Uzun süren davalar ve icra takipleri sonunda alacak faiziyle birlikte tahsil edilse bile, yıllar içindeki enflasyon karşısında alacağın gerçek değeri eriyebiliyor. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 8 Temmuz 2025 tarihli Caner Şafak kararında bu sorunun yapısal olduğunu tespit etti. Kanuni ve temerrüt faizi enflasyonun altında kalıyor; Yargıtay içtihadı nedeniyle munzam zarar davası da değer kaybını karşılamıyor. Mahkeme mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verdi, pilot karar usulünü uyguladı, kararı TBMM'ye bildirdi ve benzer başvuruları altı ay erteledi. Bu yazı kararın olaylarını, gerekçesini ve alacaklıların izleyebileceği yolu anlatıyor.

Pilot karar usulü AYM'de pilot karar yazısında; Anayasa Mahkemesinin genel tazminat uygulaması AYM'de tazminat talebi yazısında.

Olay: on yılda eriyen alacak

TarihGelişme
9.11.2010Başvurucu bankaya karşı 48.854 TL asıl alacak için icra takibi başlattı; itiraz üzerine itirazın iptali davası açtı
30.1.2020Tüketici mahkemesi davayı kısmen kabul etti; asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 faiz işletilmesine karar verdi
2.7.2020Banka icra dosyasına 119.114,76 TL ödedi; başvurucuya göre bunun asıl alacak ve faize karşılık gelen kısmı yaklaşık 92.822,60 TL'ydi
17.12.2020Başvurucu, alacağının faizi aşan biçimde değer kaybettiğini ileri sürerek TBK m. 122'ye göre munzam zarar davası açtı
9.3.2021 - 12.3.2024Dava reddedildi; istinaf gerekçeyi değiştirip reddetti, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi onadı: zarar ülkenin ekonomik koşullarından bağımsız, alacaklının kendi özel koşullarına göre somutlaştırılıp ispatlanmalıydı

Başvurucu, teslim edilmeyen bir konut için yaptığı ödemelerden kredi veren bankanın da sorumlu olduğunu ileri sürmüş ve davayı kazanmıştı. Alacak 2010'daki takipten on yıl sonra ödendi (Caner Şafak, §§ 7-14).

Faiz neden yetmedi?

Geç ödenen alacakların enflasyon kaybını telafi etmek için kanun koyucunun öngördüğü yol 3095 sayılı Kanun'daki kanuni faiz ve temerrüt faizidir. Ancak Mahkemenin karara eklediği tablolara göre kanuni faiz ve sözleşmede belirlenmemiş temerrüt faizi 2009'dan Haziran 2024'e kadar yıllık %9'da kaldı; 1 Haziran 2024'ten itibaren %24'e çıktı. Anayasa Mahkemesi bu düzenlemeyi 2025'te sözleşmeden kaynaklanmayan borçlar yönünden iptal etti; 7589 sayılı Kanun'la 31.7.2026'dan itibaren kanuni faiz Merkez Bankası reeskont oranının yüzde sekseni olarak belirleniyor (yasal faiz 2026). Aynı dönemde yıllık TÜFE 2021'de %36,08, 2022'de %64,27, 2023'te %64,77 ve 2024'te %44,38 oldu (§§ 59-61).

Mahkemeye göre bu oranlar enflasyonla bağlantılı olarak belirlenmemişti ve faiz yolu, enflasyon karşısındaki değer kaybını önlemede teorik düzeyde dahi başarı şansı sunmuyordu. Başvurucunun geç kavuştuğu alacağı enflasyon karşısında açıkça değer kaybetmişti (§§ 59, 62).

Munzam zarar davası neden etkili değil?

Faizi aşan zararlar için Türk Borçlar Kanunu'nun 122. maddesi (mülga 818 sayılı Kanun m. 105) munzam zarar davasını öngörüyor. Anayasa Mahkemesi daha önce ANO İnşaat ve Esen Mepa ve diğerleri kararlarında bu davayı etkili bir yol saymış ve dava açılmadan yapılan başvuruları iç hukuk yolları tüketilmediği için kabul edilemez bulmuştu (§ 64).

Yargıtay içtihadı ise iki yönde ilerledi. Bazı kararlarda enflasyon olgusu zararın ispatı için yeterli görüldü (ör. Hukuk Genel Kurulu, 10.11.1999, E.1998/13-353, K.1999/929). Hukuk Genel Kurulunun 29.3.2022 tarihli ve E.2021/11-938, K.2022/401 sayılı kararıyla ise munzam zararın enflasyon olgusundan bağımsız, ayrı ve somut bir zararın karşılanmasına ilişkin bir yol olduğu kabul edildi; 6. Hukuk Dairesi dışındaki daireler bu görüşü izledi (§§ 22-23, 63-64). Anayasa Mahkemesi bu durumda munzam zarar davasının da enflasyon kaybının tazmini bakımından teorik düzeyde başarı şansı sunmadığına, hukuk sisteminde etkili bir yol bulunmadığına ve Anayasa'nın 35. maddesiyle bağlantılı olarak 40. maddesindeki etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi (§§ 65-66).

Pilot karar, TBMM'ye bildirim ve erteleme

  • Yapısal sorun. Aynı konuda Anayasa Mahkemesine yapılan başvuruların sayısı her geçen gün artıyordu. Tek tek ihlal kararı vermek benzer ihlalleri sona erdirmeyeceği için Mahkeme, özel hukuk kişileri arasındaki alacakların enflasyon karşısında değer kaybını önleyecek açık bir kanuni düzenleme yapılması gerektiğini belirtti (§§ 78-79).
  • TBMM'ye bildirim. Karar, yapısal sorunun çözümü ve başvurucunun da aralarında bulunduğu kişilerin zararlarının giderilmesine imkân tanıyacak bir düzenleme yapılması için TBMM'ye bildirildi (§§ 80, 82).
  • Altı ay erteleme. Kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı 29 Eylül 2025'e kadar yapılmış ve sonradan yapılacak aynı nitelikteki başvuruların incelenmesi yayımdan itibaren altı ay ertelendi (§ 81; İçtüzük m. 75/5). Süre içinde yapısal sorun çözülmezse benzer başvurular topluca karara bağlanabilecek (§ 75).
  • Tazminat ve giderler. TBMM'ye bildirim yapıldığı için tazminat talebi reddedildi; 3.518,70 TL başvuru harcı ve 30.000 TL vekâlet ücretinin ödenmesine hükmedildi (§ 83 ve hüküm).

Pilot karar usulünün uygulanması, TBMM'ye bildirim ve erteleme kısımlarında Selahaddin Menteş, Muhterem İnce ve Ömer Çınar karşı oy kullandı; ihlal sonucuna ise katıldılar (hüküm ve karşı oy).

Alacaklılar için yol

  • Süren davada faiz talebi. Faizin türü ve başlangıç tarihi dava ya da takip aşamasında doğru belirlenmeli. Ticari işlerde, Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı oran daha yüksekse temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir (3095 sayılı Kanun m. 2). Caner Şafak'ta ilk derece mahkemesi, başvurucunun yasal faize hükmedilmesini temyiz etmediğini ayrıca vurgulamıştı (§ 11).
  • Kesinleşmiş ret kararı. Değer kaybı şikâyeti kesin bir kararla reddedildiyse, kesin kararın öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde bireysel başvuru yapılabilir (bkz. AYM başvuru süresi ne zaman başlar). Başvuru formunda şikâyet, mülkiyet hakkı ve etkili başvuru hakkı bakımından açıkça ileri sürülmeli.
  • Gelişmeleri izleme. Kanun koyucunun pilot karar üzerine düzenleme yapıp yapmadığı ve Mahkemenin ertelenen başvurular hakkında vereceği toplu kararlar ayrıca izlenmelidir.
Sık sorulanlar

Caner Şafak pilot kararı hakkında sık sorulan sorular

AYM Caner Şafak kararı nedir?

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 8 Temmuz 2025 tarihli ve 2024/41763 başvuru numaralı pilot kararıdır; 29 Eylül 2025'te Resmî Gazete'de yayımlandı. Mahkeme, özel hukuk kişileri arasındaki bir alacağın geç ödenmesi nedeniyle enflasyon karşısında uğradığı değer kaybını karşılayacak etkili bir hukuk yolunun bulunmadığını tespit etti ve mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi.

Munzam zarar davası enflasyon kaybını karşılar mı?

Anayasa Mahkemesine göre bugünkü uygulamada karşılamıyor. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.3.2022 tarihli kararından sonra Yargıtay dairelerinin büyük kısmı, munzam zararın enflasyon olgusundan bağımsız, alacaklının kendi özel durumuna ilişkin somut bir zarar olarak ispatlanmasını arıyor. Mahkeme bu nedenle TBK m. 122'deki munzam zarar davasının enflasyon kaybının tazmini bakımından teorik düzeyde dahi başarı şansı sunmadığını belirtti.

Pilot karar ne anlama geliyor?

Mahkeme ihlalin yapısal bir sorundan kaynaklandığını tespit etti, sorunun çözümü için kararı TBMM'ye bildirdi ve aynı konudaki başvuruların incelenmesini kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren altı ay süreyle erteledi. Bu süre içinde yapısal sorun çözülmezse benzer başvuruların topluca karara bağlanması mümkün hâle geliyor. Pilot karar usulüne ilişkin kısımlarda üç üye karşı oy kullandı.

Caner Şafak kararında tazminat verildi mi?

Hayır. Mahkeme, başvurucunun da aralarında bulunduğu kişilerin zararlarının giderilmesine imkân tanıyacak bir düzenleme yapılması için kararı TBMM'ye bildirdiğinden tazminat talebini reddetti; başvuru harcı ve 30.000 TL vekâlet ücretinin ödenmesine hükmetti.

Alacağı enflasyon karşısında eriyen kişi ne yapabilir?

Alacak davası sürüyorsa faiz türü ve başlangıç tarihi doğru talep edilmeli; ticari işlerde Merkez Bankasının avans faizine göre temerrüt faizi istenebilir. Değer kaybına ilişkin şikâyet kesinleşmiş bir yargı kararıyla sonuçlandıysa, kesin kararın öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir. Mahkeme, aynı konudaki başvuruları pilot karar kapsamında topluca karara bağlayabiliyor.

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. AYM, Caner Şafak [GK], B. No: 2024/41763, 8.7.2025 (RG 29.9.2025)
  2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 29.3.2022, E.2021/11-938, K.2022/401 ve 10.11.1999, E.1998/13-353, K.1999/929 (Caner Şafak, §§ 22-23'te aktarıldığı şekliyle)
  3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 122; 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m. 1-2
  4. Anayasa m. 35 ve 40; Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü m. 75/5