Biber gazı ve gaz fişeği, kolluğun toplantı ve gösterilerde en sık kullandığı araçlar. AİHM Türkiye hakkında bu konuda çok sayıda karar verdi ve iki ayrı durumu birbirinden ayırdı: gazın kalabalığa sıkılması ile gaz fişeğinin atarla insanlara doğru atılması.
Mahkeme ikinci durumda ölümcül güç ölçütlerini uyguluyor; mevzuat ve uygulamadaki eksiklikler nedeniyle Türkiye'den 46. madde kapsamında genel tedbirler istedi. Bu yazı kararları, ölçütleri ve yaralanan ya da yakınını kaybeden kişinin izlemesi gereken yolu anlatıyor.
Biber gazı: Oya Ataman ve Ali Güneş
Etkileri. AİHM, biber gazının solunum sorunları, bulantı, kusma, solunum yolları ve gözlerde tahriş, kasılma, göğüs ağrısı ve alerjiye yol açabileceğini, yüksek dozda doku hasarı ve iç kanamaya neden olabileceğini kabul ediyor; gaz Kimyasal Silahlar Sözleşmesi'ne göre kimyasal silah sayılmıyor ve kolluk amaçlı kullanımı yasak değil (Oya Ataman/Türkiye, 5.12.2006, §§ 17-18, 25).
Oya Ataman (2006). F tipi cezaevlerini protesto etmek için Sultanahmet'te bildirimsiz düzenlenen ve dağılma çağrısına uyulmayan gösteri biber gazıyla dağıtıldı (§§ 5-7). Başvurucu sağlık raporu sunmadığı ve muayene de istemediği için 3. madde yönünden ihlal bulunmadı (§§ 26-27). Ancak AİHM, şiddete başvurmayan göstericilere karşı kamu makamlarının belirli bir hoşgörü göstermesi gerektiğini belirterek 11. maddenin ihlal edildiğine karar verdi (§§ 42, 44).
Ali Güneş (2012). Başvurucu 2004 NATO zirvesi sırasında İstanbul'da gözaltına alındıktan sonra yüzüne gaz sıkıldığını ileri sürdü (Ali Güneş/Türkiye, 10.4.2012, §§ 6, 9, 36). AİHM Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesinin (CPT) biber gazına ilişkin kaygılarını ve tavsiyelerini paylaştığını, kolluğun kontrolü altına alınmış bir kişiye karşı bu tür gazların kullanılmasının hiçbir gerekçesi olamayacağını belirtti (§§ 39-41). Hükümet bu kullanımı gerekçelendirmedi; AİHM yüze gerekçesiz gaz sıkılmasının yoğun bedensel ve ruhsal acıya, korku ve aşağılanma duygusuna yol açtığını belirterek, etkili soruşturma da yapılmadığından 3. maddenin ihlal edildiğine karar verdi (§§ 42-43, 46).
Gaz fişeği: Abdullah Yaşa
13 yaşındaki Abdullah Yaşa 29 Mart 2006'da Diyarbakır'daki olaylar sırasında burnuna isabet eden gaz fişeğiyle yaralandı; aynı günlerde iki kişi gaz fişeğiyle hayatını kaybetmişti (Abdullah Yaşa ve Diğerleri/Türkiye, 16.7.2013, §§ 5-8). AİHM gösterinin barışçıl olmadığını, gazın tek başına kullanılmasının bu koşullarda sorun yaratmadığını belirtti (§ 41). Ama bu dosyada konu gazın kullanılması değil, gaz fişeğinin göstericilere doğru atılmasıydı; atarla atılan fişek uygun kullanılmazsa ağır yaralanmaya hatta ölüme yol açabileceğinden ölümcül güç ölçütleri kıyasen uygulanmalıydı (§§ 42-43).
Savcı yalnızca başvurucunun gösteriye katıldığını tespit etmiş, atışın nasıl yapıldığını incelememişti (§ 47). AİHM atışın nasıl yapıldığını bilirkişi incelemesi dâhil gerekli araştırmayla ortaya koymanın Hükümete düştüğünü, aksini gösteren bir delil sunulmadığı için atışın doğrudan ve düz yapıldığını kabul ettiğini belirtti; doğrudan ve düz atış uygun bir kolluk müdahalesi sayılamazdı, uygun olan genellikle eğik atıştı (§ 48). O tarihte Türk hukukunda gaz fişeklerinin kullanımını düzenleyen özel bir hüküm ve talimat da yoktu (§ 49). 3. madde ihlal edildi ve 15.000 € tazminata hükmedildi (§§ 51, 56). Mahkeme, 15 Şubat 2008'de bir genelge çıkarıldığını not etmekle birlikte, gaz fişeklerinin doğru kullanımına ilişkin güvencelerin daha ayrıntılı yasal ve idari düzenlemelerle güçlendirilmesini istedi (§ 61).
İzci: 40'tan fazla karar ve genel tedbir
Başvurucu 6 Mart 2005'te Beyazıt'taki Dünya Kadınlar Günü kutlamasının sonunda polislerin copla vurduğu, yere düştükten sonra da tekmelemeye devam ettiği ve göstericilere gaz sıktığı kişiler arasındaydı (İzci/Türkiye, 23.7.2013, §§ 6-7). AİHM kamera görüntülerinde polislerin kaçmaya çalışan, yere düşen ve saklanan göstericilere vurduğunu ve gelişigüzel gaz sıktığını tespit etti (§ 60). O tarihte göz yaşartıcı gazın kullanımını düzenleyen tek çerçeve Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'ydu; Kanun gazı kullanılabilecek araçlar arasında saymakla yetiniyordu ve açık, ayrıntılı, bağlayıcı talimat yokluğu aşırı güç kullanımına büyük ölçüde katkıda bulunmuştu (§§ 64-66). Görevliler gaz maskeleriyle yüzlerini kapattığından tanınamamış, savcı da bu gerekçeyle beraat istemiş ve davalar zamanaşımına uğramıştı (§§ 69, 75). 3. madde maddi ve usul yönünden, 11. madde de ihlal edildi; 20.000 € manevi tazminata hükmedildi (§§ 75, 91).
AİHM, Türkiye hakkında 40'tan fazla kararda kolluğun gösterilere sert müdahalesinin 3. ve/veya 11. maddeleri ihlal ettiğini tespit ettiğini hatırlattı (§ 95). 46. madde kapsamında genel tedbir alınması gerektiğini belirterek gaz kullanımına ilişkin talimatın uygulanmasına dair daha açık kurallar konmasını, kolluğun yeterli eğitimini, gösteriler sırasında denetimini ve güç kullanımının gerekliliği, orantılılığı ve makullüğünün sonradan etkili biçimde incelenmesini sağlayacak bir sistem kurulmasını istedi (§§ 98-99). AİHM kararlarının uygulanma süreci AİHM kararlarının uygulanması yazısında.
Ataykaya: ölüm ve cezasızlık
Tarık Ataykaya da 29 Mart 2006'da Diyarbakır'da, işyerinden çıktığında kendini gösterinin ortasında bulmuş ve başına isabet eden gaz fişeğiyle birkaç dakika içinde ölmüştü; Hükümet onun gösteriye katılmadığını kabul etti (Ataykaya/Türkiye, 22.7.2014, §§ 5-7, 42). Atışı yapan polis kar maskesi taktığı için tespit edilemedi; aynı tür silahı kullanmaya yetkili polis sayısı bile kesin olarak belirlenemedi (§§ 50-51). AİHM kar maskesi uygulamasının bu dosyada sorumluların cezasız kalmasına doğrudan yol açtığını, yetkililerin kasıtlı olarak cezasızlık durumu yarattığını belirtti (§§ 52-54). Başvurucunun istemine rağmen atışın nasıl yapıldığına dair bilirkişi incelemesi de yaptırılmamıştı (§ 56).
2. madde maddi ve usul yönünden ihlal edildi ve 65.000 € manevi tazminata hükmedildi (§§ 59, 78). AİHM, ihlalin gaz fişeklerinin doğru kullanımına ilişkin güvencelerin yokluğundan kaynaklandığını, bu güvencelerin gecikmeden güçlendirilmesi gerektiğini belirtti; ayrıca soruşturma hâlâ açık olduğundan Bakanlar Komitesi denetiminde sorumluların belirlenmesine yönelik yeni soruşturma işlemleri yapılmasını istedi (§§ 73-75).
Elvan: üst düzey sorumlular
15 yaşındaki Berkin Elvan 16 Haziran 2013'te Okmeydanı'nda, yakınlarına göre ekmek almaya giderken, bir polisin atarla attığı gaz fişeğiyle başından yaralandı; 269 gün komada kaldıktan sonra 11 Mart 2014'te öldü (Elvan/Türkiye, 7.2.2023, §§ 1, 7-10). Atışı yapan polis olası kastla öldürmeden ağır ceza mahkemesince mahkûm edilmişti; aile daha ağır bir suç vasfıyla mahkûmiyet istediği için bu yargılama istinafta sürüyordu ve AİHM bu yöndeki şikâyeti erken bularak incelemedi (§§ 73-79).
Ailenin İstanbul Valisi ve İl Emniyet Müdürü hakkındaki şikâyeti için İçişleri Bakanlığı 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma izni vermemişti; Anayasa Mahkemesi de 9 Mayıs 2019'da, polislerin eylemleriyle üst düzey görevlilerin emirleri arasında nedensellik bağını gösteren bilgi ve belge sunulmadığı gerekçesiyle başvuruyu reddetmişti (§§ 97-99). AİHM bu yaklaşımın ispat yükünü tersine çevirdiğini, operasyonları planlayan ve yöneten yetkililerin olası sorumluluğunun da araştırılması gerektiğini belirterek 2. maddenin usul yönünden ihlal edildiğine karar verdi (§§ 93-96, 100-104). Aynı gerekçe 1 Mayıs 2013 olaylarına ilişkin Akan kararında da uygulandı; 4483 sayılı Kanun'daki izin mekanizması soruşturma izni yazısında anlatılıyor.
Kararlar tablosu
| Karar | Tarih | Olay | Sonuç |
|---|---|---|---|
| Oya Ataman (AİHM) | 5.12.2006 | Bildirimsiz ama barışçıl gösteri biber gazıyla dağıtıldı; başvurucu sağlık raporu sunmadı | m. 3 ihlali yok; m. 11 ihlali |
| Ali Güneş (AİHM) | 10.4.2012 | 2004 NATO zirvesinde gözaltına alındıktan sonra yüzüne biber gazı sıkıldı | m. 3 ihlali (muamele ve soruşturma) |
| Abdullah Yaşa ve Diğerleri (AİHM) | 16.7.2013 | 13 yaşındaki çocuğun yüzüne 2006'da Diyarbakır'da gaz fişeği isabet etti | m. 3 ihlali; 15.000 €; m. 46: ayrıntılı düzenleme |
| İzci (AİHM) | 23.7.2013 | 2005 Dünya Kadınlar Günü'nde Beyazıt'ta coplama ve gelişigüzel gaz sıkılması; davalar zamanaşımına uğradı | m. 3 (maddi ve usul) ve m. 11 ihlali; 20.000 €; m. 46: genel tedbir |
| Ataykaya (AİHM) | 22.7.2014 | Gösteriye katılmayan genç başına isabet eden gaz fişeğiyle öldü; kar maskeli polis tespit edilemedi | m. 2 maddi ve usul ihlali; 65.000 €; yeni soruşturma |
| Elvan (AİHM) | 7.2.2023 | 15 yaşındaki çocuk 2013'te Okmeydanı'nda gaz fişeğiyle yaralanıp 269 gün sonra öldü; vali ve emniyet müdürü için izin verilmedi | m. 2 usul ihlali (üst düzey sorumlular yönünden) |
Yaralanan kişinin izlemesi gereken yol
Sağlık raporu. Gazdan etkilenen ya da fişekle yaralanan kişi gecikmeden muayene olmalı ve rapor almalı. Oya Ataman kararında rapor ve muayene talebi bulunmaması 3. madde şikâyetinin reddine yol açtı (§ 26).
Atışın nasıl yapıldığı. Şikâyet dilekçesinde fişeğin doğrudan ve düz atıldığı ileri sürülüyorsa, isabet yeri, yaranın niteliği ve mesafe üzerinden bilirkişi incelemesi açıkça istenmeli; Abdullah Yaşa ve Ataykaya kararlarında bu incelemenin yapılmaması belirleyici oldu (Abdullah Yaşa, § 48; Ataykaya, § 56).
Görevlilerin belirlenmesi. Kask ve araç numaraları, olay yerindeki kamera ve MOBESE kayıtları, o gün atar kullanmaya yetkili görevlilerin listesi istenmeli. Kar maskesi ya da gaz maskesi nedeniyle görevlilerin tanınamaması AİHM'e göre cezasızlık sonucunu doğuruyor (Ataykaya, §§ 52-54; İzci, § 69).
Üst düzey sorumlular ve itiraz. Operasyonu planlayan ve yöneten vali ve emniyet müdürü gibi görevliler hakkındaki şikâyetler 4483 sayılı Kanun'a göre izin sürecine tabi; izin verilmemesine 10 gün içinde itiraz edilmeli. Kovuşturmaya yer olmadığı kararına iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir (takipsizlik kararı). Görevliler hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin AİHM kararları kolluk şiddetinde HAGB ve AİHM yazısında.
Bireysel başvuru. Olağan kanun yolları tükendikten sonra 30 gün içinde Anayasa Mahkemesine, onun kararından sonra dört ay içinde AİHM'e başvurulabilir. Anayasa Mahkemesinin kolluk şiddetine ilişkin kararları kolluk şiddeti ve orantısız güç sayfasında; toplantı ve gösteri hakkına ilişkin kararlar toplantı ve gösteri yürüyüşü sayfasında.
Biber gazı ve gaz fişeği hakkında sık sorulan sorular
Biber gazı kullanılması tek başına kötü muamele midir?
Hayır. AİHM biber gazının solunum sorunları, bulantı, göz ve solunum yolu tahrişi gibi etkiler doğurabileceğini kabul ediyor, ama şiddet içeren bir kalabalığı dağıtmak için kullanılmasını tek başına 3. madde ihlali saymıyor (Abdullah Yaşa, § 41). Oya Ataman kararında başvurucu sağlık raporu sunmadığı için 3. madde yönünden ihlal bulunmadı (§ 26).
Gözaltına alınmış kişiye biber gazı sıkılabilir mi?
Hayır. AİHM, kolluğun kontrolü altına alınmış bir kişiye karşı bu tür gazların kullanılmasının hiçbir gerekçesi olamayacağını belirtti (Ali Güneş, § 41). Kararda gözaltına alındıktan sonra yüzüne gaz sıkılan başvurucu için hem bu muamele hem de etkili soruşturma yapılmaması nedeniyle 3. madde ihlali bulundu (§§ 43, 46).
Gaz fişeğinin doğrudan atılması neden ihlal sayılıyor?
AİHM'e göre gaz fişeğinin atar ile doğrudan ve düz atılması ağır, hatta ölümcül yaralanmalara yol açabileceğinden uygun bir kolluk müdahalesi sayılamaz; uygun yöntem genellikle havaya, eğik atıştır. Atışın nasıl yapıldığını bilirkişi incelemesiyle ortaya koymak Hükümete düşer (Abdullah Yaşa, §§ 42, 48). Bu nedenle ölümcül güç ölçütleri kıyas yoluyla uygulanıyor (§ 43).
AİHM Türkiye'den hangi genel tedbirleri istedi?
Abdullah Yaşa kararında gaz fişeklerinin kullanımına ilişkin daha ayrıntılı yasal ve idari düzenleme yapılmasını istedi (§ 61). İzci kararında 40'tan fazla benzer karara işaret ederek gaz kullanım talimatının uygulanmasına ilişkin daha açık kurallar, kolluğun eğitimi, gösteriler sırasında denetimi ve güç kullanımının sonradan etkili biçimde denetlenmesini istedi (§§ 95-99). Ataykaya kararında bu ihtiyacı tekrarladı ve yeni bir soruşturma yapılmasını istedi (§§ 73-75).
Gaz fişeği ya da biber gazıyla yaralanan kişi ne yapmalı?
Hemen sağlık raporu alınmalı; Oya Ataman kararında rapor bulunmaması sonucu belirledi (§ 26). Şikâyette atışın doğrudan yapılıp yapılmadığının bilirkişiyle incelenmesi, görevlilerin kask numaraları ve kamera kayıtlarıyla belirlenmesi istenmeli; Ataykaya kararında kar maskeli polisin tespit edilememesi cezasızlık yarattı (§§ 52-56). Vali ve emniyet müdürü gibi üst düzey sorumlular için 4483 sayılı Kanun'a göre izin süreci işler.
Başlıca hukukî kaynaklar
- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, m. 2, 3, 11 ve 46; 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, m. 16
- AİHM, Abdullah Yaşa ve Diğerleri/Türkiye, B. No: 44827/08, 16.7.2013
- AİHM, İzci/Türkiye, B. No: 42606/05, 23.7.2013
- AİHM, Ataykaya/Türkiye, B. No: 50275/08, 22.7.2014
- AİHM, Ali Güneş/Türkiye, B. No: 9829/07, 10.4.2012
- AİHM, Oya Ataman/Türkiye, B. No: 74552/01, 5.12.2006
- AİHM, Elvan/Türkiye, B. No: 64937/19, 7.2.2023

