AİHM, Akgün/Türkiye kararında (20.7.2021) yalnızca ByLock kullanıcısı olduğu tespitine dayanılarak tutuklanan başvurucu hakkında, tutuklama anında makul şüphe bulunmadığına ve Sözleşme'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine karar verdi. Mahkemeye göre sorun ByLock delilinin kendisi değil, hâkimin önüne getirilen bilginin yetersizliğiydi.
AİHM 2022–2026 arasında Akgün'e dayanan 19 komite kararıyla 2.074 başvurucu hakkında aynı ihlali tespit etti.
Makul şüphe, tutuklama anında hâkimin önündeki bilgilerle ölçülür
Makul şüphe, objektif bir gözlemciyi kişinin isnat edilen suçu işlemiş olabileceğine ikna edecek olgu ya da bilgilerin varlığını gerektirir (§ 152). AİHM bu şartı tutuklama kararının verildiği tarihte mevcut olan ve tutuklamaya karar veren hâkimin önüne getirilen bilgilere göre inceler (§ 154). Bilgiler somut olmalı, kişiye yüklenen eylemi ve bu eylemin suçla bağlantısını göstermelidir (§ 155). “Dosya kapsamı” gibi genel atıflar yeterli değildir (§ 156).
Mahkeme incelemesini üç soruya ayırdı: ByLock kullanımı şüphenin tek dayanağı mıydı; tutuklamaya karar veren hâkim ByLock'un niteliği hakkında yeterli bilgiye sahip miydi; başvurucunun ByLock kullandığını gösteren yeterli delil var mıydı (§ 163)?
Tek sayfalık ve tarihsiz bir tespit makul şüphe sayılmadı
Hükûmet de başvurucu da şüphenin yalnızca ByLock tespitine dayandığını kabul etti (§§ 165-166). AİHM, şifreli bir örgüt içi iletişim aracının kullanıldığını gösteren elektronik delilin organize suçla mücadelede önemli olduğunu ve tutuklamayı başlangıçta dayandırabileceğini kabul etti; ancak bu delil tek dayanaksa hâkimin onun hakkında yeterli bilgiye sahip olması gerektiğini belirtti (§ 167).
Hükûmetin sunduğu bilirkişi raporlarının ve yüksek mahkeme kararlarının çoğu tutuklamadan sonra düzenlenmişti; bunlar dikkate alınmadı (§§ 169-171). HSYK'nın Ağustos 2016 kararları ise ByLock'un yalnızca örgüt mensuplarınca kullanıldığını göstermiyordu. Mahkemeye göre şifreli bir iletişim aracını indirmek ya da kullanmak tek başına yasa dışı bir faaliyete işaret etmez; bunun için mesajların içeriği ya da kullanımın bağlamı gibi başka unsurlar gerekir (§§ 172-174).
Başvurucu hakkındaki tek delil, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının başvurucunun ByLock “kırmızı listesinde” bulunduğuna ilişkin tespitiydi. Bu belge tek sayfaydı, tarihsizdi, düzenleyeni belli değildi ve dayandığı verileri göstermiyordu (§ 178); kullanımın tarihini ve sıklığını da içermiyordu (§ 180). Sulh ceza hâkimi CMK m. 100'ün sözlerini tekrarlamakla yetinmiş, itiraz mercii ve Anayasa Mahkemesi bu eksikliği gidermemişti; Anayasa Mahkemesi tutuklamadan sonra düzenlenen iddianameye dayanmıştı (§§ 175-176). Mahkeme, olağanüstü hâlin yetkililere makul şüphe şartı bakımından açık çek vermediğini de belirtti (§ 184).
Anayasa Mahkemesi ise Aydın Yavuz ve diğerleri kararında ByLock'un kullanılmasını ya da cihaza yüklenmesini soruşturma makamlarınca FETÖ/PDY ile ilgi bakımından bir belirti olarak değerlendirilebilir saymıştı ([GK], 20.6.2017, § 267). Başvurucunun Anayasa Mahkemesine yaptığı başvuru bu yaklaşımla açıkça dayanaktan yoksun bulunmuştu (Akgün, §§ 20-21).
Komite kararları ölçütü Bank Asya ve yayın aboneliğine de uyguladı
AİHM Akgün'den sonra benzer başvuruları üç yargıçlı komitelerde topluca karara bağladı. Aşağıdaki tablo, Akgün'e atıf yapan ve ilk tutuklamada makul şüphe bulunmadığı gerekçesiyle 5/1 ihlali tespit eden komite kararlarını yıllara göre gösteriyor. Sayım HUDOC'ta 6 Ekim 2026'ya kadar yayımlanan Türkiye kararlarından yapıldı.
| Yıl | Komite kararı | Başvurucu |
|---|---|---|
| 2022 | 4 | 185 |
| 2023 | 3 | 140 |
| 2024 | 8 | 1.438 |
| 2025 | 3 | 234 |
| 2026 | 1 | 77 |
| Toplam | 19 | 2.074 |
En kalabalık karar 314 başvurucuyu kapsayan Duymaz ve Diğerleri kararı (25.6.2024). Bu kararda tutuklamalar ByLock kullanımının yanında Bank Asya'daki hesap hareketlerine, yayın aboneliklerine, F seri bir dolarlara ve örgütle bağlantılı kurumlarda çalışma ya da üyeliğe dayanıyordu. AİHM bu unsurları, başka bilgi bulunmadığında hukuka uygunluk karinesinden yararlanan dolaylı unsurlar olarak gördü; tanık beyanlarında da somut olgu bulunmadığını tespit etti (§ 9). Başvurucuların yargı mensubu olmaması sonucu değiştirmedi (§ 10). Diğer 5. madde şikâyetleri, hâkim ve savcılara ilişkin Turan ve Diğerleri kararındaki gerekçeyle incelenmedi (§ 11).
Tutuklamaya itirazda kararın gösterdiği eksiklikler
Akgün ve izleyen kararlar, tutuklama kararında ve itiraz incelemesinde aranacak noktaları somutlaştırıyor:
- Kararda CMK m. 100'ün sözlerinin ya da “dosyadaki delillerin” anılmasıyla yetinilmiş mi, yoksa delil tek tek değerlendirilmiş mi (Akgün, § 175; Duymaz, § 8)?
- ByLock tespiti hâkimin önündeki dosyada var mı; tespitin tarihi, düzenleyeni, kullanım tarihleri ve sıklığı belli mi (Akgün, §§ 178-180)?
- Şüpheyi destekleyen ve tutuklama tarihinde dosyada bulunan başka bir olgu, örneğin mesaj içeriği ya da somut tanık beyanı var mı (Akgün, § 173; Duymaz, § 9)?
Kuvvetli suç şüphesinin iç hukuktaki anlamı tutuklama nedenleri, itiraz usulü tutukluluğa itiraz yazısında anlatılıyor. ByLock'a dayanan mahkûmiyetler ise ayrı bir sorundur; Büyük Dairenin bu konudaki kararı Yalçınkaya kararı yazısında.
Akgün kararı hakkında sık sorulan sorular
Akgün kararı ByLock'a dayanan her tutuklamayı hukuka aykırı saydı mı?
Hayır. AİHM, yalnızca bir suç örgütünün iç iletişimi için tasarlanıp kullanılan şifreli bir uygulamanın kullanıldığını gösteren elektronik delilin tutuklamayı başlangıçta geçerli olarak dayandırabileceğini kabul etti. Ancak bu delil şüphenin tek dayanağıysa hâkimin, uygulamanın niteliği ve kişinin kullanımı hakkında yeterli bilgiye sahip olması gerekir (§ 167).
Hangi tarihteki bilgiler esas alınır?
Tutuklama kararının verildiği tarihte mevcut olan ve tutuklamaya karar veren hâkimin önüne getirilen bilgiler (§§ 154, 169). Sonradan düzenlenen bilirkişi raporları, yüksek mahkeme kararları ve iddianame makul şüphenin varlığını geriye dönük olarak gösteremez (§§ 171, 176).
Bank Asya hesabı ya da yayın aboneliği makul şüphe sayıldı mı?
İzleyen komite kararlarında hayır. Duymaz ve Diğerleri kararında AİHM, Bank Asya'daki hesap hareketlerini, yayın aboneliklerini, F seri bir dolarları ve kurum üyeliklerini, başka bilgi bulunmadığında hukuka uygunluk karinesinden yararlanan dolaylı unsurlar olarak değerlendirdi (25.6.2024, § 9).
Akgün kararı mahkûmiyetleri etkiler mi?
Karar ilk tutuklamaya ilişkindir; mahkûmiyet hükmünü incelemez. ByLock'a dayanan mahkûmiyetlerde kanunilik ve adil yargılanma sorunları Büyük Dairenin Yüksel Yalçınkaya kararında ele alındı.
AİHM ne kadar tazminata hükmetti?
Akgün kararında 12.000 avro manevi tazminat ve 1.000 avro masraf (20.7.2021). İzleyen komite kararlarında talepte bulunan başvurucuların her birine manevi tazminat ve masrafları birlikte karşılayan 5.000 avro verildi.

