Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı ve tazminatı AİHM başvurusunu kendiliğinden sona erdirmiyor. AİHM iki koşula bakıyor: ulusal makamlar ihlali açıkça veya özü itibarıyla tanımış mı ve uygun, yeterli bir giderim sağlamış mı. İkisi birlikte gerçekleşmedikçe başvurucu "mağdur" sıfatını koruyor.
Türkiye kararlarında bu ölçüt iki yönde de sonuç verdi. Bulaç ve İ.G. kararlarında AYM'nin verdiği tazminat yetersiz bulundu ve başvurular esastan incelendi. Karahasanoğlu, Sabuncu ve Diğerleri ile Tanrıverdi kararlarında ise başvurucuların bir kısmı mağdur sıfatını yitirdi. Bu yazı ölçütü, kararları ve AYM aşamasında dikkat edilecek noktaları anlatıyor.
İki koşul: tanıma ve giderim
Sözleşme'nin 34. maddesi AİHM'e ancak bir ihlalin "mağduru" olduğunu ileri süren kişinin başvurabileceğini öngörüyor. AİHM'e göre başvurucu lehine bir karar veya önlem, ilke olarak mağdur sıfatını ortadan kaldırmaz. Bunun için ulusal makamların ihlali açıkça veya özü itibarıyla tanıması ve ardından ihlali gidermesi gerekir. Ancak bu iki koşul birlikte gerçekleştiğinde Sözleşme sisteminin ikincil niteliği başvurunun incelenmesine engel olur (Bulaç/Türkiye, § 47; Kartal/Türkiye, § 28).
AİHM bu değerlendirmeyi yalnızca başvuru tarihindeki duruma göre değil, inceleme tarihine kadar gerçekleşen gelişmelerle birlikte yapıyor (Bulaç, § 46). Başvuru AİHM'deyken verilen bir AYM kararı da bu nedenle sonuca etki edebiliyor.
İhlal tanınmış mı
Özü itibarıyla tanıma. Bulaç kararında Anayasa Mahkemesi tutuklamanın kuvvetli suç şüphesine dayanmadığına karar vermiş, tutukluluğun gerekçesini ayrıca incelememişti. AİHM bu kararın, 5. maddenin üçüncü fıkrasındaki hakkın da özü itibarıyla tanınması anlamına geldiğini kabul etti (§§ 50-51).
Norm denetimi. Kartal kararında Anayasa Mahkemesi, başvurucunun HSYK'daki görevini sona erdiren kanun hükmünü iptal etmişti. AİHM bu kararın başvurucunun mahkemeye erişim şikâyetini değerlendirmediğini ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca geriye etkili olmadığını belirterek mağdur sıfatının devam ettiğine karar verdi (§ 29).
Farklı şikâyet. Akan/Türkiye kararında Anayasa Mahkemesi kolluğun güç kullanması ve gaz kapsülünü atan polisin belirlenmemesi nedeniyle ihlal bulup tazminat vermişti. AİHM'deki başvuru ise vali ve emniyet müdürü hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkindi; AİHM bu nedenle AYM kararının mağdur sıfatını ortadan kaldırmadığını belirtti (§ 51). Anayasa Mahkemesinin incelemediği bir şikâyet bakımından mağdur sıfatı korunuyor.
Tanımaya dayanmayan düzelme. Kurkut ve Diğerleri/Türkiye kararında iki başvurucu sonradan kamu görevine atanmıştı. Atama dava konusu yargılamadaki ihlalin tanınması sonucu değil, sonraki gelişmeler nedeniyle yapıldığından mağdur sıfatı devam etti (§ 86).
Giderim yeterli mi
Ulusal makamlar tazminat verdiyse AİHM tutarı inceliyor. Kendi uygulamasını esas alıp benzer bir olayda ne vereceğini soruyor; iki tutarın aynı olması gerekmiyor. Giderim yolunun türü ve hızı da dikkate alınıyor, ancak ulusal tutar olayın koşullarına göre açıkça yetersiz olmamalı (Bulaç, § 52).
Bulaç. Anayasa Mahkemesi 3 Mayıs 2019'da başvurucunun özgürlük hakkının ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vermiş, 25.000 TL (yaklaşık 3.760 avro) manevi tazminata hükmetmişti (§§ 44, 53). AİHM, başvurucunun tutuklu kaldığı süreyi ve Sabuncu ve Diğerleri ile Şık (No. 2) kararlarındaki tutarları dikkate alarak bu tutarı açıkça yetersiz buldu (§ 53); başvurucu mağdur sıfatını korudu (§ 54). AİHM, AYM'nin verdiği tutarı hesaba katarak ayrıca 12.240 avro manevi tazminat verdi (§ 120).
İ.G. Engelli başvurucuya yönelik cinsel saldırı davası zamanaşımıyla düşmüştü. Anayasa Mahkemesi 23 Ocak 2019'da kötü muamele yasağının usul yönünden ihlal edildiğine karar verip 25.000 TL (yaklaşık 4.145 avro) tazminata hükmetti (İ.G./Türkiye, § 15). AİHM bu tutarın benzer soruşturma eksikliği davalarındaki tutarların çok altında olduğunu belirterek mağdur sıfatının devam ettiğine ve 3. maddenin ihlal edildiğine karar verdi (§§ 48-49). Ancak başvurucu adil tazmin talebini süresinde sunmadığı için AİHM tazminat vermedi (§ 53).
Mağdur sıfatının düştüğü kararlar
Tazminat istenmemesi. Sabuncu ve Diğerleri/Türkiye kararında Anayasa Mahkemesi iki gazeteci için özgürlük hakkının, birisi için ayrıca ifade ve basın özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vermişti. AİHM, maddi tazminat da talep etmemiş olan bu iki başvurucunun Anayasa Mahkemesinin incelediği olaylar bakımından artık mağdur sıfatı taşımadığını belirtti (§ 121). Karahasanoğlu/Türkiye kararında Anayasa Mahkemesi uzun süren ihtiyati tedbirler nedeniyle ihlal bulmuş, ancak başvurucu tazminat istemediği için tazminat vermemişti. AYM kararından sonra tedbirler kaldırılınca AİHM giderimi yeterli saydı ve mülkiyet hakkı şikâyetini kabul edilemez buldu (§§ 19-20).
Yeterli tazminat. Tanrıverdi/Türkiye (24.9.2026) kararında Anayasa Mahkemesi ceza yargılamasının uzunluğu nedeniyle ihlal bulup yeterli tazminat vermişti. AİHM bu şikâyet bakımından başvurucuların mağdur sıfatı taşımadığına karar verdi (§ 12). Aynı karardaki uzun tutukluluk şikâyetini ise esastan inceleyip 5/3 ihlali buldu (§ 10).
Uygulanmayan AYM kararı
Mehmet Hasan Altan/Türkiye kararında Anayasa Mahkemesi 11 Ocak 2018'de başvurucunun tutukluluğunun özgürlük hakkını ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine karar vermişti. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi ise başvurucuyu tahliye etmedi. AİHM, nihai ve bağlayıcı bir Anayasa Mahkemesi kararını başka bir mahkemenin sorgulamasının hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkelerine aykırı olduğunu belirtti ve 5/1 ihlali buldu (§§ 139, 141). Ulusal makamların ihlali tanıması, giderim sağlanmadığında AİHM incelemesini engellemiyor. AYM ve AİHM kararlarından sonra yeniden yargılama yolu ihlal kararı sonrası yeniden yargılama yazısında anlatılıyor.
Kararlar tablosu
| Karar | Tarih | Durum | Sonuç |
|---|---|---|---|
| Mehmet Hasan Altan | 20.3.2018 | AYM'nin ihlal kararına rağmen ağır ceza mahkemesi tahliye etmedi | 5/1 ihlali |
| Sabuncu ve Diğerleri | 10.11.2020 | AYM iki başvurucu için ihlal buldu; maddi tazminat istenmemişti | Bu iki başvurucu için mağdur sıfatı yok |
| Bulaç | 8.6.2021 | AYM ihlal buldu, 25.000 TL verdi | Tutar açıkça yetersiz; mağdur sıfatı devam; ek 12.240 € |
| Karahasanoğlu | 15.3.2022 | AYM ihlal buldu, tazminat istenmemişti; tedbirler kaldırıldı | Giderim yeterli; mağdur sıfatı yok |
| Kartal | 26.3.2024 | AYM kanun hükmünü iptal etti ama başvurucunun şikâyetini incelemedi | Mağdur sıfatı devam |
| İ.G. | 27.8.2024 | AYM ihlal buldu, 25.000 TL verdi | Tutar çok düşük; mağdur sıfatı devam |
| Akan | 25.11.2025 | AYM'nin tazminat verdiği şikâyet AİHM'deki şikâyetten farklıydı | Mağdur sıfatı devam |
| Tanrıverdi | 24.9.2026 | AYM makul süre ihlali bulup yeterli tazminat verdi | 6/1 şikâyeti için mağdur sıfatı yok |
AYM ve AİHM aşamasında dikkat edilecekler
Anayasa Mahkemesinde tazminat isteyin. Karahasanoğlu ve Sabuncu ve Diğerleri kararlarında tazminat istememek mağdur sıfatının düşmesinde rol oynadı (Karahasanoğlu, § 19; Sabuncu, § 121). Maddi ve manevi tazminat talebi, zararı gösteren belgelerle birlikte başvuru formunda yapılmalı. Talebin nasıl yapılacağı AYM'de tazminat talebi yazısında anlatılıyor.
Bütün şikâyetleri ileri sürün. Anayasa Mahkemesinin incelemediği şikâyetler bakımından mağdur sıfatı korunuyor (Akan, § 51; Kartal, § 29). Ancak AYM'de hiç ileri sürülmeyen şikâyet AİHM'de iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle reddedilebiliyor (Bulaç, § 87). Bu nedenle her şikâyet önce Anayasa Mahkemesine götürülmeli.
Tazminat düşükse karşılaştırmalı tutarları gösterin. AİHM'e başvuruda AYM'nin verdiği tutar, AİHM'in benzer Türkiye kararlarındaki tutarlarla karşılaştırılarak yetersizliği gösterilmeli (Bulaç, §§ 52-53; İ.G., § 48).
Adil tazmin talebini süresinde sunun. İ.G. kararında başvurucu mağdur sıfatını korudu ve ihlal kararı aldı, ama tazminat talebini bildirim aşamasında sunmadığı için tazminat alamadı (§ 53). Talebin zamanı ve içeriği AİHM'de adil tazmin yazısında.
Süre. Anayasa Mahkemesi kararından sonra AİHM'e başvuru süresi dört ay. AYM'ye gitmeden AİHM'e başvurunun istisnaları AYM kararı beklenmeden AİHM'e başvuru yazısında.
Mağdur sıfatı hakkında sık sorulan sorular
Anayasa Mahkemesi ihlal kararı verdiyse AİHM'e başvurabilir miyim?
Başvurabilirsiniz; ancak AİHM önce mağdur sıfatınızın devam edip etmediğine bakar. Ulusal makamlar ihlali açıkça veya özü itibarıyla tanımış ve uygun, yeterli bir giderim sağlamışsa başvuru kabul edilemez bulunur. İki koşuldan biri eksikse, örneğin tazminat açıkça yetersizse, mağdur sıfatı devam eder (Bulaç, §§ 47, 53-54).
AYM'nin verdiği tazminat düşükse ne olur?
AİHM, AYM'nin verdiği tutarı benzer davalarda kendi verdiği tutarlarla karşılaştırır. Bulaç kararında 25.000 TL'yi (yaklaşık 3.760 avro) açıkça yetersiz buldu ve bu tutarı dikkate alarak ayrıca 12.240 avro verdi (§§ 53, 120). İ.G. kararında da 25.000 TL'yi benzer davalardaki tutarların çok altında buldu (§ 48).
AYM'de tazminat istememek AİHM'de sorun yaratır mı?
Yaratabilir. Karahasanoğlu kararında başvurucu Anayasa Mahkemesinde tazminat istememişti; AYM'nin ihlal kararından sonra ihtiyati tedbirler kaldırılınca AİHM giderimi yeterli saydı ve şikâyeti kabul edilemez buldu (§§ 19-20). Sabuncu ve Diğerleri kararında da maddi tazminat istemeyen iki başvurucunun mağdur sıfatı düştü (§ 121).
AYM'nin ihlal kararı uygulanmazsa ne olur?
Mehmet Hasan Altan kararında Anayasa Mahkemesi tutukluluğun hukuka aykırı olduğuna karar vermiş, ancak ağır ceza mahkemesi başvurucuyu tahliye etmemişti. AİHM, nihai ve bağlayıcı bir Anayasa Mahkemesi kararını başka bir mahkemenin sorgulamasının hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu belirterek 5/1 ihlali buldu (§§ 139, 141).
AYM kararından sonra AİHM'e başvuru süresi ne kadar?
Başvuru süresi, iç hukuktaki son kararın, yani Anayasa Mahkemesi kararının öğrenilmesinden itibaren dört aydır. Mağdur sıfatı tartışmasında AİHM yalnızca başvurunun yapıldığı tarihi değil, inceleme tarihine kadar gerçekleşen gelişmeleri de dikkate alır (Bulaç, § 46).
Başlıca hukukî kaynaklar
- AİHM, Bulaç/Türkiye, B. No: 25939/17, 8.6.2021
- AİHM, İ.G./Türkiye, B. No: 32887/19, 27.8.2024
- AİHM, Karahasanoğlu/Türkiye, B. No: 2458/11, 15.3.2022
- AİHM, Sabuncu ve Diğerleri/Türkiye, B. No: 23199/17, 10.11.2020
- AİHM, Tanrıverdi/Türkiye, B. No: 16088/17, 24.9.2026
- AİHM, Kartal/Türkiye, B. No: 54699/14, 26.3.2024
- AİHM, Akan/Türkiye, B. No: 62611/17, 25.11.2025
- AİHM, Kurkut ve Diğerleri/Türkiye, B. No: 58901/19 vd., 25.6.2024
- AİHM, Mehmet Hasan Altan/Türkiye, B. No: 13237/17, 20.3.2018

