Mayıs 2026'da Yasak/Türkiye kararında, ByLock tespitine dayanmayan bir mahkûmiyette de kanunilik ilkesinin ihlal edildiğine 11'e karşı 6 oyla karar verdi. Başvurucu tanık beyanları, HTS kayıtları, sosyal güvenlik kayıtları ve Bank Asya işlemleri gibi daha geniş bir delil grubuna dayanılarak mahkûm edilmişti. Mahkeme yine aynı soruyu sordu: Kast, kişiye özgü biçimde kuruldu mu? (§ 201). Kararın olayları, cezaevi koşullarına ilişkin m. 3 ihlali ve giderim kısmı AİHM Yasak kararı yazısında.

Mahkeme dolaylı delillerle sonuca ulaşılmasını Sözleşmeye aykırı saymadı (§ 207). Sorunu şu noktalarda gördü: İddianame üyeliğin hangi dönemi kapsadığını belirtmemişti; delillere göre bu dönem 2014'te, yani darbe girişiminden ve örgütün resmen terör örgütü olarak tanınmasından önce sona eriyordu (§ 205). Mahkemeler başvurucunun eğitim yapılanmasındaki görevlerinden kastını çıkarmış; örgütün stratejik kollarıyla kişisel bir bağını ya da Yargıtay'ın kabul ettiği yedi katmanlı yapıda hangi düzeyde bulunduğunu açıklamamıştı (§§ 209–210, 212).

Yasak'ta adil yargılanma şikâyetleri, iç hukuk yolları tüketilmediği için daha başvurunun bildirilmesi aşamasında reddedilmişti (§ 197). Kişi bu nedenle itirazlarını istinaf, temyiz ve Anayasa Mahkemesi aşamalarında da açıkça ileri sürer; AİHM ancak iç hukukta dile getirilmiş şikâyeti inceler.

AİHM benzer başvuruları toplu kararlarla sonuçlandırıyor

Yalçınkaya kararında AİHM sorunun tek bir olaydan değil sistemik bir sorundan kaynaklandığını, önünde benzer şikâyetler içeren 8.000'den fazla başvuru bulunduğunu belirtti (§ 414). Mahkeme sonraki dosyaları birleştirerek karara bağlıyor. Temmuz 2025 tarihli Demirhan ve diğerleri kararına eklenen ayrık görüşe göre aynı sorunları taşıyan yaklaşık 10.000 başvuru bekliyordu.

Aşağıdaki tablo, Yalçınkaya'yı izleyen başlıca kararların kaç başvurucuyu kapsadığını ve hangi maddenin ihlal edildiğini gösteriyor. Başvurucu sayıları karar eklerindeki başvuru listelerinden sayıldı; tablodaki on bir karar toplam 4.500 başvurucuyu kapsıyor.

KararTarihBaşvurucuİhlal edilen madde
Yüksel Yalçınkaya [BD]
B. No: 15669/20
26.9.20231m. 7, 6/1, 11
Demirhan ve diğerleri
B. No: 1595/20 ve diğerleri
22.7.2025239m. 7, 6/1
Bozyokuş ve diğerleri
B. No: 39586/20 ve diğerleri
16.12.2025132m. 7
Karslı ve diğerleri
B. No: 18693/20 ve diğerleri
16.12.20251.436m. 7, 6/1
Seyhan ve diğerleri
B. No: 57837/19 ve diğerleri
16.12.2025852m. 6/1
Kılıçarslan ve diğerleri
B. No: 16234/18 ve diğerleri
23.6.2026595m. 7, 6/1
Çalı ve diğerleri
B. No: 21763/20 ve diğerleri
23.6.2026264m. 6/1
Dönmez ve diğerleri
B. No: 24039/21 ve diğerleri
23.6.202634m. 7
Ünal ve diğerleri
B. No: 61641/19 ve diğerleri
29.9.2026591m. 6/1
Parun ve diğerleri
B. No: 9991/20 ve diğerleri
29.9.2026345m. 7, 6/1
Korkmaz ve diğerleri
B. No: 36880/20 ve diğerleri
29.9.202611m. 7

Bu kararlar başvuruculara para kazandırmadı. Yalçınkaya'da AİHM manevi zarar için ihlal tespitini yeterli giderim saydı ve bunu başvurucunun yargılamanın yenilenmesini isteyebilmesine bağladı (§ 425); yalnız masraf ve giderler için 15.000 avro ödenmesine hükmetti. Demirhan ve sonraki komite kararlarında masraf da verilmedi. Kararların kişiye sağladığı asıl sonuç, kendi dosyasında yeniden yargılama isteme hakkıdır.

Kendi lehine ihlal kararı olan kişi bir yıl içinde yenileme ister

CMK m. 311/1-f, ceza hükmünün Sözleşmenin ihlali suretiyle verildiği ve hükmün bu aykırılığa dayandığı AİHM'in kesinleşmiş kararıyla tespit edilmişse hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesine imkân verir. Hükümlü bu istemi AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde, hükmü veren mahkemeye sunar (CMK m. 318/1). AİHM de Yalçınkaya'da yeniden yargılamanın, talep edilirse, ihlali gidermenin en uygun yolu olduğunu belirtti (§ 412).

Bir yıllık süre kararın kesinleştiği günden işler. Komite kararları verildikleri gün kesinleşir (AİHS m. 28/2); Daire kararları, taraflar Büyük Daireye gönderme istemezse karar tarihinden üç ay sonra kesinleşir (m. 44/2). Örneğin 29 Eylül 2026 tarihli üç komite kararında yer alan 947 başvurucu için süre 29 Eylül 2027'de doluyor.

Başkasının dosyasındaki karara dayanılamaz. Yalçınkaya kararını emsal göstererek kendi kesinleşmiş mahkûmiyeti için yenileme isteyen hükümlülerin talepleri kabule değer bulunmadı, itirazları da reddedildi. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu Fatih Dilbaz kararında (17.4.2025) bu ret kararlarına karşı yapılan başvuruyu konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez buldu. Gerekçeye göre yenilemeye karar verilmeden önceki aşamada kişi suç isnadı altında değildir ve bu aşamadaki kararlar adil yargılanma hakkı kapsamında incelenemez (§§ 11-13; bir üye karşı oy kullandı). Halil Tunç kararı (28.5.2025) da aynı yöndedir. AİHM kararlarında başvurucu olarak yer almayan kişi bu nedenle Yalçınkaya'ya dayanarak CMK m. 311/1-f yoluyla yenileme isteyemez; bu yol kişinin kendi başvurusunda verilmiş bir ihlal kararını gerektirir.

Mahkemenin yenileme istemini nasıl incelediği ve ret kararına karşı başvurulacak yollar ihlal kararından sonra yeniden yargılama yazısında anlatılıyor.

Dosyası süren kişi Yargıtay'ın aradığı araştırmaları talep eder

AİHM, Türk makamlarının bu kararın sonuçlarını özellikle derece mahkemelerinde süren davalarda gözetmesi gerektiğini belirtti ve AİHS m. 46'nın Anayasa m. 90/5 uyarınca Türk hukukunda bağlayıcı olduğunu hatırlattı (§ 418). Yargıtay 3. Ceza Dairesi de 2024'ten itibaren, yazışmalarında örgütsel içerik bulunmayan ByLock kullanıcıları için yapılması gereken araştırmaları kararlarında sıraladı. Anayasa Mahkemesinin Ali Bayram İskender kararında aktardığı bu kararlara göre mahkeme (§§ 19–25):

  • ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında sanığı ekleyen, sanığın eklediği ve onunla irtibatlı görünen kişilerin kimliklerini belirler; bunlar hakkında soruşturma veya kovuşturma olup olmadığını araştırır, varsa sanıkla ilgili beyanlarını getirtir ve gerektiğinde onları tanık olarak dinler;
  • UYAP'taki örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında bir beyan bulunup bulunmadığını araştırır;
  • elde ettiği delilleri CMK m. 217 uyarınca sanığa ve müdafiine okur, diyeceklerini sorar ve kararında tartışır.

Yargıtay, ByLock tutanağında örgütsel içerik ve kod adı bulunmayan, başka örgüt mensubu ekli olmayan ve bilgi havuzunda hakkında beyan bulunmayan sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğini de belirtti (Yargıtay 3. CD, 17.3.2025, E. 2022/15071, K. 2025/8640; 21.4.2025, E. 2022/19300, K. 2025/12161).

Sanık veya müdafii bu araştırmaların yapılmasını ilk derece mahkemesinde açıkça talep eder. Talep reddedilir ya da cevapsız kalırsa bunu istinaf ve temyiz dilekçesinde ayrı bir başlık olarak yazar; bu kayıt ileride Anayasa Mahkemesine yapılacak başvurunun da dayanağı olur.

Anayasa Mahkemesi araştırma yapılmadan kurulan mahkûmiyette ihlal buluyor

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 25 Eylül 2025'te Ali Bayram İskender kararında, ByLock tespiti, Bank Asya hesabı, sendika üyeliği ve çocuklarının okulu gerekçe gösterilerek verilen bir mahkûmiyeti inceledi (§§ 6–8). Mahkeme, Yargıtay'ın aradığı araştırmalar yapılmadığı için başvurucunun ByLock'u örgütsel iletişim amacıyla kullanmadığı iddiasının, sonucu değiştirebilecek nitelikte olduğu hâlde karşılanmadığını belirledi; gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılmasına karar verdi (§§ 57–58, 63).

Genel Kurul 24 Şubat 2026'da Ramazan Çakır kararında aynı sonuca ulaştı. Dosyada başvurucuyu örgüt içinde tanıdığını söyleyen şüpheli beyanları bulunuyordu; mahkemeler ise ByLock yazışmalarının örgütsel nitelikte olup olmadığını ve bağlantı listesindeki kişileri araştırmamıştı (§§ 12, 56–57).

Anayasa Mahkemesi, ihlal kararının davanın beraat ya da mahkûmiyetle sonuçlanması gerektiği anlamına gelmediğini; yeniden yargılamada dosyadaki ve sonradan gelen delilleri derece mahkemesinin değerlendireceğini vurguluyor (İskender, § 64). Başvuru, kesin kararın öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır; süreyi bireysel başvuru süresi hesaplama sayfasında görebilirsiniz. Anayasa Mahkemesinin kararından sonra AİHM'e başvuru süresi ise dört aydır.

Sık sorulanlar

Yalçınkaya kararı hakkında sık sorulan sorular

Yalçınkaya kararından sonra ByLock mahkûmiyetleri ortadan kalktı mı?

Kesinleşmiş bir mahkûmiyet, o dosyada yargılama yenilenene kadar hüküm ifade eder. AİHM kararı mahkûmiyeti kendisi kaldırmaz; kişinin kendi başvurusunda verilen kesin ihlal kararı ya da Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı yeniden yargılamanın yolunu açar. Yenileme istemi infazı kendiliğinden durdurmaz; mahkeme infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar verebilir (CMK m. 312).

Yalçınkaya kararı tazminat hakkı verir mi?

AİHM, Yalçınkaya'da manevi zarar için ihlal tespitinin kendisini yeterli giderim saydı ve yalnız başvurucunun masraf ve giderleri için 15.000 avro ödenmesine hükmetti. Demirhan ve diğerleri ile sonraki toplu kararlarda masraf da verilmedi. Bu dosyalarda kişinin elde ettiği asıl hak, yargılamanın yenilenmesini isteyebilmektir.

AİHM'deki başvurum sürerken yargılamanın yenilenmesini isteyebilir miyim?

CMK m. 311/1-f'ye dayanan yenileme, kişinin kendi başvurusunda verilmiş kesinleşmiş bir AİHM kararını ya da dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon nedeniyle verilen düşme kararını arar. Başkasının dosyasında verilen Yalçınkaya kararı bu bende dayanak olmaz.

Yalnız Bank Asya hesabı veya sendika üyeliği mahkûmiyete yeter mi?

AİHM, bu işlemlerin yapıldıkları tarihte hukuka uygun olduğunu ve mahkemelerin bunların neden suç delili sayıldığını açıklaması gerektiğini belirtti; sendika ve dernek üyeliğinin destekleyici delil olarak kullanılmasını örgütlenme özgürlüğünün ihlali saydı. Yasak kararında da o dönemde dinî bir topluluk olarak algılanan bir yapıya mensup olmanın tek başına kastı göstermediğini vurguladı.

AİHM'e başvurmamış kişi Yalçınkaya kararından nasıl yararlanır?

Dosyası istinaf veya temyizde süren kişi, mahkemeden Yargıtay'ın aradığı araştırmaların yapılmasını ister; mahkemeler AİHM'in ölçütlerini gözetmekle yükümlüdür. Mahkûmiyeti kesinleşen kişi kesin kararı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapabilir.

Yeniden yargılamada beraat kararı verilir mi?

Sonucu yeniden yargılamayı yapan mahkeme belirler. Anayasa Mahkemesi, ihlal kararının beraat ya da mahkûmiyet yönünde bir tutum anlamına gelmediğini, mahkemenin dosyadaki ve sonradan gelen delilleri yeniden değerlendireceğini açıkça belirtiyor. Yargıtay ise ByLock tutanağında örgütsel içerik bulunmayan ve başka delili olmayan sanıklar için beraat gerektiğine karar veriyor.

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, m. 6, 7, 11, 28, 44 ve 46
  2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 217, 311, 312 ve 318
  3. AİHM, Yüksel Yalçınkaya/Türkiye [BD], B. No: 15669/20, 26.9.2023
  4. AİHM, Demirhan ve diğerleri/Türkiye, B. No: 1595/20 ve diğerleri, 22.7.2025
  5. AİHM, Yasak/Türkiye [BD], B. No: 17389/20, 5.5.2026
  6. AYM, Fatih Dilbaz [GK], B. No: 2024/11, 17.4.2025
  7. AİHM, Parun ve diğerleri/Türkiye, B. No: 9991/20 ve diğerleri, 29.9.2026
  8. AYM, Ali Bayram İskender [GK], B. No: 2020/31370, 25.9.2025
  9. AYM, Ramazan Çakır [GK], B. No: 2019/6030, 24.2.2026
  10. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/15071, K. 2025/8640, 17.3.2025 (AYM, Ali Bayram İskender, § 23'te aktarıldığı biçimiyle)