AİHM, Vedat Şorli/Türkiye kararında (19.10.2021) Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen hapis cezasının ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine oybirliğiyle karar verdi. Mahkemeye göre devlet başkanına özel bir kanunla artırılmış koruma sağlanması ilke olarak Sözleşme'nin ruhuna aykırıdır (§ 43).
Mahkeme sorunun TCK 299'un yazımından ve uygulanmasından kaynaklandığını belirtti ve aynı gerekçeyle 2023–2025 arasında dört karar daha verdi.
Cumhurbaşkanına özel koruma Sözleşme'nin ruhuna aykırı
TCK 299, Cumhurbaşkanına hakareti bir yıldan dört yıla kadar hapisle cezalandırır; suç alenen işlenirse ceza altıda bir artırılır ve kovuşturma Adalet Bakanının iznine bağlıdır. Genel hakaret suçunun (TCK 125) cezası ise üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır (Vedat Şorli, §§ 13-14).
AİHM, mahkûmiyetin kanuni dayanağı olduğunu ve başkalarının şöhretini koruma amacı taşıdığını kabul etti (§ 42). Ancak devlet başkanını koruma ilgisinin ona bilgi verme ve görüş açıklama hakkı karşısında bir ayrıcalık ya da özel koruma tanınmasını haklı göstermeyeceğini hatırlattı. Mahkeme bu ilkeyi daha önce eski TCK 158 hakkında Artun ve Güvener ve Önal (No. 2) kararlarında da uygulamıştı (§ 43).
Ölçülülük bakımından Mahkeme, devlet kurumlarının hâkim konumunun ceza yoluna başvururken ölçülü davranmayı gerektirdiğini, ceza yerine hukuk yolu gibi başka araçların kullanılıp kullanılamayacağının önemli olduğunu ve en hafif yaptırımın da bir ceza yaptırımı olduğunu belirtti (§ 44). Başvurucunun gözaltına alınmasını, iki ay iki gün tutuklu kalmasını ve hapis cezasıyla cezalandırılmasını haklı gösteren bir neden bulmadı (§ 45). Mahkeme ihlalin TCK 299'un yazımı ve uygulanmasıyla ilgili bir sorundan kaynaklandığını ve iç hukukun 10. maddeye uygun hâle getirilmesinin uygun bir giderim olacağını da belirtti (§ 54).
HAGB ihlali ortadan kaldırmaz, caydırıcı etkisi vardır
Başvurucu 11 ay 20 gün hapis cezasına mahkûm edilmiş, hükmün açıklanması beş yıl süreyle geri bırakılmıştı (§ 9). Hükûmet, HAGB nedeniyle başvurucunun mağdur sayılamayacağını savundu. AİHM bu itirazı reddetti: HAGB, beş yıllık denetim süresi boyunca ifade özgürlüğü üzerinde caydırıcı etki doğurabildiği için ceza yargılamasının sonuçlarını önleyemez ve gideremez (§ 29). Mahkemeye göre böyle bir yaptırım, doğası gereği kişinin kamusal konularda konuşma isteği üzerinde kaçınılmaz bir caydırıcı etki yaratır (§ 45).
HAGB kararının iç hukuktaki şartları ve itiraz yolu HAGB nedir yazısında anlatılıyor. HAGB kararına itiraz reddedildikten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, ret kararının öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde yapılır; AİHM'e başvuru süresi ise Anayasa Mahkemesi kararının bildirilmesinden itibaren dört aydır (AİHM başvuru süresi).
Anayasa Mahkemesi somut olayda denge arıyor
Vedat Şorli'nin Anayasa Mahkemesine yaptığı başvuru, iddiaların temellendirilmediği gerekçesiyle açıkça dayanaktan yoksun bulunmuştu (21.3.2019; Vedat Şorli, § 12). AİHM kararında aktarılan Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri raporuna göre Anayasa Mahkemesi Aralık 2016'da TCK 299'u Anayasa'ya uygun bulmuştu (§ 19).
Anayasa Mahkemesi bireysel başvurularda Cumhurbaşkanına yönelik hakaretin yalnız kişiliğine değil, temsil ettiği değer ve işlevlere de yöneldiğini ve kanun koyucunun bu nedenle ayrı bir koruma öngördüğünü kabul ediyor (Şaban Sevinç (2), 26.5.2021, § 33). Buna karşılık somut olayda denge kurulmadığında ihlal kararı veriyor. Şaban Sevinç (2) kararında, siyasetçilere yönelik eleştirinin cezalandırılmasının caydırıcı etkisine dikkat çekerek ihlal buldu (§ 44). Yaşar Gökoğlu kararında ilk derece mahkemesinin ifadelerin hangi kısmının suç oluşturduğunu ve ifadelerin Cumhurbaşkanını nasıl hedef aldığını göstermediğini tespit etti (8.6.2021, § 45). Diren Taşkıran kararında da aynı sonuca ulaştı (26.5.2021). Üç başvurucu hakkında da HAGB kararı verilmişti. Anayasa Mahkemesinin hakaret ve propaganda suçlarına ilişkin kararları ifade özgürlüğü: hakaret ve propaganda sayfasında derleniyor.
AİHM aynı gerekçeyi izleyen kararlarda uyguluyor
Aşağıdaki tablo, TCK 299 uyarınca verilen mahkûmiyet ve HAGB kararları nedeniyle 10. madde ihlali bulunan AİHM kararlarını ve hükmedilen manevi tazminatı gösteriyor.
| Karar | Tarih | Manevi tazminat |
|---|---|---|
| Vedat Şorli | 19.10.2021 | 7.500 avro |
| Durukan ve Birol | 3.10.2023 | Her birine 2.600 avro |
| Erdoğan ve Diğerleri | 8.10.2024 | 5.000 ve 2.600 avro |
| Açıkgöz | 8.10.2024 | 2.600 + 1.000 avro |
| Parlas ve Diğerleri | 14.10.2025 | 2.000 avro |
Durukan ve Birol kararındaki başvuruculardan biri terör örgütü propagandası, diğeri Cumhurbaşkanına hakaret suçundan HAGB ile sonuçlanan hapis cezasına çarptırılmıştı. Erdoğan ve Diğerleri ile Açıkgöz kararlarının tümü TCK 299 ve HAGB'ye ilişkindir; Açıkgöz kararında suç Facebook paylaşımlarına dayanıyordu. 58 başvurucuyu kapsayan Parlas ve Diğerleri kararında mahkûmiyetler TCK 299'un yanında genel hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik, toplantı ve gösteri yürüyüşü ve terör örgütü propagandası hükümlerine dayanıyordu; hepsinde hükmün açıklanması geri bırakılmıştı. AİHM'in tazminat ölçütleri AİHM'de adil tazmin yazısında.
Cumhurbaşkanına hakaret ve AİHM hakkında sık sorulan sorular
AİHM TCK 299'un kaldırılmasını istedi mi?
AİHM, Vedat Şorli kararında ihlalin TCK 299'un yazımından ve uygulanmasından kaynaklandığını, iç hukukun Sözleşme'nin 10. maddesine uygun hâle getirilmesinin uygun bir giderim olacağını belirtti (§ 54). Hükmün kaldırılması ya da değiştirilmesi Türkiye'nin takdirindedir; kararın uygulanmasını Bakanlar Komitesi denetler.
HAGB kararı verilmişse AİHM'e başvurulabilir mi?
Evet. AİHM, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının beş yıllık denetim süresi boyunca ifade özgürlüğü üzerinde caydırıcı etki doğurduğunu ve ceza yargılamasının sonuçlarını gidermediğini kabul ediyor; başvurucu mağdur sıfatını kaybetmez (Vedat Şorli, § 29). Anayasa Mahkemesi de HAGB'yi ifade özgürlüğüne müdahale sayıyor (Şaban Sevinç (2), § 24).
Cumhurbaşkanına hakaret suçunda cezanın hafif olması sonucu değiştirir mi?
AİHM'e göre en hafif ceza da bir ceza yaptırımıdır ve tek başına müdahaleyi haklı göstermez; ceza yerine hukuk yolu gibi başka araçların kullanılıp kullanılamayacağı ölçülülük incelemesinde önemlidir (Vedat Şorli, § 44).
Anayasa Mahkemesi TCK 299 hakkında ne diyor?
Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserinin raporuna göre Anayasa Mahkemesi Aralık 2016'da TCK 299'u Anayasa'ya uygun buldu (Vedat Şorli, § 19). Bireysel başvuruda ise somut olayda denge kurulmadığı gerekçesiyle ihlal kararları verdi; Şaban Sevinç (2), Diren Taşkıran ve Yaşar Gökoğlu kararları 2021 tarihlidir.
TCK 299 ile genel hakaret suçu arasındaki fark nedir?
TCK 299 Cumhurbaşkanına hakareti bir yıldan dört yıla kadar hapisle cezalandırır; suç alenen işlenirse ceza altıda bir artırılır ve kovuşturma Adalet Bakanının iznine bağlıdır. Genel hakaret suçunun (TCK 125) cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. AİHM'in eleştirdiği nokta, Cumhurbaşkanına bu daha ağır özel korumanın tanınmasıdır (Vedat Şorli, §§ 13-14, 43).

