AİHM 2024–2026 arasında verdiği yedi komite kararında, Türkiye'de cezaevindeki kişilere gönderilen kitap ve dergilerin verilmemesini, el yazmalarına el konulmasını ve bir telefon konuşması nedeniyle verilen hücre cezasını Sözleşme'nin 10. maddesine aykırı buldu.

Kararlar iki farklı sorunu gösteriyor. Bazı müdahalelerin, örneğin el yazmalarına el konulmasının ve yayınların yalnızca dili nedeniyle verilmemesinin, kanuni dayanağı yok. Kanuni dayanağı olan müdahalelerde ise eğitim kurullarının ve mahkemelerin kararları içeriğe özgü bir gerekçe taşımıyor. Bu yazı yedi kararı ve bu şikâyetlerde dikkat edilecek noktaları ele alıyor.

Kitap ve yayınların verilmemesi

Cezaevine posta ile gelen yayınlar eğitim kurulunun denetiminden geçiyor. AİHM, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 62. maddesinin ve ilgili yönetmelik hükümlerinin bu müdahale için kanuni dayanak oluşturduğunu ve ulusal güvenlik ile suçun önlenmesi amaçlarını taşıdığını kabul ediyor (Aktaş ve Diğerleri/Türkiye, § 37). Belirleyici olan gerekçe. Mahkemeler, yayına erişimin kısıtlanması için içtihatta kabul edilen ölçütleri dikkate alarak yeterli gerekçe göstermeli: şiddete teşvik veya şiddeti haklı gösterme, cezaevi güvenliğini ya da düzenini tehlikeye atma, suç örgütü üyeleri arasında iletişimi kolaylaştırma (§ 38).

Aktaş ve Diğerleri kararında yedi başvuruda eğitim kurullarının kararları içeriğe özgü bir analiz içermiyordu. Bazıları yayının genel içeriğine soyut olarak atıf yapmış, bazıları yalnızca sakıncalı sayfaların numaralarını sıralamıştı (§§ 39, 41). İnfaz hâkimlikleri ve ağır ceza mahkemeleri bu eksikliği gidermedi; Anayasa Mahkemesi de başvuruları kısa gerekçeli özet kararlarla reddetti (§ 42). AİHM müdahalenin demokratik toplumda gerekli olmadığına karar verdi (§§ 43-44).

Aktaş/Türkiye (2024) kararında İmralı Cezaevindeki başvurucuya gönderilen beş ciltlik bir kitap dizisi, hakkında Mersin'deki bir sulh ceza hâkimliğinin toplatma kararı bulunduğu gerekçesiyle verilmemişti (§ 3). Oysa Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 2014'te aynı dizinin beşinci cildine ilişkin toplatma kararı nedeniyle yazarın ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vermişti (§ 7). Ne kurul ne mahkemeler bu kararı değerlendirmişti; AİHM gerekçeyi yetersiz buldu (§§ 16-18).

Baysal/Türkiye kararında Silivri Cezaevindeki başvurucuya ailesinin gönderdiği İngilizce bir Kosova tarihi kitabı, Türkçe olmadığı ve içeriği denetleyecek personel bulunmadığı gerekçesiyle verilmedi. Başvurucuya kitabı masrafı kendisine ait olmak üzere çevirtmesi önerildi (§§ 3-5). Kitap yaklaşık dört yıl alıkonuldu (§ 30). AİHM, yayınların yalnızca dili nedeniyle verilmemesine imkân tanıyan bir kanun veya yönetmelik bulunmadığını belirterek müdahaleyi kanuna dayalı saymadı (§§ 36-37). Necdet Vural/Türkiye kararında ise Sincan Cezaevinin eğitim kurulu, kitapların yangın çıkarmak için kullanılabileceği gerekçesiyle yayın kabulünü genel olarak durdurmuştu. Başvurucu kalabalık nedeniyle kütüphaneye de erişemiyordu (§§ 3-4). AİHM gerekçeyi ilgili ve yeterli bulmadı (§ 25).

El yazmalarına ve özel yazılara el konulması

AİHM, Günana ve Diğerleri (2018) ve Murat Türk (2022) kararlarında Türk hukukunda tutuklu veya hükümlünün el yazmalarına hiçbir koşulda el konulmasına imkân veren bir kanuni dayanak bulunmadığını tespit etmişti. Gülmez ve Diğerleri/Türkiye (16.1.2025) kararında yedi başvurucunun, Türk ve Diğerleri/Türkiye (22.1.2026) kararında dört başvurucunun el yazmalarına ve özel yazılı materyallerine el konulması bu nedenle kanunla öngörülmüş bir müdahale sayılmadı (Gülmez, §§ 7-9; Türk, §§ 7-9). Bu hatta AİHM ihlal tespitini yeterli giderim saydı.

Telefon konuşması nedeniyle disiplin cezası

Öztürk/Türkiye (17.3.2026) kararında Menemen'de hükümlü olan başvurucu, İzmir'deki kadın cezaevinde tutulan eşiyle telefonda konuşurken, eşinin sözüne karşılık sert bir söz söylemişti (§ 2). Disiplin kurulu ona Kanun'un 44/2-j maddesi uyarınca cezaevi görevlilerine hakaret veya tehdit disiplin suçundan beş gün hücre cezası verdi (§ 4). İnfaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesi itirazları reddetti (§§ 5-7).

AİHM cezanın kanuni dayanağını ve meşru amacını kabul etti (§ 20). Ancak iç hukuktaki kararlardan cezanın gerekli olup olmadığının anlaşılamadığını belirtti. Makamlar, eşle yapılan özel bir telefon konuşmasındaki bu sözün neden disiplin cezası gerektirdiğini açıklamamıştı (§ 24). AİHM 10. maddenin ihlal edildiğine karar verdi ve 1.000 avro manevi tazminat verdi (§§ 25-26). Kararda Mehmet Çiftçi ve Suat İncedere kararına atıf yapıldı (§ 23).

Mektup içerikleri nedeniyle verilen disiplin cezalarına ilişkin daha eski bir karar hattı da var. Adıyaman/Türkiye (9.1.2018) kararında Bolu F Tipi Cezaevindeki başvurucu, Adalet Bakanlığına yazdığı mektupta PKK liderinden "sayın" diye söz ettiği için 11 gün hücre cezası almıştı (§§ 5-7). AİHM, Yalçınkaya ve Diğerleri/Türkiye (2013) kararındaki tespitlerinden ayrılmayı gerektiren bir durum görmeyerek 10. maddenin ihlal edildiğine karar verdi (§§ 16-17). Akyol ve Diğerleri/Türkiye (26.5.2020) kararında da aynı gerekçeyle 11 gün hücre cezası alan hükümlülerin 15 başvurusunda ihlal buldu (§§ 4, 11-12). Bu 2013 tarihli Yalçınkaya ve Diğerleri kararı, ByLock'a ilişkin 2023 tarihli Yüksel Yalçınkaya kararından farklı bir dosyadır.

Kararlar tablosu

KararTarihMüdahaleSonuç
Adıyaman9.1.2018Mektuptaki "sayın" ifadesi nedeniyle 11 gün hücre cezası10. madde ihlali
Akyol ve Diğerleri26.5.2020Aynı nedenle 15 başvuruda 11 gün hücre cezası10. madde ihlali
Aktaş9.7.2024Hakkında toplatma kararı bulunan kitap dizisinin verilmemesiGerekçe yetersiz; 10. madde ihlali
Baysal12.11.2024İngilizce kitabın yalnızca dili nedeniyle verilmemesiKanuni dayanak yok; 10. madde ihlali
Necdet Vural17.12.2024Yayın kabulünün genel olarak durdurulmasıGerekçe yetersiz; 10. madde ihlali
Gülmez ve Diğerleri16.1.2025Yedi başvurucunun el yazmalarına el konulmasıKanuni dayanak yok; 10. madde ihlali
Aktaş ve Diğerleri23.9.2025Yedi başvuruda posta ile gelen yayınların verilmemesiİçeriğe özgü gerekçe yok; 10. madde ihlali
Türk ve Diğerleri22.1.2026Dört başvurucunun özel yazılı materyallerine el konulmasıKanuni dayanak yok; 10. madde ihlali
Öztürk17.3.2026Eşle telefon konuşmasındaki söz nedeniyle hücre cezasıGerekçe yetersiz; 10. madde ihlali

Başvuruda dikkat edilecekler

İnfaz hâkimliğinde. Eğitim kurulu veya disiplin kurulu kararına karşı infaz hâkimliğine, oradan ağır ceza mahkemesine başvuruluyor. Dilekçede kurulun hangi sayfayı ve hangi bölümü neden sakıncalı bulduğunu açıklamadığı, yalnızca soyut atıflarla veya sayfa numaralarıyla yetindiği gösterilmeli (Aktaş ve Diğerleri, §§ 39, 41). Aynı yayın hakkında daha önce verilmiş bir Anayasa Mahkemesi kararı varsa ayrıca hatırlatılmalı (Aktaş, §§ 7, 16).

Kanuni dayanak itirazı. El yazmalarına el konulmasında ve yayının yalnızca dili nedeniyle verilmemesinde AİHM kanuni dayanak bulunmadığını tespit etti. Bu durumda şikâyetin kanunilik yönünden ileri sürülmesi gerekiyor (Gülmez, § 8; Baysal, § 36).

AİHM'de. Baysal kararında başvurucu adil tazmin talebini süresinde sunmadığı için tazminat verilmedi (§ 39). Talebin bildirim aşamasında belgeleriyle birlikte sunulması gerekiyor (AİHM'de adil tazmin). Cezaevindeki diğer hak ihlalleri (yazışmaların UYAP'a kaydı, avukat görüşmesinin izlenmesi, ziyaret ve koğuş koşulları) cezaevinde haklar ve AİHM yazısında, Anayasa Mahkemesinin bu alandaki kararları cezaevinde haklar sayfasında anlatılıyor.

Sık sorulanlar

Cezaevinde ifade özgürlüğü hakkında sık sorulan sorular

Cezaevi yönetimi hükümlüye gönderilen kitabı verebilir mi, vermeyebilir mi?

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 62. maddesi ve ilgili yönetmelikler bu konuda kanuni dayanak oluşturuyor; AİHM bunu kabul ediyor (Aktaş ve Diğerleri, § 37). Ancak yayının verilmemesi için içeriğe özgü yeterli gerekçe gerekiyor: şiddete teşvik veya şiddeti haklı gösterme, cezaevi güvenliğini tehlikeye atma ya da suç örgütü üyeleri arasında iletişimi kolaylaştırma gibi ölçütler somut olarak gösterilmeli (§ 38).

Yayının sakıncalı sayfalarını belirtmek yeterli mi?

Hayır. Aktaş ve Diğerleri kararında bazı eğitim kurulları yalnızca sakıncalı bulunan sayfa numaralarını sıralamıştı. AİHM sayfa numarası vermenin yeterli olmadığını, ilgili ölçütlerin kapsamlı biçimde uygulandığı bir inceleme yapılması gerektiğini belirtti (§ 41). İnfaz hâkimliği, ağır ceza mahkemesi ve Anayasa Mahkemesinin kısa gerekçeli kararları da bu eksikliği gidermedi (§ 42).

Türkçe olmayan bir kitap dili nedeniyle verilmeyebilir mi?

Baysal kararında cezaevi, İngilizce bir tarih kitabını içeriğini denetleyecek personel bulunmadığı gerekçesiyle vermemiş, başvurucuya kitabı masrafı kendisine ait olmak üzere çevirtmesini önermişti (§§ 3-5). Kitap yaklaşık dört yıl alıkonuldu (§ 30). AİHM, hiçbir kanun veya yönetmeliğin yayınların yalnızca dili nedeniyle verilmemesine imkân tanımadığını belirterek müdahaleyi kanuna dayalı saymadı (§§ 36-37).

Tutuklu veya hükümlünün el yazmalarına el konulabilir mi?

AİHM'e göre Türk hukukunda tutuklu veya hükümlünün el yazmalarına ya da özel yazılı materyallerine hiçbir koşulda el konulmasına imkân veren bir kanuni dayanak yok (Günana ve Diğerleri, 2018; Murat Türk, 2022). Gülmez ve Diğerleri (2025) ile Türk ve Diğerleri (2026) kararlarında bu nedenle müdahale kanunla öngörülmüş sayılmadı (Gülmez, §§ 8-9; Türk, §§ 8-9).

Telefon konuşmasındaki bir söz nedeniyle disiplin cezası verilebilir mi?

Öztürk kararında başvurucuya, başka bir cezaevinde tutulan eşiyle telefon konuşmasında söylediği sert bir söz nedeniyle cezaevi görevlilerine hakaret ve tehdit disiplin suçundan beş gün hücre cezası verilmişti (§§ 2-4). AİHM cezanın kanuni dayanağını kabul etti. Ancak makamların, eşle yapılan özel bir telefon konuşmasındaki bu sözün neden disiplin cezası gerektirdiğini açıklamadığını belirterek 10. madde ihlali buldu (§§ 20, 24-26).

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. AİHM, Aktaş ve Diğerleri/Türkiye, 23.9.2025
  2. AİHM, Aktaş/Türkiye, B. No: 64870/19, 9.7.2024
  3. AİHM, Baysal/Türkiye, B. No: 1162/20, 12.11.2024
  4. AİHM, Necdet Vural/Türkiye, B. No: 35555/19, 17.12.2024
  5. AİHM, Gülmez ve Diğerleri/Türkiye, 16.1.2025
  6. AİHM, Türk ve Diğerleri/Türkiye, 22.1.2026
  7. AİHM, Öztürk/Türkiye, B. No: 50205/20, 17.3.2026
  8. AİHM, Adıyaman/Türkiye, B. No: 24211/08, 9.1.2018
  9. AİHM, Akyol ve Diğerleri/Türkiye, B. No: 24227/09 vd., 26.5.2020