Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin içtihadı büyük ölçüde Türkiye kararlarıyla oluştu. 1998'den bu yana Anayasa Mahkemesince kapatılan partilerin başvurularında AİHM, bu yazıda ele alınan kararlardan Refah Partisi davası dışında hepsinde Sözleşme'nin 11. maddesindeki örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi. Mahkemeye göre partiler demokrasinin işleyişi için vazgeçilmez; onlara getirilen sınırlamalar ancak ikna edici ve zorlayıcı nedenlerle haklı gösterilebilir. Bu yazı AİHM'in parti kapatma kararlarını, Refah'ta koyduğu ölçütleri, kapatılan partilerin üyelerine uygulanan yaptırımları ve Anayasa'daki değişiklikleri anlatıyor.
Anayasa Mahkemesinin örgütlenme özgürlüğüne ilişkin bireysel başvuru kararları örgütlenme özgürlüğü, seçilme hakkına ilişkin kararları seçme ve seçilme hakkı sayfalarında.
Temel ilke: partiler için dar takdir alanı
AİHM'in ilk parti kapatma kararı Türkiye Birleşik Komünist Partisi (TBKP) davasında verildi. Mahkeme siyasi partilerin demokrasinin düzgün işlemesi için vazgeçilmez bir örgütlenme biçimi olduğunu ve şüphesiz 11. maddenin kapsamına girdiğini belirtti (Türkiye Birleşik Komünist Partisi ve Diğerleri/Türkiye, 30.1.1998, § 25). 11. madde 10. maddeyle birlikte okunmalı; çoğulculuk olmadan demokrasi olamayacağı için ifade özgürlüğü rahatsız eden, şaşırtan ya da kaygı veren fikirleri de korur (§§ 42-43). Bu nedenle partiler söz konusu olduğunda 11. maddedeki istisnalar dar yorumlanır; yalnızca ikna edici ve zorlayıcı nedenler sınırlamayı haklı kılar ve devletlerin takdir alanı sınırlıdır (§ 46). Mahkeme, yalnızca devletin takdir yetkisini makul ve iyi niyetle kullanıp kullanmadığına bakmakla yetinmez; müdahalenin orantılı olup olmadığını ve ulusal makamların gösterdiği gerekçelerin ilgili ve yeterli olup olmadığını inceler (§ 47).
Program ve ad nedeniyle kapatma: TBKP'den STP'ye
TBKP (1998). Parti 4 Haziran 1990'da kuruldu; on gün sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı kapatma davası açtı ve Anayasa Mahkemesi partiyi 16 Temmuz 1991'de kapattı. Kapatma kararıyla partinin malları Hazineye geçti, kurucu ve yöneticilerine siyasi yasak getirildi (TBKP, §§ 8-10). Gerekçelerden biri partinin adında "komünist" sözcüğünü kullanmasıydı. AİHM, bir partinin ad seçiminin başka ilgili ve yeterli koşullar olmadan kapatma gibi ağır bir tedbiri haklı kılamayacağını, Anayasa Mahkemesinin de partinin bir sınıfın egemenliğini kurmayı amaçlamadığını tespit ettiğini belirtti (§§ 53-54). İkinci gerekçe, programın Kürt ve Türk ulusları arasında ayrım yapmasıydı. Oysa program Kürtleri azınlık olarak tanımlamıyor, ayrılma hakkı istemiyor, Kürt sorununun Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde barışçıl ve demokratik yoldan çözümünü öngörüyordu (§§ 55-56). Mahkemeye göre demokrasinin temel özelliklerinden biri, ülkenin sorunlarını rahatsız edici olsalar da şiddete başvurmadan diyalog yoluyla çözme imkânıdır. Bir siyasi grup, yalnızca nüfusun bir kesiminin durumunu kamuoyu önünde tartışmak istediği için engellenemez (§ 57). Parti faaliyete geçmeden kapatıldığı için programını eylemleriyle yalanlama imkânı bile olmamış, salt ifade özgürlüğü kapsamındaki tutumu nedeniyle cezalandırılmıştı (§ 58). Kapatma orantısızdı (§ 61).
Aynı çizgideki kararlar. Sosyalist Parti, seçim yayınları ve genel başkan Doğu Perinçek'in konuşmaları nedeniyle kapatılmıştı. AİHM bu konuşmalarda şiddete ya da ayaklanmaya çağrı bulunmadığını, Türklerin ve Kürtlerin eşit temsil edileceği federal bir sistemin demokratik kurallarla savunulduğunu belirtti ve kapatmayı orantısız buldu (Sosyalist Parti ve Diğerleri/Türkiye, 25.5.1998, §§ 13, 46-47, 54). ÖZDEP (Özgürlük ve Demokrasi Partisi (ÖZDEP)/Türkiye [BD], 8.12.1999, § 48) ve Türkiye Sosyalist Partisi (Türkiye Sosyalist Partisi (STP) ve Diğerleri/Türkiye, 12.11.2003, §§ 50-51) kararlarında da program gerekçesiyle yapılan kapatmaları orantısız buldu. HEP ve DEP davalarında kapatma yöneticilerin konuşmalarına dayanıyordu. AİHM DEP kararında, merkez komite bildirisine ve eski genel başkanın Bonn konuşmasına dayanan kapatmanın zorlayıcı bir toplumsal ihtiyaca karşılık gelmediğini; Erbil konuşmasına dayanan kısmın ise orantılı olmadığını belirtti (Demokrasi Partisi (DEP) için Dicle/Türkiye, 10.12.2002, § 65). HEP kararında da 11. madde ihlal edildi (Yazar ve Diğerleri (HEP)/Türkiye, 9.4.2002, hüküm).
Refah Partisi [BD]: ihlal bulunmayan dava
Refah Partisi 1995 genel seçiminde oyların yaklaşık yüzde 22'sini alarak 158 milletvekilliği kazanmış, koalisyon hükümetine katılmıştı. Anayasa Mahkemesi partiyi 16 Ocak 1998'de laiklik ilkesine aykırı eylemlerin odağı hâline geldiği gerekçesiyle kapattı (Refah Partisi ve Diğerleri/Türkiye [BD], 13.2.2003, §§ 23, 107).
Büyük Daire önce ölçütü koydu: bir parti, kullandığı araçlar yasal ve demokratik olmak ve önerdiği değişiklik demokrasinin temel ilkeleriyle bağdaşmak şartıyla hukukun ya da anayasal yapının değiştirilmesini savunabilir. Şiddete çağıran ya da demokrasiyi yıkmayı amaçlayan bir politika ileri süren parti Sözleşme'nin korumasından yararlanamaz (§ 98). Partinin amaçları yalnızca tüzük ve programına bakılarak belirlenemez; program eylemlerle karşılaştırılır (§ 101). Devlet, demokrasi için tehlikesi yeterince kanıtlanmış ve yakın olan bir politikayı uygulamaya geçirmek için partinin iktidara gelmesini beklemek zorunda değildir (§ 102). İncelemede şu sorulara bakılır: demokrasiye yönelik riskin yeterince yakın olduğuna dair inandırıcı kanıt var mı, üye ve yöneticilerin eylem ve sözleri partiye yüklenebilir mi ve bunlar demokratik toplum anlayışıyla bağdaşmayan bir toplum modelinin bütününü mü gösteriyor (§ 104).
Mahkemeye göre Refah, kapatıldığı tarihte koalisyonun sınırlarından bağımsız olarak iktidarı ele geçirme potansiyeline sahipti (§§ 107-110). Milletvekili ve belediye başkanı olan üyelerinin eylem ve sözleri bir bütün olarak partinin amaçlarını gösterdiği için partiye yüklenebiliyordu (§ 115). Bu eylem ve sözler, hukuk sistemlerinin çoğulluğu çerçevesinde şeriata dayalı bir düzen kurma politikasını ortaya koyuyor ve kuvvet kullanımını dışlamıyordu; Mahkeme şeriatın demokrasinin temel ilkeleriyle bağdaşmadığını kabul etti (§§ 123, 132). Kapatma ve üç yöneticiye getirilen beş yıllık geçici yasak orantılı bulundu; 11. madde ihlal edilmedi (§§ 133-135).
HADEP ve DTP: üyelerin eylemleri ve ölçülülük
HADEP (2010). Anayasa Mahkemesi 13 Mart 2003'te HADEP'i, bazı üye ve yöneticilerinin eylemleri nedeniyle PKK'ya yardım dahil yasa dışı eylemlerin odağı hâline geldiği gerekçesiyle kapattı (HADEP ve Demir/Türkiye, 14.12.2010, § 14). AİHM, Anayasa Mahkemesinin parti üyesi olmayan kişilerin eylemlerini de dikkate aldığını belirtti (§ 66). Kongrede Türk bayrağını indiren kişi parti üyesi değildi; buna rağmen olay, Anayasa'nın odak tanımını fiillerin üyelerce yoğun biçimde işlenmesine bağlayan açık hükmüne karşın kapatmanın başlıca dayanağı yapılmıştı (§§ 73-74). Bazı üyeler hakkındaki ceza davaları askıya alınmıştı; eylemlerin gerçekten işlenip işlenmediği bile belirlenmemişti (§ 75). Kürt ulusunun ayrı bir ulus olduğu yönündeki konuşmalar partinin programıyla birlikte okunmalıydı. Öz yönetimi savunmak bile kendi başına demokrasinin temel ilkelerine aykırı değildi; aksi hâlde bu konular silahlı hareketlerin tekeline bırakılırdı (§§ 77-79). 11. madde ihlal edildi (hüküm).
DTP (2016). Anayasa Mahkemesi Demokratik Toplum Partisi'ni 11 Aralık 2009'da kapattı. Eş genel başkanlar Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk'un milletvekilliği düştü ve 37 üyeye beş yıl başka bir partide görev alma yasağı getirildi (Demokratik Toplum Partisi (DTP) ve Diğerleri/Türkiye, 12.1.2016, §§ 5, 104). AİHM, partinin üyelerinin şiddeti desteklediği yorumlanabilecek söz ve eylemlerinden açıkça uzaklaşmamasının bir tedbire konu olmasının zorlayıcı bir toplumsal ihtiyaca karşılık gelebileceğini kabul etti (§§ 99-100). Ancak Anayasa Mahkemesi, partiyi Devlet yardımından yoksun bırakmak gibi daha hafif bir tedbir yerine en ağır yaptırımı seçmiş, buna milletvekilliğinin düşmesini ve siyasi yasakları eklemişti (§ 104). Eş genel başkanların konuşmaları tarihsel ve siyasal bağlamından koparılmış, partinin şiddete son verme sürecinde arabuluculuk yapmak istediği yönündeki savunması dikkate alınmamıştı. Konuşmalar, hükümet politikalarına sert eleştirilere rağmen esas olarak barışçıl ve demokratik çözümler öneriyordu (§§ 105-106). 11. madde bütün başvurucular yönünden ihlal edildi (§ 111). Milletvekilliğinin partinin kapatılmasının otomatik sonucu olarak düşmesi de seçilme hakkının özüne dokunduğu için 1 No'lu Protokol'ün 3. maddesini ihlal etti (§§ 123-127). Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk'a 30.000'er € ödenmesine hükmedildi (hüküm).
Üyelere yaptırım ve mali denetim: Kavakçı ve CHP
Kavakçı (2007). 1999'da Fazilet Partisi'nden milletvekili seçilen başvurucu yemin törenine başörtüsüyle katılmak istemiş, salondan çıkmak zorunda kalmıştı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı aynı ay Fazilet'in kapatılmasını ve başvurucuya beş yıllık siyasi yasak getirilmesini istedi (Kavakçı/Türkiye, 5.4.2007, §§ 9-12). Başvurucunun milletvekilliği ise ayrı bir süreçte, izinsiz yabancı vatandaşlık edindiği gerekçesiyle Türk vatandaşlığından çıkarılması üzerine 2001'de düştü (§§ 13-20). Anayasa Mahkemesi 22 Haziran 2001'de Fazilet'i kapattı ve başvurucu dahil beş üyeye beş yıl siyasi kısıtlama getirdi (§§ 21, 42). AİHM, 69. maddenin o tarihteki geniş odak tanımı karşısında bu yaptırımın meşru amaçlarla orantılı olmadığını ve seçilme hakkının özüne dokunduğunu belirterek 1 No'lu Protokol'ün 3. maddesinin ihlal edildiğine karar verdi (§§ 44-47). Mahkeme, 69. maddenin 2001'de değiştirilerek odak tanımının daraltılmasını olumlu bir gelişme olarak not etti (§ 48).
CHP (2016). Anayasa Mahkemesi CHP'nin 2007-2009 kesin hesaplarını denetlemiş, belgelenmediğini ya da parti amaçlarına uygun olmadığını kabul ettiği giderler için parti malvarlığına el konulmasına karar vermişti (Cumhuriyet Halk Partisi/Türkiye, 26.4.2016, §§ 5-20). AİHM, Hükûmetin bu sonucu öngörülebilir kılan yerleşik bir içtihat gösteremediğini, Anayasa Mahkemesinin kararlarında hangi ölçütün uygulandığı konusunda tutarsızlıklar bulunduğunu ve denetimin hiçbir süreye bağlı olmadan iki ila üç yıl sürdüğünü belirtti. Hangi giderin uyarı, hangisinin el koyma gerektirdiği de kanundan anlaşılamıyordu. Müdahale kanunla öngörülmemişti; 11. madde ihlal edildi (§§ 95-107). Partiye 1.085.800 € maddi tazminat ödenmesine hükmedildi (hüküm).
Anayasa'daki değişiklikler
2001'de yapılan değişiklikle Anayasa'nın 69. maddesine odak tanımı eklendi: bir parti, 68. maddenin dördüncü fıkrasına aykırı fiiller üyelerince yoğun biçimde işlendiği ve bu durum büyük kongre, genel başkan, merkez karar veya yönetim organları ya da TBMM grubu tarafından açıkça veya zımnen benimsendiği yahut fiiller doğrudan bu organlarca kararlılıkla işlendiği takdirde odak sayılıyor. Aynı değişiklikle Anayasa Mahkemesine, temelli kapatma yerine partiyi fiillerin ağırlığına göre Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakma imkânı tanındı. 2010'daki değişiklikle kapatma veya Devlet yardımından yoksun bırakma kararı için toplantıya katılan üyelerin üçte iki oy çokluğu şart koşuldu (Anayasa, m. 149). Kapatmaya beyan ve eylemleriyle sebep olan milletvekilinin üyeliğinin düşmesini öngören 84. maddenin son fıkrası da yürürlükten kaldırıldı. Kapatılmaya sebep olan üyelere beş yıllık parti yasağı ise 69. maddede hâlâ bulunuyor.
Kapatma davası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısınca açılıyor ve Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanıyor (Anayasa, m. 69). AİHM'e başvuru süresi kesin kararın tebliğinden itibaren dört ay. Parti üyelerinin ifade özgürlüğüne ilişkin kararlar için milletvekili dokunulmazlığı yazısına bakılabilir.
Kararlar tablosu
| Karar | Tarih | Olay | Sonuç |
|---|---|---|---|
| TBKP | 30.1.1998 | Kuruluşundan hemen sonra adındaki "komünist" sözcüğü ve programı nedeniyle kapatıldı | m. 11 ihlali |
| Sosyalist Parti | 25.5.1998 | Seçim yayınları ve genel başkanın konuşmaları nedeniyle kapatıldı | m. 11 ihlali |
| ÖZDEP [BD] | 8.12.1999 | Program gerekçesiyle kapatıldı | m. 11 ihlali |
| HEP (Yazar) | 9.4.2002 | Yöneticilerin konuşmaları nedeniyle kapatıldı | m. 11 ihlali |
| DEP | 10.12.2002 | Merkez komite bildirisi ve eski genel başkanın yurt dışı konuşmaları | m. 11 ihlali |
| Refah [BD] | 13.2.2003 | Laiklik karşıtı eylemlerin odağı sayılarak kapatıldı | İhlal yok |
| STP | 12.11.2003 | Faaliyete geçmeden programı nedeniyle kapatıldı | m. 11 ihlali |
| Kavakçı | 5.4.2007 | Fazilet Partisi kapatılırken başvurucuya beş yıl siyasi yasak getirildi | 1 No'lu Protokol m. 3 ihlali |
| HADEP | 14.12.2010 | Üye olmayan kişilerin eylemleri ve askıya alınmış davalara dayanıldı | m. 11 ihlali |
| DTP | 12.1.2016 | Kapatma, iki eş genel başkanın milletvekilliğinin düşmesi ve 37 üyeye yasak | m. 11 ve 1 No'lu Protokol m. 3 ihlali |
| CHP | 26.4.2016 | Anayasa Mahkemesinin mali denetiminde öngörülemez kurallarla el koyma | m. 11 ihlali; 1.085.800 € |
Siyasi parti kapatma ve AİHM hakkında sık sorulan sorular
AİHM siyasi parti kapatmayı hangi durumda kabul ediyor?
Refah Partisi [BD] kararına göre parti, yasal ve demokratik araçlarla, demokrasiyle bağdaşan bir değişikliği savunduğu sürece korunur. Kapatmanın kabul edilebilmesi için demokrasiye yönelik riskin yeterince yakın olduğuna dair inandırıcı kanıt bulunması, üye ve yöneticilerin eylem ve sözlerinin partiye yüklenebilmesi ve bunların demokratik toplum anlayışıyla bağdaşmayan bir model ortaya koyması gerekiyor. Bu yazıdaki Türkiye kararları arasında bu ölçütün karşılandığı tek dava Refah oldu.
Kürt sorununa ya da öz yönetime ilişkin görüşler kapatma nedeni olabilir mi?
AİHM'e göre şiddete başvurmadan, ülkenin bir kesiminin durumunu kamuoyu önünde tartışmak ve demokratik kurallara göre çözüm aramak kapatmayı haklı kılmaz (TBKP, § 57). HADEP kararında öz yönetimi savunmanın bile kendi başına demokrasinin temel ilkelerine aykırı olmadığı, aksi yaklaşımın bu konuları silahlı hareketlerin tekeline bırakacağı belirtildi.
Üyelerin sözleri partiye yüklenebilir mi?
Yüklenebilir, ama şartları var. Refah kararında milletvekili ve belediye başkanı olan üyelerin bir bütün oluşturan eylem ve sözleri partiye isnat edildi. HADEP kararında ise Anayasa Mahkemesinin parti üyesi olmayan kişilerin eylemlerine ve sonucu belli olmayan, askıya alınmış ceza davalarına dayanması kabul edilmedi. Anayasa'nın 69. maddesi de partinin odak sayılmasını, fiillerin üyelerce yoğun biçimde işlenmesi ve parti organlarınca benimsenmesi şartına bağlıyor.
Kapatmadan daha hafif bir yaptırım var mı?
2001 değişikliğinden beri Anayasa'nın 69. maddesi, Anayasa Mahkemesine temelli kapatma yerine partinin Devlet yardımından kısmen ya da tamamen yoksun bırakılmasına karar verme imkânı tanıyor. AİHM DTP kararında Anayasa Mahkemesinin bu hafif yaptırım yerine en ağır yaptırımı seçtiğini vurguladı.
Kapatılan partinin üyelerine ne olur?
Anayasa'nın 69. maddesine göre partinin kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep olan üyeler beş yıl süreyle başka bir partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamaz. AİHM Kavakçı kararında bu yasağın, DTP kararında ise milletvekilliğinin düşmesinin seçilme hakkının özüne dokunduğunu belirterek 1 No'lu Protokol'ün 3. maddesinin ihlal edildiğine karar verdi. Kapatmaya sebep olan milletvekilinin üyeliğinin düşmesini öngören hüküm 2010'da Anayasa'dan çıkarıldı.
Başlıca hukukî kaynaklar
- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, m. 10 ve 11; 1 No'lu Protokol, m. 3; Anayasa, m. 68, 69, 84 ve 149; 2820 sayılı Siyasî Partiler Kanunu
- AİHM, Türkiye Birleşik Komünist Partisi ve Diğerleri/Türkiye, B. No: 19392/92, 30.1.1998
- AİHM, Sosyalist Parti ve Diğerleri/Türkiye, B. No: 21237/93, 25.5.1998
- AİHM, Özgürlük ve Demokrasi Partisi (ÖZDEP)/Türkiye [BD], B. No: 23885/94, 8.12.1999
- AİHM, Yazar ve Diğerleri (HEP)/Türkiye, B. No: 22723/93 ve diğerleri, 9.4.2002
- AİHM, Demokrasi Partisi (DEP) için Dicle/Türkiye, B. No: 25141/94, 10.12.2002
- AİHM, Refah Partisi ve Diğerleri/Türkiye [BD], B. No: 41340/98 ve diğerleri, 13.2.2003
- AİHM, Türkiye Sosyalist Partisi (STP) ve Diğerleri/Türkiye, B. No: 26482/95, 12.11.2003
- AİHM, Kavakçı/Türkiye, B. No: 71907/01, 5.4.2007
- AİHM, HADEP ve Demir/Türkiye, B. No: 28003/03, 14.12.2010
- AİHM, Demokratik Toplum Partisi (DTP) ve Diğerleri/Türkiye, B. No: 3840/10 ve diğerleri, 12.1.2016
- AİHM, Cumhuriyet Halk Partisi/Türkiye, B. No: 19920/13, 26.4.2016

