AİHM İ.Ç./Türkiye (13.1.2026) ve Kandemir/Türkiye (3.2.2026) kararlarında, 15 Temmuz'dan sonra iş sözleşmesi feshedilen bir vakıf üniversitesi öğretim elemanı ile TÜBİTAK çalışanı hakkında iş mahkemelerinin fesih gerekçesini gerçekten incelemediğine karar verdi ve 6/1 ihlali buldu.
İki karar, Pişkin/Türkiye kararında (2020) konan ilkeyi kamu tüzel kişiliğine sahip vakıf üniversitesine ve savunma alanındaki hassas bir kuruma uyguluyor. Bu yazı üç kararı ve iş mahkemesi aşamasında dikkat edilmesi gerekenleri ele alıyor.
Pişkin: mahkeme kendini yetkisiz kılamaz
Başvurucu, İş Kanunu'na tabi bir sözleşmeyle Ankara Kalkınma Ajansında uzman olarak çalışıyordu (§ 4). Sözleşmesi 667 sayılı KHK'nın 4/1-g maddesine dayanılarak feshedildi. AİHM'e göre iş mahkemeleri kuramsal olarak uyuşmazlığı tam yetkiyle inceleyebilecekken, önlerindeki uyuşmazlıkla ilgili bütün olgusal ve hukuki meseleleri inceleme yetkisinden kendilerini yoksun bırakmıştı (§ 150). Başvurucunun iddiaları derinlemesine incelenmemiş, itirazlarının reddi gerekçelendirilmemişti. Başvurucu mahkemelerce gerçekten “dinlenmemişti” (§ 151).
AİHM, KHK'nın fesihten sonraki yargısal denetime bir sınırlama getirmediğini, olağanüstü hâlde de hukukun üstünlüğünün geçerli olduğunu vurguladı (§§ 152-153). 6/1'in yanında 8. maddenin de ihlal edildiğine karar verdi ve 4.000 avro ödenmesine hükmetti.
İ.Ç.: ByLock bildirimi ve toplanmayan delil
Başvurucu 2010'dan beri TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinin tarih bölümünde belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışıyordu. Üniversite kamu tüzel kişiliğine sahipti (§ 4). Sözleşmesi 8.8.2016'dan itibaren, yalnızca 667 ve 668 sayılı KHK'ların ilgili hükümlerine atıf yapılarak feshedildi (§ 7). Üniversite iş mahkemesinde, YÖK'ün 19 ve 23 Temmuz 2016 tarihli yazılarında başvurucunun adının ByLock kullanıcıları arasında yer aldığını bildirdiğini savundu (§ 10). Başvurucu ise bu gerekçenin fesih sırasında kendisine bildirilmediğini belirtti (§ 11).
Ankara İş Mahkemesi 21.3.2017'de feshin haklı nedene dayandığını belirterek tazminat talebini reddetti (§ 12). Bölge adliye mahkemesi, uyuşmazlık değeri kanuni sınırın altında kaldığı için istinaf başvurusunu incelemedi (§ 14). Anayasa Mahkemesi 14.2.2019'da adil yargılanma şikâyetini açıkça dayanaktan yoksun buldu (§ 16).
AİHM'e göre sorun, iş mahkemesinin işverenin dayandığı gerekçenin doğruluğuna ve gerçekliğine ilişkin bilgi ve belge toplamamasıydı. Dava bu yönüyle Yalçınkaya kararından ayrılıyordu (§§ 55-56). Başvurucu hakkında sonradan ceza soruşturması açılmış ve ByLock kullanımına ilişkin bilgiler toplanmıştı. Ancak bu deliller iş mahkemesi kararını verdikten çok sonra elde edilmiş, başvurucuya bildirilmemiş ve çelişmeli olarak tartışılmamıştı (§§ 59-60). AİHM 6/1'in ihlal edildiğine karar verdi (§ 63) ve ihlal tespitini yeterli giderim saydı.
Kandemir: hassas kurumda şüphe feshi
Başvurucu 2013'te TÜBİTAK-BİLGEM'de muhasebeci olarak işe başlamıştı. BİLGEM savunma sanayii güvenliği mevzuatına tabi, en yüksek gizlilik dereceli işler yürüten bir merkezdi (§§ 4, 7). Hükûmet, başvurucuyu işe alan merkez müdürünün sonradan FETÖ/PDY üyeliği ve casusluktan mahkûm olduğunu belirtti (§ 5). 30.8.2016'da yeni müdür, aralarında başvurucunun da bulunduğu 106 kişinin sözleşmesinin feshi için izin istedi (§ 8).
Gebze İş Mahkemesi feshin başvurucunun “somut bir eylemine” dayanmadığını kabul etti. Ancak darbe girişimi sonrasındaki ortam ve kurumun güven gerektiren niteliği nedeniyle feshi haklı nedenden geçerli nedene dönüştürdü ve tazminata hükmetti (§§ 16, 87). Yargıtay kararı onadı; Anayasa Mahkemesi 12.3.2019'da başvuruyu açıkça dayanaktan yoksun buldu (§§ 20, 22).
AİHM, davanın Pişkin'den farklı olduğunu kabul etti: kurum hassas bir alanda faaliyet gösteriyordu ve fesih KHK'ya değil İş Kanunu'na dayanıyordu (§ 85). Yine de Yargıtayın “şüphe feshi” içtihadının da işverenin somut olgulara ve nesnel unsurlara dayanmasını aradığını belirtti (§ 89). Başvurucunun davadaki temel iddiası şüphenin dayanaksız olduğuydu. İş mahkemesi genel değerlendirmelerle yetinmiş, başvurucu ile kurumun diğer çalışanlarına yüklenen olgular arasında bir bağ kurmamıştı (§ 91). Ulusal güvenlik kaygıları anlaşılırdı, ama bu mahkemeleri etkili denetim yükümlülüğünden kurtarmıyordu (§ 92). AİHM beşe karşı iki oyla 6/1'in ihlal edildiğine karar verdi; ihlal tespitini yeterli giderim saydı.
Kararlar tablosu
| Karar | Tarih | Başvurucu ve fesih | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|---|
| Pişkin | 15.12.2020 | Ankara Kalkınma Ajansı uzmanı; KHK 667 m. 4/1-g | 6/1 ve 8. madde ihlali | 4.000 avro |
| İ.Ç. | 13.1.2026 | Vakıf üniversitesi öğretim elemanı; ByLock bildirimi | 6/1 ihlali | İhlal tespiti yeterli |
| Kandemir | 3.2.2026 | TÜBİTAK-BİLGEM muhasebecisi; güvenlik şüphesi | 6/1 ihlali (beşe karşı iki) | İhlal tespiti yeterli |
İ.Ç. ve Kandemir dosyalarında Anayasa Mahkemesi adil yargılanma şikâyetini açıkça dayanaktan yoksun bulmuştu (İ.Ç., § 16; Kandemir, § 22). Kamu görevinden KHK ile çıkarılanlara ilişkin Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 2025 ölçütü ayrı bir yazıda anlatılıyor.
Başvuruda dikkat edilecekler
İş mahkemesinde. Fesih bildiriminde gerekçe yoksa bu durum ayrıca ileri sürülmeli ve işverenden feshin dayanağı olan bilgi ve belgeler istenmeli; İ.Ç. kararında ihlal, mahkemenin bu belgeleri toplamamasından doğdu (§§ 11, 55). İşveren “şüphe” ileri sürüyorsa, şüphenin dayandığı somut olgunun ve çalışanla bağlantısının gösterilmesi talep edilmeli (Kandemir, §§ 89, 91). Uyuşmazlık değeri istinaf sınırının altında kalırsa ilk derece kararı kesinleşebilir (İ.Ç., § 14).
Anayasa Mahkemesinde. Adil yargılanma şikâyeti yanında özel hayata saygı hakkı da ayrıca ve açıkça ileri sürülmeli; bu yapılmadığında AİHM 8. madde şikâyetini incelemiyor (Kandemir, § 58; İ.Ç., § 66).
AİHM kararından sonra. 2026 tarihli iki kararda AİHM tazminat vermedi, ihlal tespitini yeterli saydı. AİHM'in ihlal kararı, hukuk davalarında da yeniden yargılama sebebidir; usul ihlal kararı sonrası yeniden yargılama yazısında anlatılıyor. ByLock delilinin ceza yargılamasındaki yeri Yalçınkaya kararı yazısında ele alınıyor.
OHAL'de iş sözleşmesinin feshi hakkında sık sorulan sorular
OHAL KHK'sına dayanan fesih iş mahkemesinde denetlenemez mi?
Denetlenir. AİHM'e göre 667 sayılı KHK fesihten sonra iş mahkemelerinin yapacağı yargısal denetime herhangi bir sınırlama getirmiyordu (Pişkin, § 152; İ.Ç., § 62; Kandemir, § 93). Olağanüstü hâlde de hukukun üstünlüğü geçerlidir; devlet geniş bir hukuki talepler grubunu denetimsiz biçimde mahkemelerin yetkisi dışına çıkaramaz (Pişkin, § 153).
ByLock listesinde adının bulunduğunun bildirilmesi fesih için yeterli mi?
İ.Ç. kararında üniversite, YÖK'ün başvurucunun adının ByLock kullanıcıları arasında bulunduğunu bildiren yazılarına dayanarak sözleşmeyi feshetmişti. İş mahkemesi bu bilginin doğruluğuna ilişkin bilgi ve belge toplamadan davayı reddetti. AİHM bunu 6/1 ihlali saydı (§§ 10, 55-56, 63). Ceza soruşturmasında sonradan toplanan deliller ise iş davasında başvurucuya hiç bildirilmemiş ve çelişmeli olarak tartışılmamıştı (§§ 59-60).
Hassas bir kurumda “şüphe feshi” yapılabilir mi?
Yapılabilir, ama somut olgulara dayanmalı. Kandemir kararında AİHM, savunma ve güvenlik alanındaki bir kurumun en küçük şüpheye bile tahammül edemeyebileceğini anlaşılır buldu. Ancak bunun mahkemeleri keyfîliği önleyen ve kişiye özgü değerlendirme sağlayan etkili denetim yükümlülüğünden kurtarmadığını belirtti (§ 92). Yargıtay içtihadı da şüphe feshinin somut olgulara ve nesnel unsurlara dayanmasını arıyor (§§ 32, 37, 89).
Fesih tazminatı ödendiyse başvurucu mağdur sayılır mı?
Kandemir kararında TÜBİTAK, iş mahkemesinin feshi geçerli nedene dayalı saymasından sonra başvurucuya kıdem ve fesih tazminatı olarak yaklaşık 5.240 avro ödemişti (§ 24). Hükûmet bu nedenle başvurucunun mağdur sıfatının kalmadığını ve başvuru hakkını kötüye kullandığını ileri sürdü. AİHM bu itirazları oybirliğiyle reddetti.
Anayasa Mahkemesine başvururken nelere dikkat edilmeli?
Şikâyet, adil yargılanma hakkının yanında özel hayata saygı hakkı (Anayasa m. 20) yönünden de ileri sürülmeli. Kandemir kararında başvurucu Anayasa Mahkemesinde özel hayat şikâyetinde bulunmadığı için AİHM 8. madde şikâyetini incelemedi (§ 58). İ.Ç. kararında da bu şikâyet iş mahkemesinde ileri sürülmediği için kabul edilemez bulundu (§ 66). Pişkin kararında ise 8. madde ihlali de tespit edilmişti.

