Soyadı, kişinin kimliğinin ve aile bağlarının parçası olarak hem Anayasa'nın 20. maddesi hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesi kapsamında korunuyor. Türkiye bu alanda AİHM'in 2004 tarihli Ünal Tekeli kararıyla tanıştı: evli kadının bekârlık soyadını tek başına kullanamaması cinsiyete dayalı ayrımcılık sayıldı. Anayasa Mahkemesi önce bireysel başvurularda aynı sonuca ulaştı, 2023'te de Türk Medeni Kanunu'nun 187. maddesini iptal etti. Boşanmadan sonra velayet sahibi annenin çocuğa kendi soyadını vermek istemesi ve soyadı değişikliği talepleri de Anayasa Mahkemesinin sık ihlal bulduğu konular arasında.
Bu yazı evli kadının soyadına ilişkin AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarını, 2023 iptal kararını ve sonrasını, çocuğun soyadını ve soyadı değişikliği davalarını anlatıyor. Anayasa Mahkemesinin ayrımcılık yasağına ilişkin diğer kararları ayrımcılık yasağı sayfasında.
Evli kadının soyadı: Ünal Tekeli ve sonrası
Başvurucu 1990'da stajyer avukatken evlenmiş ve o dönemki Medeni Kanun'un 153. maddesi gereğince kocasının soyadını almıştı. Meslek hayatında bekârlık soyadıyla tanındığı için yalnızca "Ünal" soyadını kullanmak üzere dava açtı; talep, evli kadının evlilik boyunca kocasının soyadını taşıması gerektiği gerekçesiyle reddedildi. 1997'deki değişiklikle kadınlara bekârlık soyadını kocanın soyadının önünde kullanma imkânı tanındı; başvurucu bunu yeterli bulmadı (Ünal Tekeli/Türkiye, 16.11.2004, §§ 10-13).
AİHM, ismin kişinin kimliğinin ve aile bağının bir aracı olarak özel ve aile hayatına ilişkin olduğunu belirtti (§ 42). Evli erkek soyadını korurken evli kadının koruyamaması, benzer durumdaki kişiler arasında cinsiyete dayalı bir farklı muameleydi (§ 55). Mahkemeye göre aile birliği kocanın soyadıyla gösterilebileceği gibi kadının soyadıyla ya da eşlerin birlikte seçtiği bir adla da gösterilebilirdi; ortak bir soyadı taşımayan eşlerde de aile birliğinin korunabildiği Avrupa uygulamasından anlaşılıyordu (§§ 64-66). Avrupa Konseyi üyeleri arasında, eşler başka bir çözümü tercih etse bile kocanın soyadını kanunen dayatan tek ülke Türkiye'ydi (§ 61). Nüfus kayıtlarında değişiklik zorluğu da bu farkı haklı kılmıyordu; toplumdan, kişilerin seçtikleri adla onurlu biçimde yaşayabilmesi için belli bir güçlüğe katlanması beklenebilirdi (§ 67). Sözleşme'nin 8. maddesiyle birlikte 14. maddesi ihlal edildi (§ 68).
2001'de yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu'nun 187. maddesi eski kuralı aynen korudu. AİHM sonraki başvurularda da Ünal Tekeli kararından ayrılmak için bir neden görmedi (Leventoğlu Abdulkadiroğlu/Türkiye, 28.5.2013, §§ 21-22; Tuncer Güneş/Türkiye, 3.9.2013, §§ 19-20). Tuncer Güneş kararında Anayasa Mahkemesinin 2011'de 187. maddeye yönelik itirazları reddettiği de kaydedildi (§ 12); başvurucuya 1.500 € manevi tazminat ödenmesine hükmedildi (§ 25).
Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay
Bireysel başvuru yolu açıldıktan sonra Anayasa Mahkemesi Sevim Akat Eşki kararında (19.12.2013) ve sonraki kararlarında, temel haklara ilişkin uluslararası sözleşmelerle kanunun aynı konuda farklı hükümler içermesi hâlinde Anayasa'nın 90. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sözleşme hükümlerinin esas alınması gerektiğini belirtti. Buna göre başvurucular hakkında 187. maddenin uygulanması kanunilik ilkesiyle bağdaşmıyordu ve ihlale yol açtı (Neşe Aslanbay Akbıyık, 16.4.2015; Anayasa Mahkemesinin 2023 tarihli iptal kararındaki özet, § 38).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 30 Eylül 2015 tarihli kararında aynı yaklaşımı benimsedi: kadının bekârlık soyadını tek başına kullanmasına izin verilmemesi Sözleşme'nin 8. maddesiyle bağlantılı olarak 14. maddesine aykırıydı ve bunun için ayrıca haklı bir neden gösterilmesi gerekmiyordu (E.2014/889, K.2015/2011; iptal kararı, § 39).
2023 iptal kararı ve sonrası
Evlenmeden önceki soyadının kullanılmasına izin verilmesi istemiyle açılan bir davada İstanbul 8. Aile Mahkemesi 187. maddenin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurdu. Mahkeme, kuralın kadının bekârlık soyadını evlendikten sonra tek başına kullanmasını imkânsız kıldığını tespit etti (E.2022/155, K.2023/38, 22.2.2023, §§ 13-15). Erkek evlenmeden önceki soyadını tek başına kullanabilirken kadının ancak kocasının soyadının önünde kullanabilmesi, karşılaştırılabilir durumdaki eşler arasında cinsiyete dayalı farklı muameleydi (§ 36).
Anayasa Mahkemesi AİHM, kendi bireysel başvuru kararları ve Yargıtay içtihadının kadına yalnızca sınırlı bir imkân tanıdığını; kural yürürlükte kaldığı ve idare onu uygulamaya devam ettiği için kadının bir külfete katlanmadan bekârlık soyadını tek başına kullanamadığını belirtti (§§ 41-42). Kadının erkekle eşit haklardan yargı yoluna başvurmadan yararlanabilmesi gerekiyordu (§ 41). Nüfus kayıtlarının düzeni, kimlik numarası ve bilişim altyapısı bulunduğu için farklı muameleyi haklı kılmıyordu; aile bağlarının korunması da ortak soyadının tek seçenek olmadığı gözetildiğinde makul neden sayılmadı (§§ 44-47). Birinci cümle Anayasa'nın 10. maddesine aykırı bulunarak oyçokluğuyla iptal edildi; uygulanma imkânı kalmayan ikinci cümle de iptal edildi (§§ 49, 51 ve hüküm). Altı üye karşı oy kullandı.
Mahkeme doğacak boşluğun kamu yararını ihlal edeceğini belirterek iptalin Resmî Gazete'de yayımlanmasından (28.4.2023) dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi (§ 53 ve hüküm); iptal 28 Ocak 2024'te yürürlüğe girdi. Kanun'un mevzuat.gov.tr'deki güncel metninde 187. madde boş duruyor; yerine yeni bir düzenleme yapılmadı. Öğretide, buna rağmen uygulamada evlenen kadınların kocalarının soyadıyla kaydedilmeye devam edildiği ve Nüfus Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği'nin 22. maddesinde iptal edilen kuralla aynı içerikte bir hüküm bulunduğu belirtiliyor (Seda Baş ve Sezgin Baş, Kırıkkale Hukuk Mecmuası, C. 4, S. 2, 2024, s. 493-526).
Boşanmadan sonra çocuğun soyadı
Türk Medeni Kanunu'nun 321. maddesine göre ana ve baba evli ise çocuk ailenin soyadını taşır. Boşanma hâlinde çocuk anaya bırakılsa bile babanın soyadını alacağını öngören Soyadı Kanunu hükmü ise Anayasa Mahkemesinin 2011 tarihli kararıyla iptal edilmişti (Gülbu Özgüler [GK], 11.11.2015, §§ 13, 15, 47).
Gülbu Özgüler [GK] (2015). Velayeti kendisine verilen annenin, çocuğun soyadının boşandığı eşinin soyadı yerine kendi soyadıyla değiştirilmesi talebi, sahih nesepli çocuğun babanın soyadını taşıyacağı ve velayetin anneye geçmesinin soyadını değiştirmeyeceği gerekçesiyle reddedilmişti (§§ 9-11). Genel Kurul, eşlerin evlilik boyunca ve boşanmada aynı hukuki konumda olduğunu; erkeğe tanınan çocuğun soyadını belirleme hakkının kadına tanınmamasının cinsiyete dayalı farklı muamele olduğunu belirtti (§ 53). Mahkemeler 321. maddeye işaret etmekle yetinmiş, annenin soyadının çocuğa verilmesinin çocuğun ve kamunun menfaatine nasıl zarar vereceğini açıklamamıştı. Çocuk reşit oluncaya ya da baba soyadını değiştirinceye kadar hiçbir koşulda değişiklik yapılamayacağı yaklaşımı da ölçülü değildi (§§ 54-58). Aile hayatına saygı hakkıyla birlikte ayrımcılık yasağı ihlal edildi (§ 59). Aynı gün verilen Nurcan Yolcu [GK] kararı da aynı yöndeydi.
Sonraki yıllarda aynı sonuç tekrarlandı (Ayten Yıldırmaz, 20.7.2017; Deniz Altınbaş ve Diğerleri, 26.10.2017; S.E., 26.2.2020; E.Ç., 10.6.2020; Şule Bayburt, 21.7.2020). 2025 tarihli Esra Ertan kararında, aile mahkemesinin 2012'de verdiği kabul kararı Yargıtay'ca önce görev yönünden bozulmuş, ardından velayetin anneye çocuğun soyadını değiştirme davası açma hakkı vermeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmişti (28.5.2025, §§ 3-5). Anayasa Mahkemesi bu gerekçeyi cinsiyete dayalı farklı muamelenin açık bir ifadesi saydı ve ihlal buldu (§§ 14-15). Dokuz yılı aşan yargılama süresine ilişkin şikâyet ise önce Tazminat Komisyonuna başvurulmadığı için kabul edilemez bulundu (§§ 16-18).
AİHM de çocuğun soyadının istisnasız babanın soyadı olmasını öngören İtalyan kuralını (Cusan ve Fazzo/İtalya, 7.1.2014, §§ 66-68) ve ebeveynler anlaşamadığında babanın soyadının otomatik olarak önce yazılmasını (León Madrid/İspanya, 26.10.2021, §§ 67-70) ayrımcılık saydı.
Soyadı değişikliği ve düzeltme
Türk Medeni Kanunu'nun 27. maddesine göre adın değiştirilmesi haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir; Soyadı Kanunu'nun 10. maddesi de soyadını değiştirmek isteyenleri bu Kanun'un hükümlerine tabi kılıyor (iptal kararı, §§ 7, 10). Anayasa Mahkemesine göre isim hakkı kamu düzenini bozmayan değişiklik taleplerinin karşılanmasını da içerir; mahkemeler kişisel yarar ile kamu menfaati arasında somut bir denge kurmalı ve ilgili, yeterli gerekçe göstermelidir.
İki ülkede iki soyadı. İsviçre'de evlenip orada eşinin Schmid soyadını kullanan başvurucunun Türk kaydının düzeltilmesi talebi, Soyadı Kanunu'nun yabancı ırk ve millet isimlerinin soyadı olarak kullanılamayacağına ilişkin 3. maddesi ve Soyadı Nizamnamesi gerekçesiyle reddedilmişti (Hacı Ahmet Eskikanbur, 9.1.2019, §§ 9-12). Anayasa Mahkemesi, Türkiye ve İsviçre'nin taraf olduğu, iki ülke kaydındaki ad farklılığının giderilmesini öngören 14 No.lu Milletlerarası Ahvali Şahsiye Komisyonu Sözleşmesi'nin 6. maddesinin dikkate alınmadığını belirterek ihlal buldu (§§ 36, 42-45). Almanya'da soyadını Kaplan olarak değiştiren ve Türk vatandaşlığından çıktığı için Türk kaydı kapalı hâle gelen başvurucularda da sonuç aynıydı (Ali Çökelekoğlu ve Diğerleri, 2.11.2022, §§ 5, 20-21).
Kapalı kayıt. Evlenmeyle kapanan kayıttaki bekârlık soyadını, erkekleri çağrıştırdığı için annesinin soyadıyla değiştirmek isteyen başvurucunun talebi, kapalı kayıtta değişiklik yapılamayacağı gerekçesiyle reddedilmişti. Anayasa Mahkemesi kapalı kayıtlarda da soyadı değişikliğinin incelenmesine imkân tanıyan bir yasal çerçeve bulunduğunu; mahkemelerin haklı sebebi ve dengeyi incelemediğini belirtti (Çiğdem Ergün, 18.10.2023, §§ 19-27).
Gürcü kökenli soyadları. Atalarının Batum'dan göç ettiğini, akrabalarının orada Mzhavanadze ve Tsitladze soyadlarını kullandığını belirten ve Gürcistan vatandaşlığı da bulunan başvurucuların talepleri, yeni soyadlarının Türkçeden alınacağına ilişkin Nizamname hükmü gerekçesiyle reddedilmişti. Anayasa Mahkemesi mahkemelerin bu kelimelerin neden soyadı olarak kullanılamayacağını açıklamadığını ve başvurucuların Gürcistan'la bağlarını tartışmadığını belirterek ihlal buldu (Osman Çalışkan, 13.5.2025, §§ 15-19; İsa Altun, 22.7.2026, §§ 15-19). İlk kararda ayrıca 34.000 TL manevi tazminata hükmedildi (Osman Çalışkan, hüküm).
İhlal bulunmayan durumlar. "Taş" soyadını değiştirmek isteyen başvurucunun ailesiyle bağlarını kopardığı ve çocuklarıyla aynı soyadını taşımak istediği yönündeki talebinin, aile içi kırgınlıkların tek başına haklı sebep sayılmayacağı gerekçesiyle reddi ölçülü bulundu (P.T., 30.10.2024, §§ 33-36). AİHM de Kürtçe adların q, w ve x harfleriyle yazılması taleplerinin reddinde, Türk alfabesiyle fonetik yazım imkânı bulunduğunu ve başvurucuların somut bir güçlük göstermediğini belirterek ihlal bulmadı (Kemal Taşkın ve Diğerleri/Türkiye, 2.2.2010, §§ 61, 66-70).
Kararlar tablosu
| Karar | Tarih | Olay | Sonuç |
|---|---|---|---|
| Ünal Tekeli (AİHM) | 16.11.2004 | Evli kadın yalnızca bekârlık soyadını kullanmak istedi | m. 8 ile birlikte m. 14 ihlali |
| Leventoğlu Abdulkadiroğlu (AİHM) | 28.5.2013 | Aynı talep, TMK m. 187 döneminde | m. 8 ile birlikte m. 14 ihlali |
| Tuncer Güneş (AİHM) | 3.9.2013 | Aynı talep; 2011'de AYM itirazı reddetmişti | m. 8 ile birlikte m. 14 ihlali; 1.500 € |
| Sevim Akat Eşki (AYM) | 19.12.2013 | Evli kadının bekârlık soyadını tek başına kullanma talebi reddedildi | İhlal; Anayasa m. 90/5 uyarınca Sözleşme esas alınmalı |
| Gülbu Özgüler [GK] (AYM) | 11.11.2015 | Velayet sahibi anne çocuğa kendi soyadını vermek istedi | Aile hayatı ile birlikte ayrımcılık yasağı ihlali |
| Eskikanbur (AYM) | 9.1.2019 | İsviçre'de kullanılan Schmid soyadı Türk kaydına işlenmedi | Özel hayata saygı hakkı ihlali |
| Çiğdem Ergün (AYM) | 18.10.2023 | Evlenmeyle kapanan kayıttaki bekârlık soyadı değiştirilmedi | Özel hayata saygı hakkı ihlali |
| E.2022/155 (AYM) | 22.2.2023 | TMK m. 187'nin itiraz yoluyla denetimi | İptal; 28.1.2024'te yürürlükten kalktı |
| P.T. (AYM) | 30.10.2024 | Aile kırgınlığı nedeniyle soyadı değişikliği reddedildi | İhlal yok |
| Esra Ertan (AYM) | 28.5.2025 | Çocuğun soyadı davası dokuz yıl sürdü ve reddedildi | Ayrımcılık yasağı ihlali; süre şikâyeti Komisyona |
| Osman Çalışkan (AYM) | 13.5.2025 | Gürcü kökenli soyadı Türkçe olmadığı için reddedildi | Özel hayata saygı hakkı ihlali; 34.000 TL |
Dikkat edilecekler
Talebin dayanağı. Evli kadının bekârlık soyadı talebinde iptal kararı, Ünal Tekeli kararı ve Anayasa'nın 90. maddesinin beşinci fıkrası birlikte ileri sürülmeli; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu talep için ayrıca haklı neden aranmayacağını kabul etti (iptal kararı, § 39).
Gerekçe denetimi. Çocuğun soyadı ve soyadı değişikliği davalarında Anayasa Mahkemesinin ihlal kararları çoğunlukla, mahkemenin yalnızca kanun hükmünü tekrarlayıp somut yararları tartışmamasına dayanıyor (Gülbu Özgüler [GK], §§ 54-58; Osman Çalışkan, §§ 16-18). Bu nedenle dilekçede çocuğun yararı, çevrede hangi adla tanınıldığı, iki ülkedeki kayıtların farkı gibi somut olgular ve tanıklar gösterilmeli.
Görev ve süre. Esra Ertan dosyasında aile mahkemesinin kararı, davanın asliye hukuk mahkemesinin görevinde olduğu gerekçesiyle bozuldu (§ 4). Yargılama uzarsa makul süre şikâyeti için önce Tazminat Komisyonuna başvurmak gerekiyor (§§ 17-18); Komisyon hakkında Tazminat Komisyonu yazısına bakılabilir.
Başvuru yolları. Olağan yollar tükendikten sonra 30 gün içinde Anayasa Mahkemesine, onun kararından sonra dört ay içinde AİHM'e başvurulabilir. Anayasa Mahkemesi bu dosyalarda çoğunlukla yeniden yargılamaya hükmediyor; ihlal kararından sonraki süreç yeniden yargılama yazısında.
Soyadı hakkı hakkında sık sorulan sorular
Evlendikten sonra yalnızca kendi soyadımı kullanabilir miyim?
Anayasa Mahkemesi, kadının evlenmekle kocasının soyadını almasını öngören Türk Medeni Kanunu'nun 187. maddesini 22 Şubat 2023'te iptal etti; iptal 28 Ocak 2024'te yürürlüğe girdi. Kanun koyucu yerine yeni bir kural koymadı. İptalden önce de Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bekârlık soyadını tek başına kullanma talebinin reddini Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı saymıştı.
İptal kararından sonra nüfus müdürlüğü talebimi reddederse ne olur?
Öğretide, iptalin yürürlüğe girmesinden sonra da uygulamanın eski kurala göre sürdüğü ve Nüfus Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği'nde aynı içerikte bir hüküm bulunduğu belirtiliyor. Ret hâlinde mahkemeye başvurulabilir; Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararları bu davada doğrudan ileri sürülebilir. Olağan yollar tükendikten sonra 30 gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir.
Boşandım, velayet bende; çocuğa kendi soyadımı verebilir miyim?
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 2015'te, velayet sahibi annenin çocuğun soyadını değiştirme talebinin yalnızca Kanun'un çocuğun babanın soyadını taşıyacağını söylemesi gerekçesiyle reddini ayrımcılık saydı. Mahkemenin, annenin soyadının çocuğa verilmesinin çocuğun ve kamunun menfaatine nasıl zarar vereceğini açıklaması gerekiyor. 2025 tarihli Esra Ertan kararında aynı sonuca ulaşıldı.
Soyadımı değiştirmek için hangi yol izlenir?
Türk Medeni Kanunu'nun 27. maddesine göre adın değiştirilmesi haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir; soyadı için de bu yol uygulanıyor. Anayasa Mahkemesi mahkemelerin kişisel yarar ile kamu düzeni arasında somut bir denge kurmasını ve ilgili, yeterli gerekçe göstermesini istiyor. Aile içi kırgınlığın tek başına haklı sebep sayılmamasını ise ihlal saymadı.
Yabancı kökenli bir soyadı alabilir miyim?
Soyadı Kanunu ve Soyadı Nizamnamesi yabancı ırk ve millet isimlerinin soyadı olarak kullanılamayacağını ve yeni soyadlarının Türkçeden alınacağını öngörüyor. Anayasa Mahkemesi, iki ülkede farklı soyadıyla kayıtlı kişilerde ve Gürcü kökenli soyadı taleplerinde, mahkemelerin bu hükümleri tekrarlamakla yetinmesini yetersiz buldu ve ihlal kararı verdi.
Başlıca hukukî kaynaklar
- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, m. 8 ve 14; Anayasa, m. 10, 20 ve 90; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 27, 187 (mülga) ve 321; 2525 sayılı Soyadı Kanunu; 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu
- AYM, E.2022/155, K.2023/38, 22.2.2023 (RG 28.4.2023, S. 32174)
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2014/889, K.2015/2011, 30.9.2015
- AİHM, Ünal Tekeli/Türkiye, B. No: 29865/96, 16.11.2004
- AİHM, Leventoğlu Abdulkadiroğlu/Türkiye, B. No: 7971/07, 28.5.2013
- AİHM, Tuncer Güneş/Türkiye, B. No: 26268/08, 3.9.2013
- AİHM, Kemal Taşkın ve Diğerleri/Türkiye, B. No: 30206/04 ve diğerleri, 2.2.2010
- AİHM, Cusan ve Fazzo/İtalya, B. No: 77/07, 7.1.2014
- AİHM, León Madrid/İspanya, B. No: 30306/13, 26.10.2021
- AYM, Sevim Akat Eşki, B. No: 2013/2187, 19.12.2013
- AYM, Gülbu Özgüler [GK], B. No: 2013/7979, 11.11.2015
- AYM, Hacı Ahmet Eskikanbur, B. No: 2015/2944, 9.1.2019
- AYM, Çiğdem Ergün, B. No: 2018/3724, 18.10.2023
- AYM, P.T., B. No: 2020/5147, 30.10.2024
- AYM, Esra Ertan, B. No: 2022/4717, 28.5.2025
- AYM, Osman Çalışkan, B. No: 2021/11242, 13.5.2025
- AYM, İsa Altun, B. No: 2021/34073, 22.7.2026
- Seda Baş ve Sezgin Baş, "Anayasa Mahkemesi'nin TMK m. 187 Hükmüne İlişkin İptal Kararından Sonra Evlenen Kadının Soyadı", Kırıkkale Hukuk Mecmuası, C. 4, S. 2, 2024, s. 493-526

