Anayasa Mahkemesi, bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve el koymayı düzenleyen CMK m. 134'ü 12 Şubat 2026 tarihli kararıyla iptal etti. Karar 25 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı. İptal dokuz ay sonra, 25 Şubat 2027'de yürürlüğe girecek. Mahkemeye göre sorun aramanın kendisi değil, elde edilen kişisel verilerin yargılama bittikten sonra saklanması, silinmesi ve sınırlandırılmasına dair kanunda hiçbir güvence bulunmaması. Bu yazı kararın hangi hükümleri iptal ettiğini, gerekçesini, karşı oyu ve iptalin süren davalara etkisini anlatıyor.
Telefon ve bilgisayar incelemesinin bugünkü şartları telefon incelemesi yazısında; iptal kararlarının genel etkisi Anayasa Mahkemesi iptal kararı ne zaman yürürlüğe girer yazısında.
Hangi hükümler iptal edildi?
Kuralı, kaçakçılık suçundan açılan bir davaya bakan Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesi itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine götürdü; mahkeme kuralın Anayasa'nın 2. ve 20. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürdü. Anayasa Mahkemesi ilk incelemede bazı ibareler bakımından başvuruyu reddetti. Cumhuriyet savcısının gecikmesinde sakınca bulunan hâllerdeki yetkisine ilişkin ibare, 7145 sayılı Kanunla eklenen cümleler ve "işlemin uzun sürecek olması" ibaresi, aynı hükümler hakkında daha önce verilmiş esas ret kararları nedeniyle on yıl geçmeden yeniden incelenemedi (Anayasa m. 152/4). 5. fıkra ise davada uygulanacak kural olmadığı için incelenmedi (§ 11).
| Hüküm | Konusu | Sonuç |
|---|---|---|
| m. 134/1, 1. cümle | Hâkim kararıyla şüphelinin kullandığı bilgisayar, program ve kütüklerde arama, kopya çıkarma ve kayıtları metne dönüştürme | İptal, 5'e karşı 10 oy |
| m. 134/2, 1. cümle | Şifre çözülemediğinde ya da gizlenmiş bilgilere ulaşılamadığında çözüm ve kopya için araç ve gereçlere el koyma | İptal, 5'e karşı 10 oy |
| Maddenin kalan kısmı | Bu iki cümlenin iptaliyle uygulanma imkânı kalmayan diğer hükümler (yedekleme, yedeğin bir kopyasının şüpheliye verilmesi dahil) | 6216 m. 43/4 uyarınca iptal, oybirliği |
| Yürürlük | İptal hükümleri kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girer | Oybirliği; RG 25.5.2026, yürürlük 25.2.2027 |
Mahkeme iki temel cümlenin iptaliyle maddenin geri kalanının uygulanma imkânının kalmadığını belirterek kalan kısmı da 6216 sayılı Kanun m. 43/4 uyarınca iptal etti (§§ 69-71). Sonuç olarak 25 Şubat 2027'de CMK m. 134'ün tamamı yürürlükten kalkacak. Karşı oy kullanan beş üye İrfan Fidan, Muhterem İnce, Yılmaz Akçil, Ömer Çınar ve Metin Kıratlı'dır (hüküm).
Gerekçe: saklama ve silme güvencesi yok
Anayasa Mahkemesi kuralları Anayasa'nın 13. maddesi ve 20. maddesindeki özel hayata saygı ile kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı bakımından inceledi. Değerlendirme üç adımda ilerledi:
- Amaç ve gereklilik. Kayıtların kopyalanması, çözülmesi ve metne dönüştürülmesi delillerin sağlıklı biçimde elde edilmesine ve suçla etkin mücadeleye katkı sağlar; kurallar meşru bir amaç taşır. Şifreli ya da gizlenmiş verilere arama anında ulaşılamayabileceği için el koyma tedbiri de elverişli ve gerekli sayıldı (§§ 37-42).
- Var olan güvenceler. Mahkeme, kişisel verilerin işlenmesinin şeffaflığı, veri sahibinin verilerine erişimi, verilerin doğru ve güvenli tutulması, amaçla sınırlılık ve yargı yoluna başvurma imkânı gibi güvencelerin CMK'nın diğer hükümleriyle sağlandığını kabul etti. Arama ve el koymaya karşı itiraz yolu ile CMK m. 141 uyarınca tazminat davası açma imkânı da bulunuyordu (§§ 48-59).
- Eksik güvence. Verilerin yargılama süresince saklanması adil yargılanma ve maddi gerçek için zorunludur; kesin hükümden sonra da infaz ya da yargılamanın yenilenmesi gibi nedenlerle saklanması gerekebilir. Ancak kanunda kesin hükümden sonra verilerin saklanmasına, silinmesine, bunun süre ve usulüne, silinmediği hâlde işlenmesinin nasıl sınırlandırılacağına ve ilgilinin bu konudaki haklarına dair hiçbir düzenleme yoktur; verilerin yer aldığı dava dosyalarının saklanma şartları ve süresi de kanunda düzenlenmemiştir (§§ 60-66).
Mahkeme bu noktada Avrupa Birliğinin 2016/680 sayılı Direktifine de atıf yaptı: Kişisel veriler işlendikleri amaç için gerekenden uzun saklanmamalı; delil amacıyla tutulmaları gerekiyorsa işlenmeleri sınırlandırılmalıdır (§ 63). Sonuç: Kurallarla getirilen sınırlama orantısızdır ve Anayasa'nın 13. ve 20. maddelerine aykırıdır (§§ 67-68). İptalle doğacak boşluk kamu yararını zedeleyeceği için yürürlük dokuz ay ertelendi (§ 73).
Karşı oy
Beş üyeye göre kurallar, şüphelinin delillerden haberdar olması, delillere ve raporlara erişmesi ve güvenilirliklerini sınaması bakımından yeterli güvence içeriyordu. Karşı oy, verilerin kesin hükümden sonra da saklanmasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı, yargılamanın yenilenmesi ve bireysel başvuru gibi yollar nedeniyle süre sınırı olmadan gerekebileceğini ve bunun veri sahibinin lehine de sonuç doğurabileceğini vurguladı. Ayrıca yargı makamlarının veri işlemesinin 6698 sayılı Kanun m. 28/1-d ile o Kanunun kapsamı dışında bırakıldığını, dava dosyalarının saklanma koşul ve sürelerinin ise 11 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve Devlet Arşiv Hizmetleri Hakkında Yönetmelik ile düzenlendiğini belirterek konuya ilişkin mevzuat bulunmadığı görüşüne katılmadı (karşı oy, §§ 4-10).
25 Şubat 2027'ye kadar ve sonrasında
Erteleme süresince. İptal kararı yürürlüğe girene kadar CMK m. 134 uygulanmaya devam eder; hâkim kararıyla arama, kopyalama ve el koyma yapılabilir. Anayasa'ya göre erteleme hâlinde TBMM, iptalin doğurduğu boşluğu dolduracak kanun teklifini öncelikle görüşür (Anayasa m. 153/4).
Önceki işlemler. İptal kararları geriye yürümez (Anayasa m. 153/5). İptal yürürlüğe girmeden önce kurala uygun yapılmış arama ve el koymalar bu nedenle kendiliğinden geçersiz hâle gelmez. Anayasa Mahkemesine göre ise iptal yürürlüğe girdikten sonra Anayasa'ya aykırılığı saptanan bir kural artık uygulanma alanı bulamaz (bkz. iptal kararının süren davalara etkisi).
Kanun koyucu düzenleme yapmazsa. 25 Şubat 2027'de maddenin tamamı yürürlükten kalkar. Daha önce iptal edilen bazı kurallarda erteleme süresi içinde yeni düzenleme yapılmadığı görüldü; Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği 5651 sayılı Kanun m. 9 ve TCK m. 220/6 bunun örnekleridir.
Dijital delilde savunmanın dikkat edeceği noktalar
- Kararın şartları. CMK m. 134/1 bugün de somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığını ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmamasını arıyor. Savcı kararıyla yapılan işlemlerde kararın 24 saat içinde hâkim onayına sunulup sunulmadığı kontrol edilmeli; onay verilmezse çıkarılan kopyalar ve metinler derhâl imha edilir.
- Yedek ve kopya. El koyma sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeği alınır ve bu yedekten bir kopya şüpheliye ya da vekiline verilip tutanağa geçirilir (m. 134/3-4). Kopyanın verilip verilmediği ve imaj ile doğrulama bilgileri dosyadan incelenmeli.
- Raporların tartışılması. Dijital inceleme raporları duruşmada okunmalı ve savunmaya diyecekleri sorulmalıdır (CMK m. 217). Verilerin güvenilirliği için bilirkişi incelemesi istenmesi ve talebin karara bağlanmasının önemi için bkz. Garson kodlaması ve ardışık arama delili.
- Hukuka aykırılık itirazı. Şartlara uyulmadan elde edilen dijital delillere karşı itiraz ilk derece, istinaf ve temyizde açıkça ileri sürülmeli (bkz. hukuka aykırı delil).
CMK 134 iptal kararı hakkında sık sorulan sorular
CMK 134 iptal mi edildi?
Evet. Anayasa Mahkemesi 12 Şubat 2026 tarihli ve E.2023/128, K.2026/36 sayılı kararıyla bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve el koymayı düzenleyen CMK m. 134'ün iki temel cümlesini Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti; maddenin uygulanma imkânı kalmayan kalan kısmını da iptal etti. Karar 25 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı.
CMK 134 iptal kararı ne zaman yürürlüğe girecek?
Anayasa Mahkemesi iptalin kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi. Karar 25 Mayıs 2026'da yayımlandığına göre iptal 25 Şubat 2027'de yürürlüğe girecek. O tarihe kadar CMK m. 134 yürürlükte kalıyor ve kanun koyucunun yeni bir düzenleme yapması bekleniyor.
CMK 134 neden iptal edildi?
Anayasa Mahkemesi kuralların meşru bir amaç taşıdığını, elverişli ve gerekli olduğunu ve kişisel verilere ilişkin birçok güvencenin bulunduğunu kabul etti. İptalin nedeni, arama ve el koyma ile elde edilen kişisel verilerin yargılama kesin hükümle bittikten sonra ne kadar ve nasıl saklanacağına, silinip silinmeyeceğine ve işlenmesinin nasıl sınırlandırılacağına dair kanunda hiçbir düzenleme bulunmamasıdır. Mahkeme bunu özel hayata saygı ve kişisel verilerin korunması hakkına orantısız bir sınırlama saydı.
Telefon ve bilgisayar incelemesi artık yapılamaz mı?
Yapılabilir. İptal 25 Şubat 2027'ye kadar yürürlüğe girmeyecek; bu tarihe kadar CMK m. 134'teki şartlarla arama, kopyalama ve el koyma kararı verilebilir. Erteleme süresi, iptalin doğuracağı boşluğun kanun koyucu tarafından doldurulması içindir. Bu süre içinde yeni bir düzenleme yapılmazsa madde yürürlükten kalkacak.
İptal kararı daha önce yapılan aramaları geçersiz kılar mı?
Anayasa'ya göre iptal kararları geriye yürümez; iptal yürürlüğe girene kadar kurala uygun olarak yapılmış işlemler bu nedenle kendiliğinden geçersiz hâle gelmez. Bir aramanın kendi dosyasında hukuka uygun yapılıp yapılmadığı ise kararın şartlarına, yedek ve kopya işlemlerine ve delillerin duruşmada tartışılmasına göre ayrıca değerlendirilir.
Başlıca hukukî kaynaklar
- AYM, E.2023/128, K.2026/36, 12.2.2026 (RG 25.5.2026, Sayı 33264)
- AYM, Basın duyurusu ND 15/26, 25.5.2026
- 5271 sayılı CMK m. 134, 141 ve 217; Anayasa m. 13, 20, 152 ve 153; 6216 sayılı Kanun m. 43/4 ve 66/3
- Avrupa Parlamentosu ve Konseyinin 27.4.2016 tarihli (AB) 2016/680 sayılı Direktifi

